21 EKİM 2017 CUMARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Psikolojik Harekat hakkında neler biliyoruz? 21. asrın en yaygın savaş metodu (36)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzünülecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1931)

 3 Mart 2006 Cuma 

IRAK’TA İÇ SAVAŞ OLURSA TÜRKİYE MÜDAHALE EDEBİLİR: ( 1 )

Yukarıdaki başlık 26 Şubat 2006 tarihli Hürriyet Gazetesinin aşağıya aldığım Manşet haberin başlığıdır. Ne garip bir rastlantıdır ki, ayni haber 26 Şubat 2006 tarihli (ayni gün) New York Times Gazetesi’nin de manşet haberidir.
Çok sıcak bir gelişme olması yanında tipik bir Psikolojik Harekat operasyonunun ürünü olarak değerlendirdiğim birbiri ile doğrudan bağlantılı her iki haberi önce özet olarak sunduktan sonra konuyu Psikolojik Harekat açısından irdeleyip satır aralarına gizlenmeğe çalışılan tehlikeyi ortaya koymaya çalışacağım..

26 ŞUBAT 2006 HÜRRİYET GAZETESİ;

“….Şiilerin kutsal mekanı Askeriye türbesine yapılan saldırıdan sonra Irak'ta baş gösteren çatışmalar dünyada büyük kaygı yarattı. New York Times gazetesi, Irak'ta iç savaşın patlak vermesi halinde ülkenin parçalanabileceğini ve şiddetin tüm bölgeye yayılabileceğini belirtirken, "Türkiye, Irak'a girme ihtiyacını hissedebilir" yorumunu yaptı.
ABD'de yayımlanan New York Times gazetesi, Irak'ta iç savaş olasılığını değerlendirdiği haber yorumunda, bir iç savaşın sadece ülkenin "Sünni, Şii ve Kürt" bölgelerine bölünmesine değil, aynı zamanda şiddetin bütün bölgeye yayılmasından korkulduğunu kaydetti.
Irak'taki iç savaşın komşu ülkelerde çatışmalara da neden olabileceğini, komşu ülkelerin Irak'taki tarafların yanında yer alabileceklerini kaydeden gazete, böyle bir durumda İran'ın Şiileri destekleyeceğini belirterek şöyle devam etti:"Ve Suudi Arabistan, Ürdün ve Kuveyt gibi Sünni ülkeler Sünnileri savunma veya Irak sınırlarında tampon bölgelerini yaratma ihtiyacını hissedebilir. Türkiye de, Irak'taki Türkmen azınlığını Kuzey'deki Kürt bölgesine karşı korumak için (Irak'a) girme zorunluluğunu duyabilir."
New York Times, Lübnan, Kuveyt ve özellikle Suudi Arabistan'daki Şiilerin kolayca ayaklanabileceğini savunarak "Böyle bir bölgesel çatışma, bitmesi yıllarca alabilir ve 100 yıldan daha kısa bir süre var olan sınırların yeniden çizilmesini zorunlu kılabilir" yorumunu yaptı.
Bazı uzmanların Irak'taki bir iç savaşın mutlaka başka ülkelerin müdahalesine yol açmayabileceğini düşündüklerini kaydeden gazete, ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz'in, Türkiye'nin özellikle bir Kürt devletinin kurulması halinde müdahale etme eğiliminde olmakla birlikte AB'yi karşısını almak istemeyeceğini belirterek, "Türkler, olanları beğenmeyebilir ancak ihtiyatlılardır" dediğine dikkat çekti….”

26 ŞUBAT 2006 THE NEW YORK TIMES:

26 ŞUBAT 2006 tarihli Amerikan New York Times Gazetesinde Steven R. Weisman imzası ile yayınlanan “What Civil War Could Look Like” isimli makale aynen şöyledir;

“…TWO days of mob violence last week after the bombing of a revered Shiite shrine did not simply aggravate Iraq's sectarian hatreds. Like a near-death experience, the carnage seems to have shocked Sunni and Shiite leaders into a new realization of what civil war would cost, and new efforts to avoid it.
But what happens if such efforts — and frantic ones by Americans — prove incapable of stopping an all-out war?
What if, as Abraham Lincoln famously said of America's greatest ordeal: "All dreaded it, all sought to avert it ... And the war came."
The greatest fear of leaders throughout the Middle East is that an unrestrained civil war, if it ever comes to that, would not only give birth to warring Sunni, Shiite and Kurdish enclaves inside Iraq, but that the violence could also spread unpredictably through the region.
Some experts have advocated a negotiated breakup of Iraq into three main sectors for the main ethnic and religious groupings. But a violent crackup could not easily be kept stable.
It might well incite sectarian conflicts in neighboring countries and, even worse, draw these countries into taking sides in Iraq itself. Iran would side with the Shiites. It is already allied with the biggest Shiite militias, some of whose members seemed to be involved in the retaliatory attacks on Sunnis after the Shiite shrine bombing last week.
And Sunni countries like Saudi Arabia, Jordan and Kuwait would feel a need to defend Sunnis or perhaps to create buffer states for themselves along Iraq's borders. Turkey might also feel compelled to move in, to protect Iraq's Turkoman minority against a Kurdish state in the north.
If Iraq were to sink deeper into that kind of conflict, Baghdad and other cities could become caldrons of ethnic cleansing, bringing revenge violence from one region to another. Shiite populations in Lebanon, Kuwait and especially Saudi Arabia, where Shiites happen to live in the oil-rich eastern sector, could easily revolt. Such a regional conflict could take years to exhaust itself, and could force the redrawing of boundaries that themselves are less than 100 years old........“

Şimdi birbirinin ayni olan bu biri Türk diğeri Amerikan iki gazete haberi ile ilgili aklımıza gelen soruları sıralayalım ve okuyucuların kafasında yeni sorular oluşmasına imkan hazırlayalım..
The New York Times Amerika’da basılıyor.
Peki, bu gazetede çıkan bir haber ayni anda Türkiye’nin tirajı en yüksek olan ve kamuoyu oluşturması ile tanınan bir gazetesinde nasıl manşetten yer alabiliyor. Bunun fiilen mümkün olabilmesi için bu haberin her iki gazete’ye de ayni kaynak tarafından önceden talimatla verilmiş olması gerekmiyor mu?



Dr. Tahir Tamer Kumkale
3 Mart 2006 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale