17 ŞUBAT 2024 CUMARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






WAGNER GRUBU’NUN ve PARALI ASKERLİĞİN HİKAYESİ
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Türk milleti ve onun küçük ve büyük yaştaki çocukları çelikten yapılmış heykellerdir; onların ne olduklarını anlamak için onlarla savaş meydanlarında boy ölçüşmek lazımdır. -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk- (1937)

 29 Haziran 2023 Perşembe 

Son günlerin dikkati çeken güncel konusu Putin’in Rusyasına karşı ayaklanan ve 24 saat içinde ateşi söndürülen Wagner Askeri Grubu’dur.

Bu paramiliter askeri grubun Ukrayna’da Rusya adına savaşırken birdenbire Moskova üzerine yürümesi ile dünya hareketlendi. Aslında bu Putin’e karşı başlatılmış gerçek bir askeri darbeydi. Neyseki harekat fazla uzamadan ve kan dökülmesine meydan verilmeden 24 saat içinde görüşmeler yoluyla durdurularak işler tatlıya bağlandı.

WAGNER GRUBU (PMC); Rusya Federasyonu tarafından finanse edilen paramiliter bir örgüttür. Tamamı paralı askerlerden oluşan özel bir askeri şirkettir. Vladimir Putin'in eski müttefiki Yevgeny Prigozhin'in fiili özel ordusu olarak da tanımlanmaktadır. Rusya tarafından gizlice finanse edilen Grup, özel askeri şirketlerin resmen yasak olduğu Rusya'da yasaların ötesindeki faaliyetler için kullanılmaktadır.

Wagner ile birlikte gerek dünya ve gerekse Türk kamuoyunda paralı askerlik konusu çok tartışıldı. Çünkü paralı askerlerin sıcak savaşlarda ön cephede kullanılması son yıllarda giderek yaygınlaşmıştı. Aslında Wagner ayaklanması bu tip sivil dernek şeklindeki askeri yapıların ne kadar güvensiz olduğunu da tüm çıplaklığı ile ortaya koymuştur..

Hafızamızı tazeleyelim. Ve yakın geçmişte Irakta Saddam Hüseyin’in, İranda Rıza Şah Pehlevi’nin, Libyada Albay Kaddafi’nin göz kamaştıran törenlerde yeri göğü inleten Cumhuriyet Muhafızlarının tek kurşun dahi atmadan lliderlerini işgalcilere teslim ettiklerini hatırlayalım.

Devletimizin kuruluşunda henüz düzenli ordular teşkil edilmeden düşmana karşı ilk silahlı mücadeleyi fiilen başlatan Kuvvayı Miliiye birliklerinin ve çetelerin ancak düzenli ordu birlikleri kuruluşuna dahil edildikten sonra kesin zaferin kazanıldığını da unutmayalım.

“TARİHTEN GÜNÜMÜZE TÜRK RUS İLİŞKİLERİ” ve “PUTIN’İN RUSYASI” kitaplarını yazan bir bilen olarak Putin’in bu ayaklanmayı asla affetmeyeceğini, bir daha Wagner tipi askeri oluşumlara izin vermeyeceğini ve grubun ileri gelenlerini şiddetle cezalandıracağını kısa sürede göreceğimizi vurgulamak istiyorum.

Ortakuldan başlayarak 36 yıl T.C. Ordusunun şerefli üniformasını gururla taşıyan eski ve uzman bir asker olarak diyorum ki;

- Herşeyin paralısı olur. Ancak askerliğin paralısı olmaz. Olamaz. Çünkü, askerlik vatan topraklarının ve ülke bağımsızlığının korunması gibi kutsal bir görevdir. Ve bu görevin paralı kişilerce karşılanması abesle iştigaldir.
Yani mümkün değildir.

- Paralı asker, vatanı değil sadece kendini korur.

- Paralı asker aldığı para kadar sorumluluk üstlenir. Her an parayı daha fazla verenin safına katılması çok muhtemeldir..

- "PROFESYONEL ORDU" son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavramdır. Tam olarak olmasa da bu da bir çeşit paralı askerlik gibidir. Sözleşmeli ve uzman personel ile ordunun kritik görevlerinde devamlılık sağlayarak güçlü ordu oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa ordunun asli gücü maddi değil manevi gücüdür. Manevi güç ise askerlik işini vatan borcu olarak görüp aileleri tarafından gururla asker ocağına gönderilen vatan evlatlarının yani Mehmetçiklerin milli gücüdür..

- Ordu- Millet Türklerin vatan topraklarını binlerce yıldır milletin bağrından çıkan MEHMETÇİK’ler korumaktadır. Sözleşmeli eski askerler ile bu koruma görevi bihakkın yapılamaz olduğunu değerlendiriyorum.

12.000 yıllık köklü bir geçmişi olan Türk Ordusu; önce birbiri peşi sıra uygulanan ERGENEKON ve BALYOZ gibi düzmece senaryolarla gerçekleştirilen kumpas davaları ile fiziki gücü bakımından zayıflatıldı. Bilahare 15 TEMMUZ 2016’daki FETÖ Ayaklanması meydana geldi. Bu kalkışma hareketi fırsat bilinerek ordumuzun binlerce yıldan beri geliştirdiği ve günümüze taşıdığı kutsal değerleriyle ve güçlü teşkilat yapısı ile oynanarak milli savunmamız daha da zayıflatılarak yeni bir şekle dönüştürüldü..

Ayrıca Sözleşmeli Personel uygulaması ile birliklerimiz profesyonel bir ordu durumuna getirilmeye çalışıldı. Ordunun asli kaynağını teşkil eden ve vatan borcu olarak askere alınan Mehmetçiklerin zorunlu hizmetleri altı aya düşürülerek ana gövde oldukça işlevsiz hale indirildi.. Bu arada parası olanlara bankalara para yatırarak bedelli askerlik yapmaları uygulaması daha da genişletilerek asker alma işlemlerinde eşitsizlik ve adaletsizlik yaratıldı.

Oysa dünyanın bu en sorunlu bölgesinde ayakta kalabilmemiz ve bağımsızlığımızı koruyabilmemiz için Ordu-Millet Türklerin has evlatlarından oluşan Mehmetçiklerin etkin kullanılması gerekmektedir. Çünkü Mehmetçiksiz zafer asla mümkün değildir..

BİLELİM Kİ DEVLETLERİN ÖMÜRLERİ, ANCAK ORDULARININ ÖMRÜ KADARDIR.



Dr. Tahir Tamer Kumkale
29 Haziran 2023 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale