28 Mayıs 2017 Pazar

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Psikolojik Harekat hakkında neler biliyoruz? 21. asrın en yaygın savaş metodu (30)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzünülecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1931)

 22 Şubat 2006 Çarşamba 

ÖZEL KUVVETLER-KONTRGERİLLA-GLADIO TARTIŞMASI:

Genelkurmay Başkanlığına bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı ismi gibi ülkemizin en önemli ve özel birliğidir. Bu birliğin özelliği alacağı zorlu görevler dolayısıyla çok özel eğitimden geçmiş, genellikle rütbeli seçkin askerlerin istihdam edilmiş olmasından kaynaklanmaktadır..
Özel Kuvvetler; Ülkemizin herhangi bir bölgesi düşman işgali altına girdiği takdirde bu topraklarda kalan Türkler tarafından işgal kuvvetlerine karşı örgütlü ve planlı olarak karşı konulması ve cephe gerisinde uygulayacağı gerilla eylemleri ile düşmana azami zarar verdirilmesi için barış zamanından yapılacak hazırlıkları yürüten askeri bir birliktir..
Bu görevi yürütecek sivil kadroların seçilmesi, teşkilatlanması, eğitilmesi, silah sistemleri ile donatılması gibi gizlilik içeren faaliyetleri yerine getiren bu birlik görevinin tabiatı gereği gizlilik seviyesi çok yüksek şartlarda çalışır.
Çok seçkin subay-astsubay ve uzman personelden oluşan birlik yukarıda belirttiğim ana görevi dışında yurtiçinde herhangi bir askeri birliğin kabiliyetini aşan özel görevleri de yerine getirir. Uçak kaçırmalar, sabotajlar, anarşi ve terör örgütlerine karşı düzenlenecek nokta operasyonlarında başarı ile görev alan Özel Kuvvetler halk arasında Bordo Bereliler olarak isim yapmışlardır. Bu birliklerde görev alma ayrıcalığına erişmiş rütbeli personelin kamuoyu nezdinde kendilerine ve ailelerine gurur verecek haklı bir yeri üstün yeri vardır.
Son dönemde Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatının kurulmasında ve 1974 Barış Harekâtına kadar Kıbrıs Türk Halkının can ve mal güvenliğinin sağlanmasında başarı ile görev yapmışlardır. Bilahare yurt içinde ve Kuzey Irak’ta PKK terör örgütüne karşı yürütülen operasyonlarda plan dâhilinde görev almış ve önemli başarılar göstermiştir. Bu birlik Türk cengâverliğini ve Ordu-Millet kavramını en üst düzeyde temsil eden gurur kaynağımızdır.
1952 yılından beri NATO içinde görev yaptığımız müttefiklerimiz kendi birlikleri ile mukayese ettiklerinde Türk Özel Kuvvetlerinin her bakımdan diğerlerine üstünlüklerini dile getirmekten çekinmemişlerdir.
Daima göz önünde başarılı hizmetler üreten bu birliğimize karşı Türkiye üzerinde emelleri olan küresel mihrakların saldırıları kaçınılmazdı. Sonunda saldırı yolunu da çok iyi buldular. Bilindiği gibi küresel mihrakların son otuz beş yıldır terör ve anarşi ortamına sürükledikleri ülkemizde çeşitli grupların birbirileriyle çatıştığı ortamda pek çok insan kimliği belirlenemeyen kişi ve kuruluşlarca hunharca katledilmiştir. İşte bu kargaşa ortamını fırsat bilerek görevi gereği gizli çalışan bu kuruluşumuza haksız ve mesnetsiz bir şekilde saldırarak bu müstesna birliğimizi faili meçhul cinayetlerin faili gibi göstererek halkımızın gözünde küçük düşürmeye çalıştılar. Kafalarda oluşturdukları birtakım soru işaretleri ile bu birliğimiz devlet içinde devlet şeklinde tanımlayarak KONTR GERİLLA ve GLADIO gibi isimler takarak karalamaya çalıştılar.
Dış kaynaklı Psikolojik Harekât operasyonları ile kuruluş amacı ve görevleri kanunen belli olan Özel Kuvvetlerin mevcudiyetini ve faaliyetlerini illegal olarak göstererek adeta ülkemizdeki her türlü karanlık ve yasa dışı işleri planlayan bir suç örgütü olarak göstermeye çalıştılar. Burada elde edilmek istenen hedef; En güzide birlikleri böyle ise diğerleri kim bilir ne durumdadır? Sorusunu milletin kafalarına sokmaktır.

Kullandıkları temalar ise;
- Askerler mafyalaşmıştır. Faili meçhul cinayetler içinde parmağı vardır.
- Ordu içinde çeteler vardır ve bunlar kendi başına buyruk illegal işler yapmaktadır.
- Ordu mensupları Kara para aklama, Uyuşturucu ve Silah Ticaretine bulaşmıştır. Bu işleri ordu içindeki görev gereği olan gizli çalışan birimler gizlilik ve dokunulmazlık örtüsü altında yapmaktadır.
Bu temaları ihtiva eden suçlamalar her platformdan yararlanılarak uygulanmaktadır. Bu şekilde; Türk halkının ordusuna olan güvenini sarsmak, milleti birada tutan Ordu-Millet kavramını zayıflatarak devleti sırtında taşıyan orduyu güçsüzleştirmek ve görev yapamaz hale getirmek amaçlanmıştır. Çünkü güçsüz bir orduya sahip Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu coğrafyada yaşaması asla mümkün değildir.
Bu birliğin faaliyetlerini sorgulayanlar; uyguladıkları Psikolojik Harekât metotları ile çok önemli kişi ve kuruluş temsilcilerini bu birliklerin yasa dışı faaliyet yaptığı hususuna inandırdılar. Ve uyguladıkları yoğun propaganda saldırılarına yenik düşerek ülkemizin bu müstesna birliğini lekelemeye ve suçlu göstermeye çalışanlar arasına devletin en üst kademelerini işgal edenleri de katma başarısını gösterdiler.
Nitekim son elli yılın siyasi yaşamı içinde başbakanlık dâhil çok üst düzey görevlerde bulunan Bülent ECEVİT dahi her fırsatta Özel Kuvvetler Komutanlığını Türk Silahlı Kuvvetleri içinde illegal görev yapan bir birlik şeklinde gösteren talihsiz beyanatlar vermiştir. Kendisine verilen bütün bilgilendirme brifinglerine rağmen Ecevit ve onun gibi düşünen pek çok siyasetçiyi bu fikirlerinden döndürmek mümkün olmamıştır..
Çünkü karşı tarafın Psikolojik Harekât uzmanları çok iyi çalışıyorlardı ve kimlerden nerede ve nasıl yararlanacaklarını iyi biliyorlardı.
Susurluk olayı ile birlikte yeniden gündeme gelen bu birliğimiz hakkında Müzakere Basını devamlı karalama kampanyaları yürütmekten geri kalmamıştır.. Başka Korkut Eken olmak üzere bu birlikte görev yapan pek çok kişi basın yolu ile karalanmaya çalışılmıştır.
Bu kişiler; aldıkları eğitim, devlet kavramına olan yeminli bağlılıkları, yaptıkları görevin ülke yararına olduğunun bilinci içinde yapılan suçlamalara hiç cevap vermediler.
Devlet gizliliğini ortaya çıkartacağı gerekçesi ile suçlamaların cevapsız bırakılması ve verilen cezaların olduğu gibi kabul edilmesi Psikolojik Harekât planlamacılarının planlarını bozdu. Çün kü yakaladık dedikleri suçluları bulamamışlardı. Buna rağmen saldırılar ve suçlamalar durmadı.
Kontrgerilla - Gladio gibi kavramlarla bu birlikleri halkın gözünde küçük düşürmek ve halkın ordu hakkındaki fikir ve düşüncelerini olumsuz olarak etkilemek amacı ile yapılan faaliyetleri Türk Halkı sahiplenmedi. Her saldırıda biraz daha ordusuna sahip çıktı.
Nitekim çeşitli Sivil Toplum Kuruluşlarının belirli periyotlarla yaptıkları kamuoyu araştırmalarına göre Türk Ordusu Türk Halkının en güvendiği kesim olma vasfını açık farkla sürdürmektedir.
Hatta bu konuda araştırma yapan şirketlerden birinin yöneticisine televizyonda sorulan “Bütün suçlamalara rağmen halkın ordusuna güveninin devam etmesine ne diyorsunuz” sorusunun cevabı çok ilginç idi. “ Bunun nedenini anlamak için çok kapsamlı bir bilimsel araştırma yapmamız gerekmektedir. Biz sadece mevcut durumu tespit ediyoruz. İşin anlayamadığımız yanı, suçlamalar arttıkça güven duygusunun da artmasıdır. Sanırım bu ordu ile bütünleşen halkın bir nevi kendi evlatlarını sahiplenme duygusudur”


Dr. Tahir Tamer Kumkale
22 Şubat 2006 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale