24 ŞUBAT 2017 PERŞEMBE

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Psikolojik Harekat hakkında neler biliyoruz? 21. asrın en yaygın savaş metodu (35)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Felaket başa gelmeden evvel, onu önleyecek ve ona karşı savunulacak gerekleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (Nutuk-1927)

 2 Mart 2006 Perşembe 

GÜNÜMÜZ PSİKOLOJİK SAVAŞLARINDA GAZETECİLERİN YERİ VE ÖNEMİ:

Basın yayın organları ve bilhassa gazeteciler küresel Psikolojik Harekat uzmanları tarafından en çok kullanılan kitle haberleşmecileridir. Hedef kitleye ulaştırılmak istenen temalar ile verilecek mesajlar halkın güvendiği ve kendisi gibi düşündüğüne inandığı saygın gazeteciler vasıtasıyla hedef kitlelere iletilir.
Peki, bu saygın gazeteciler inanmadıkları hususları inanıyormuş gibi benimseyerek yazılarında nasıl kullanırlar? İşte bunun bir bedeli vardır. Bedel asla küçük değildir. Bu bedel maddi menfaattir ve daha rahat bir yaşam garantisidir..
Son derece yaygın olarak kullanılan bu metot hakkında Akşam Gazetesi köşe yazarlarından Sayın Güler Kömürcü’nün 20 Aralık 2005 tarihli yazısından bazı alıntılar yaparak konuya açıklık getirmeye çalışacağım.. Kömürcü köşesinde; “Peki bizim psikolojik savaş uzmanlarımız kim?” sorusunu sorarak cevaplarını bulmaya çalışıyor. Buna göre;

“ … Kimilerine göre son bir haftanın en önemli haberleri şuydu; Pentagon 300 milyon dolarlık yeni bir Psikolojik Savaş planı hazırladı. Programa göre aralarında büyük ihtimalle Türkiye'nin de bulunduğu onlarca ülkede gazeteciler satın alınarak, Amerikan milli menfaatlerine uygun 'örtülü' propaganda yapılacak. Son 6 ayı hatırlatayım;

- 'Mart 2005- ABD başta olmak üzere bir dizi ülkede bazı gazetecileri kendi politikalarını övmesi için maaşa bağladığı ve Beyaz Saray'daki basın toplantılarına ABD Başkanı'nın gönlüne göre sorular soracak sahte bir muhabir soktuğu ortaya çıkan Bush yönetimi, bunlarla yetinmeyip 'haber merkezi kurdurmuş.'

- Haziran 2005- 'ABD'nin, özellikle İslam dünyasındaki imajını-anti-Amerikancılığı düzeltmek amacıyla 'ideolojik komando' adlı birim kurmayı tasarladığı, bazı gazetecilerin aracılığıyla' kendi mesajlarını ulaştırmaya karar verdiği bildirildi.'

- Temmuz 2005- 'Pentagon'un 50 gazeteciyi maaşa bağlayıp Amerika lehine yazılar yazdırdığı ortaya çıktı. Pentagon'un finanse ettiği listede dört tane Türk gazetecisi dikkat çekiyor.

- Ve Aralık 2005- 'L.A Times gazetesine göre Washington önümüzdeki aylarda diğer ülkelerindeki gazetecilerin gönlünü hoş tutmak için 300 milyon dolar bütçe ayırdı.'

- Son haberler işte de güçlü ülkeler bunu hep yapar, ama biz de güçlü bir ülkeyiz değil mi, o halde yaptırmayalım efendim. Kızacağımız, vatan hainliği seviyesinde yargılanmasını isteyeceğimiz 'Washington'a kendi Türk milli menfaatlerini satan bugünün Ali Kemalleri olmalı.' Bitmedi, hatırlayın lütfen, bir önceki AB Temsilcisi Karen Fogg'un basına yansıyan e-maillerinden gazetecilere nasıl ödeme yapıldığını ne çabuk unuttunuz? Ne oldu onlara?!

- Türkiye'ye çok uzun yıllardır psikolojik savaş operasyonları yapılıyor, sizin sosyal davranışlarınız, korkularınız, nerede ne tepki vereceğiniz malum 'abilerce' çok iyi biliniyor ve bilinçaltınız sürekli birileri tarafından kurgulanıp, dezenforme ediliyor. Peki, buna karşın Ankara'da Türk halkının, kitlesel milli aklının koruması nasıl yapılıyor? Cevap basit; Sizin de diğer güçlü ülkeler gibi 'psikolojik savaş' daireleriniz, psikolojik savaş uzmanlarınız, toplum mühendisleriniz olmak zorunda ki size dışardan birilerinin yaptığı bu örtülü bilgi savaşına karşı kontr-karşı politika üretip, Türk halkının milli aklı-değerleri korunabilsin. (Bu anlamda TSK ve MİT içinde birimler var, bahsettiğim ise tek merkeze bağlı sivil uzman kadroların üretimi)

- Bırakın biz psikolojik savaş masalarımızı güçlendirmeyi, olanı kapatıyoruz, mesela bu yaz MGK bünyesinde yapılan yasal değişiklikle, Türkiye'nin milli çıkarlarını savunmak için karşı harekat yapma kapasitesi ortadan kaldırdı, ilgili masa kapatıldı.

- Evet, psikolojik harp KENDİ TOPLUMUNA YAPILMAZ, psikolojik harp birimi stratejik dış konsept geliştirir ve dışardan gelen toplum mühendisliği servislerini çözer, imha eder.

- Hepimiz şiddetli kara propaganda fırtınasındayız, olmayan şeyler haber yapılıp, analiz eklenerek, korkularınız-paranoyanız, umutsuzluğunuz artırılıyor, değer ve inançlarınız yıkılıp, şüpheli, kaygılı, mutsuz ve zihni” karışıklık içerisinde iken de direnme gücünüz kırılmış oluyor. Bakınız son aylardaki etnik çerçeveli tartışmalara, KORKU HİPNOZU yapıldı bize ve bir grup insanımıza sadece 'etnik kavga' hesabı yaptırılıyor, işte bu genel durumun tanısı; biz psikolojik savaş mağduruyuz efendim. Nerede bizim 'milli toplum mühendislerimiz, nerede milli aklın güvenliğinden sorumlu psikolojik savaş uzmanlarımız? Türkiye''de bazı yarı aydınlarımızın kahramanı Graham Fuller ve Brezinski en önemli 'Psikolojik Harekat uzmanlarından' birkaçıdır. Peki, bizim milli toplum mühendislerimiz kim?

- Dün Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Sayın Ercan ÇİTLİOĞLU ile sohbet yaptık. Ercan Bey bu tespitleri onaylıyor ve ekliyor; Evet Türkiye psikolojik hareket, dış merkezleri toplum mühendisliğine karşı politika üretmede son derece yetersiz, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını korumak için derhal bu alanda ciddi bir düzenleme yapılması şarttır ve bu birimlerin tek bir merkezden yönetilip-yürütülmesi gerekir.'

- Aynı yere damlayıp bir daha sorayım, bizim yerli-milli Graham Fullerlarımız, milli Brezinskilerimiz, milli psikolojik savaş ustalarımız (sivil-akademik çevrelerden bahsediyorum), politik psikoloji uzmanlarımız, milli toplum mühendislerimiz-karşı politika üreticilerimiz kim? Sayar mısınız ey okur aklınıza gelen isimleri, sonra da başkasına kızmayın, tabiat boşluklardan nefret eder.”

Sayın Güler Kömürcü’ nün ülkemizin karşı karşıya kaldığı Psikolojik Harekat tehdidini bütün açıklığı ile vurgulayan bu yazısının her cümlesinin altına imzamı atarım.
Bu coğrafyada bütün ülkelerden daha fazla Psikolojik Harekat tehdidine maruz kaldığımız bilinmektedir. Buna rağmen ve son kırk yıldır insanlarımız kamplara ayrılarak birbirine düşman edilip neredeyse iç savaşın eşiğine geldiğimiz günlerden Askeri Darbelerle çıkabildiğimiz de bilinmektedir.
O halde neden ülke çapında Psikolojik Harekatı planlayıp uygulayacak olan Milli Güvenlik Kurulu Toplumla İlişkiler Başkanlığı tamamen kaldırılmıştır?
Ve neden bütün tehdit odakları her yönden saldırılarını arttırırken Türk Toplumu her türlü psikolojik saldırıya karşı savunmasız bırakılmıştır.?
Bunun mantıki sebeplerini açıklayabilecek bir makam olduğunu sanmıyorum.
Sayın Kömürcü’ nün büyük bir duyarlılıkla gördüğü tehlike karşısında sorduğu “Peki bizim Psikolojik Savaş uzmanlarımız kim?” sorusunun cevabı ne yazık ki “Hiç kimse” olacaktır.
Çünkü 1983 yılından 2004 yılına kadar görev yapan Toplumla İlişkiler Başkanlığının yetiştirdiği uzman personel ve sahip olduğu bilgi birikimi ile tarihe karışmıştır.
Bu kararı verenler ve bu devletin ve toplumun yaşamında hayati görev yapan kuruluşların kaldırılmasına ön ayak olanlar tarih önünde hesaplarını er veya geç mutlaka vereceklerdir. Kaldırılan teşkilatın kuruluşunun her safhasında katkısı bulunan bir kişi olarak buna inanmak istiyorum.



Dr. Tahir Tamer Kumkale
2 Mart 2006 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale