17 OCAK 2026 Cuma

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM.... İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






105 YIL SONRA T. C. DEVLETİNE SEVR ANTLAŞMASI DAYATILMAK İSTENMEKTEDİR.
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Biz ilhamlarımızı gökten ve görünmez alemlerden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. Bizim yolumuzu çizen; içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk milleti ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ızdırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir.- Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1927

 10 Ağustos 2025 Pazar 

Sevr Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı’na son veren antlaşmadır. Galip İtilâf Devletleri ile savaşta yenilmiş kabul edilen Osmanlı Devleti arasında 10 Ağustos 1920'de imzalanmıştır. Osmanlı Devletinin bölünmesini öngören bu antlaşmayı TBMM Hükümeti imzalamamış ve yok farz etmiştir.

Sevr Antlaşması ile çok büyük ayrıcalıklar kazanan emperyalist batı devletleri genç Türk Devleti üzerindeki Sevr’in sağladığı kazanımlardan hiç bir şekilde vazgeçmediklerini her fırsatta göstermişlerdir. Uygulamaya geçmemesine rağmen zihinlerde hâlâ canlılığını koruyan bu antlaşma hükümlerini Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri çok iyi bilmek zorundadır.

1’inci Dünya Savaşı’nı kazanan İtilâf Devletleri Osmanlı ile yaptıkları antlaşmayı Osmanlı’yı nasıl paylaşacakları konusunda kendi aralarında karar veremedikleri için geciktirmişlerdir. Karar verildiği anda paylaşıma hemen başlayacaklardır. Bilindiği gibi ABD bu antlaşmaya taraftır ve sadece bunu tanır. ABD Lozan’ı kabul etmemektedir ve bunu tutum ve davranışıyla her fırsatta açıkça göstermektedir.

Sevr Antlaşması Osmanlı Devletinin nasıl parçalanacağını göstermesi yanında ekonomik kaynaklarının nasıl sömürüleceği hususuna da geniş olarak yer verir. Bu alanda tam bir teslimiyeti içeren hususlar antlaşmanın 231-252’inci Maddelerinde “Mali Hükümler” adı altında yer alır. Bugün AB ve ABD’ye odaklanan ekonomik politikalarımızda karşı tarafın neler istediğini çok iyi açıklayan ve çok ağır ekonomik yaptırımları içeren bu mali hükümler Lozan Antlaşması ile yırtılıp atılmıştır. Buna rağmen Sevr hükümlerinin çok daha ağırları Osmanlı hükümetine kabul ettirilmiş ve ülke küresel mimarlar eliyle tipik bir kapitülasyon uygulamasına tabii tutulmuştur.

2025 Türkiye'sinde ekonomimizdeki dışa bağımlılık ve dış yönlendirme Sevr Antlaşması yürürlükte olmamasına rağmen kendi rızamızla küresel efendiler tarafından ısrarla sürdürülmektedir.

Oysa Türkiye’nin bu emperyal hükümlere karşı koyma ve kendi ekonomisini kendisinin yönetme gücü ve kabiliyeti vardır. Yeter ki asıl düşmanımızı bilelim ve kararlı davranalım.

Ülkemizi ekonomik alanda tam bir teslimiyete sürükleyecek Sevr Antlaşmasının Mali Hükümlerini özellikle maliye yönetim kadrolarının iyi bilmesi gerekmektedir. Orada da görüleceği gibi adamlar oyunlarını açık oynuyorlar ve ne yapacaklarını asla saklamıyorlar.



Dr. Tahir Tamer Kumkale
10 Ağustos 2025 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale