Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net
|
Kitaplarımdan seçmeler... Amazon'da kitaplarım



|
|
|
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:
|
 |
Öğretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedâkar öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır.-Gazi Mustafa Kemal Atatürk-1924 |
Bizim neslin çocukluğunda çok revaçta olan TOM MİKS, TEKSAS, ZAGOR, KİNOVA, PEKOS BİLL gibi Amerikan kahramanlarının maceralarını anlatan resimli küçük kitaplar vardı. Haftalık çıkardı. Merakla çıkış gününü bekler ve serüvenlerini heyecanla takip ederdik. Doğal olarak henüz milletleşmemiş bir ülkenin kahramanlık öyküleri ile sevinir ve o kahramanlara benzemeye çalışırdık. Halbuki 12.000 yıllık şanlı bir tarihe sahip Türk Milletinin geçmişinde sayısız kahramanlar vardı. Ve her biri belki yüz tane Yüzbaşı Tom Miks ederdi. Çocuk aklımla bu işte bir çarpıklık olduğunu sezerdik ama o kitapları okumadan da yapamazdık.
1983 yılında Milli Güvenlik Kurulu bünyesinde yeni kurduğumuz Toplumla İlişkiler Başkanlığına (Psikolojik Harekat Teşkilatı) o zaman ülkedeki tek televizyon kanalı olan TRT ilgilileri resmen başvurdu. Avrupa ülkelerine çocuk kuşağında oynatılmak üzere çocuk filmleri almaya gideceklerini belirttiler ve ne gibi filmler almaları gerektiği konusunda kendilerine yardımcı olmamızı talep ettiler.
Daha kurulma aşamasındaydık ve henüz elimizde sağlıklı Türk çocuklarının gelişmesini temin için her yaşa göre nasıl bir film izlemesi gerektiğine dair yeterli bilgi yoktu. Hemen Ankara Üniversiteleri Psikoloji Bölümlerinden ilgili bilim adamlarını topladık. Türk çocuklarının yetişme ve gelişmesinde katkıda bulunmak için nasıl film ve televizyon proğramları olması gerektiğini sorusunu kendilerine sorduk.
Sağlıklı Türk çocukları için böyle bir bilimsel çalışmaları olmadığını, daha çok hastalıklı çocuklar için çalışmalar yaptıklarını, ama mutlaka programa almalarını gerektiğini anladıklarını, kendilerine birkaç yıl müsaade etmemiz gerektiğini bildirdiler. Ve yardımcı olamadan gittiler. TRT’de gelişigüzel bazı programlar satın alıp döndü.
O zaman ülkemizdeki üniversite sayısı on dokuz idi. Bunlardan sadece altısında Psikoloji Bölümü vardı. Bugün Türkiye’de psikoloji bölümü bulunan üniversite sayımız 139’dur. Yani imkanları geçmişle kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Bu konuda ileriki yıllarda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Türk çocuklarına doğruyu ve güzeli anlatan, iyi ahlaklı olmalarını empoze eden pek çok yerli ve milli program hazırlandı. SUSAM SOKAĞI, BİZİM SOKAK, ANA-BABA OKULU gibi eğitici Tv. dizileri yapıldı. Yeşilçam'da Türk kahramanlarının öykülerini anlatan TARKAN, KARAOĞLAN, KARAMURAT vs. gibi pek çok film vizyona sokuldu. Televizyonlarda örnek Türk aile hayatını anlatan, arkadaşlık ve dayanışmayı teşvik eden BİZİMKİLER, PERİHAN ABLA, MAHALLENİN MUHTARLARI, SÜPER BABA, FERHUNDE HANIMLAR vs. gibi diziler yayınlandı. Türk toplumu bu dizileri büyük bir zevkle izledi. Bunlar sakin ve huzurlu bir toplum için vazgeçilemez sosyal faaliyetlerdi.
Bu çalışmaları takip ve koordine eden Toplumla İlişkiler Başkanlığı 2004 yılında tüm bilgi birikimi ile birlikte kapatıldı. Yerine kurulan teşkilatlar görevlerini layığı ile yapamadıklarından olsa gerek televizyon ve sosyal medyada mafya kültürünü yansıtan, silahların hiç susmadığı ve çetelerin birbiri ile savaştığı bol kanlı filmler görülmeye başlandı. Ve böylece 14-15 Nisan 2026’ya gelindi.
Bunları neden anlattım.
İki gündür Türkiye’nin gündeminde Urfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul katliamı görüşülüyor. 24 yıldır kesintisiz iktidar olan ve hiçbir engel olmadan istediği her türlü kararı alabilen bir iktidarın ülkeyi getirdiği yer tartışılıyor.
Atatürk NUTUK Kitabının sonunda yazdığı Gençliğe Hitabesinde, kurduğu Cumhuriyeti Türk Gençliğine emanet etmiştir. Demek ki biz gençliği çok ihmal etmişiz. Dolayısıyla ülkemizin geleceğini de ihmal etmişiz demektir.
Milletçe başımız sağ olsun. Acımız büyüktür. Masum evlatlarımızın ölümü milletimizi derinden sarsmış, kalpleri yaralamıştır.
Şimdi, TBMM, derhal toplanıp bu konuda köklü ve zecri tedbirler alınması yönünde iktidarı yönlendirmelidir.
Bir daha böyle acı olayların yaşanmaması için yetkilileri göreve davet ediyorum. İhmali olanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguluyorum.
Dr. Tahir Tamer Kumkale 11 Temmuz 2026 Cumartesi |
|
|