07 ŞUBAT 2023 SALI

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR VE SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM......

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






2023 YILININ TÜM MİLLETİMİZ İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Her milletin kendine mahsus gelenekleri, kendine mahsus adetleri, kendine göre milli hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyeti içinde kalabilir. Atatürk (1923)

 29 Aralık 2022 Perşembe 

31 Aralık 2022’de Türkiye Cumhuriyeti bir asrı geride bırakmaya hazırlanmaktadır.

20 yıldır kesintisiz süren Ak Parti iktidarının sonunda ülkemizin genel görünümü iyi değildir. Cumhuriyetin kuruluş ilkelerinin pek çoğu artık yoktur. Ak Partili kadrolarda devamlı iktidar olmanın yarattığı metal yorgunluğu ve yıpranmışlık sonucunda ülkemiz iyi yönetilememektedir. Ve bu gerçeği sadece muhalefet değil, Ak Partiyi koşulsuz destekleyen halkımızda görmektedir.

Türkiye, son derece zor coğrafyası içinde yalnızlığa itilmiştir .Türk toplumu kendi içinde gerekli birlik ve beraberlik olmadığından her alanda maruz kaldığı küresel saldırılara etkili şekilde karşılık verilememektedir.

Demokratik kurallara dayanarak ortak akılla yönetilmesi gereken ülkemizde artık ortak akıl değil tek adam rejimi uygulanmaktadır. Uluslararası göstergelerde Türkiye pek çok alanda son sıralarda yer almaktadır ve ülkemiz bunu asla hak etmemektedir..

Türk Halkı, ağır ekonomik koşullar altında zor günler geçirmektedir. Ülkemizi bu zor günlere mahkum eden iktidardan ülkemizi düzlüğe çıkarması beklenmemelidir.
Dünya Türklüğünün güneşi durumundaki Türkiye'nin günümüzdeki görünümü eskisi gibi dostuna güven ve düşmanına korku verememektedir. O halde yıpranmış yönetimin yerini sür'atle genç ve dinamik kadrolara terk etmesi kaçınılmazdır. Nitekim süreç bu yönde işlemeye başlamıştır. Yani seçim yakınlaşmıştır.

Ekonomik ve sosyal çaresizlikler karşısında bunalan halkımız her geçen gün daha da karamsar olmaktadır. Onlara göre güneşin ne zaman doğacağı belli değildir ve semayı karartan bulutlar her geçen gün daha da çoğalmaktadır..

Ben bu ülkede doğdum, okullarında okudum ve bu ülkenin imkanları ile yetiştim. Uzun yıllardır ülkemin temel meseleleri hakkında Atatürkçü bir görüşle pratik çözümler üretmeye ve yazarak, çizerek, konuşarak halkımızı aydınlatmaya çalışıyorum. Bana göre asla karamsarlığa gerek yoktur. Görünen kötü manzaraya rağmen ülkemizin geleceği çok parlaktır. Ve bu gelecek çok yakındır.

Türkiye'nin asla çözülemeyecek sorunları yoktur. Ülkemizin tüm sorunlarını başarı ile çözecek yetişmiş ve göreve hazır liyakatli kadroları mevcuttur. Bunlar görev zamanı kendilerine geldiğinde yönetimi devralacaklar, ülkemizi ve tüm sorunlarını başarıyla sırtlanacaklardır. Kısa sürede karamsar tabloyu yırtarak Türkiyeyi bölgenin ve dünyanın yıldızı durumuna yükselteceklerdir.

Peki nasıl bu kadar kesin konuşabiliyor ve neye güvenerek bunları söylüyorum.

Değerli dostlarım. Ben tarih eğitimi aldım. Tarihçi, geçmişi inceler ve yaşanmış benzeri olaylardan günümüz yöneticileri için dersler çıkartır. Türk toplumunun tam 12.000 yıllık inişli-yokuşlu ama daima ileriye giden şanlı bir geçmişi vardır. Tarihin her devrinde var olan Türkler, artık bittiler denildiği tüm durumlarda yeniden ve eskisinden daha da güçlü olarak çıkarak medeniyet sahnesinde hak ettikleri müstesna yerlerini almışlardır.

Aslında tarihin çok derinliklerinde çare aramaya gerek yoktur. Yakın tarihimizde Gazi Mustafa Kemal Atatürk örneği vardır.

Gazi; Osmanlı'nın her alanda yıkılmış enkazı ve külleri arasından Türk milletine dayanarak bir avuç inanmış arkadaşı ile birlikte çıkmayı başarmış ve genç Türkiye Cumhuriyeti devletini var etmiştir. İşte bu gerçek bir mucizedir..

Atatürk; yokları var etmiş ve ülkemizi sağlam temeller üzerine oturtmuştur. 15 yıl içinde kendi silahını, tankını, topunu ve gökteki uçağını yapmıştır. Toplu iğne yapamayan bir ülkeyi sanayi ülkesi haline dönüştürmüştür. Ve o zaman Türkiye'den aldığı silahlarla ve gaz maskeleri ile Almanya İkinci Dünya Savaşında tüm dünyaya kafa tutmuştur.

Atatürk özgün fikirlerini uygulama alanında başarı ile tatbik etmekle kalmamış, bütün yaptıklarını kaleme almış ve NUTUK isimli eseri ile bizim nesillere armağan etmiştir.

NUTUK’ta her türlü çaresizlikten ve zorluktan Türkün aklıyla, imkan ve kabiliyetiyle nasıl çıkıldığı en ince noktasına kadar anlatılmıştır. İşte elimizin altında böyle bir şaheser dururken bu kitap ne yazık ki yeterince okunmamıştır. Keşke okunsa idi. O zaman bugünkü karamsarlığa gerek duyulmazdı.
Biz Türkler NUTUK kitabını okumamakta direnirken günümüz dünya liderlerinin çoğunun ellerinin altında ve masalarının üzerinde her zaman yararlandıkları NUTUK kitabının olduğu bilinmektedir.

Atatürk'ün elinde eğitimli ve yetişmiş insan gücü yoktu, sermaye yoktu, alt yapı yoktu, fabrika yoktu, ziraat yoktu. Şehirler ve köyler yanmış, yıkılmış, erkekler cephelerde kırılmış, kadınlar cahil bırakılmıştı. Ve Osmanlının borcunu ödemek zorunluluğu vardı.

Özetlersek; halkımızın helva yemeğe ihtiyacı vardır. Oysa helva yapacak, un yoktur, şeker yoktur, yağ yoktur, ocak yoktur. Helva yapacak usta yoktur. Ama bir kişi çıkmış ve helvayı yapmıştır. Ve bu helvayı tüm halka eşit olarak dağıtmıştır. İşte NUTUK bu helvanın nasıl yapılıp nasıl dağıtıldığını anlatmaktadır.

Günümüze gelirsek: bugünde halkımızın helva yemeğe ihtiyacı vardır. Ama bugün dükkanlar ağzına kadar helva ile doludur. Un vardır, şeker vardır, yağ vardır. Helva yapacak adam vardır. Helva yapılmıştır. Ama bu helvayı halka eşit olarak dağıtacak sistem mevcut değildir. Yani bugün çok basit bir organizasyonla, liyakatli kişileri doğru yerlerde ve doğru zamanda istihdam edebildiğimiz takdirde mevcut helva çok kısa sürede dağıtılmış olacaktır.

Tekrar ediyorum. Yetişmiş, yetenekli, becerikli ve kendini dünyaya kanıtlamış yeterli insan gücümüz vardır ve görev almayı beklemektedir. Önümüzdeki günlerde yetişmiş insan gücümüzden hızla istifade edecek siyasi kadroların yönetime gelmesi kaçınılmazdır.

Bu coğrafyada yaşamamız içeride birlik ve beraberlik içinde birbiri ile bütünleşmiş, Ordu-Millet olarak Türk Milli Hedeflerine ulaşmak için kenetlenmiş olmamıza bağlıdır. 2023 yılında başlayan Türkiye Cumhuriyetinin ikinci asrında asla bölünmemeliyiz.

Atatürk'ün ışığında kısa sürede karamsarlıktan sıyrılıp yeniden bölgesel ve küresel bir güç olarak dünya milletleri ailesinde saygın yerimizi alacağımıza ben yürekten inanıyorum. Bu yeniden atılımda görev alacak tüm siyasi kadrolarımızın önce ellerinin altındaki NUTUK kitabını bir kere baştan sona okumaları gerektiğini tekrar vurguluyorum.
.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
29 Aralık 2022 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale