27 Mayıs 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Bildiriyorum okurları ile dertleşme
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Aciz ve korkak insanlar, herhangi bir felaket karşısında milletinde hareketsiz kalmasına, çekingen bir hale gelmesine yol açarlar. Beceriksizlik ve tereddütte, o kadar ileri giderler ki, adeta kendi kendilerini küçük görürler. Derler ki, biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân yoktur. Biz kayıtsız ve şartsız, mevcudiyetimizi bir yabancıya bırakalım. Balkan muharebesinden sonra milletin, bilhassa ordunun başında bulunanlar da, başka tarzda ve fakat ayni zihniyeti takip etmişlerdir. Türkiye'’yi böyle yanlış yollarda batma ve yok olma vadisine sevk edenlerin elinden kurtarmak lazımdır. Bunun için, bulunmuş bir hakikat vardır, ona uyacağız. O hakikat şudur; Türkiye’nin düşünen kafalarını büsbütün yeni bir imanla donatmak. Bütün millete taze bir maneviyat vermek… (Gazi Mustafa Kemal Atatürk - NUTUK S.637)

 12 Şubat 2006 Pazar 

Değerli Dostlarım;
15 EYLÜL 2002 tarihinden başlamak üzere BİLDİRİ-YORUM köşesinde sizlerle birlikteyim. Bu süre zarfında ülkemin gündemindeki konular hakkındaki fikir ve düşüncelerimi hiçbir etki altında kalmadan, aldığım eğitim, 36 yıllık kesintisiz devlet hizmetindeki tecrübelerim ve mantık süzgecim ışığında sizlere yansıtmaya gayret ettim.
Ülkemin meselelerini ve bana göre doğru olan çözüm önerilerini sizlerle tartıştım. Hiçbir kuruluşu ve kişiyi doğrudan hedef almamaya çalışarak sistemin yanlışlarını ve bu yanlışların topluma etkilerini sorgulamaya çalıştım. Bunları yazarken birilerine yaranmak ve şirin görünmek gibi bir kaygım asla olmadı. Yazılarımda bir tarihçi gözü ile olayları irdelemeye çalıştım. Sadece bu köşede çıkan yazılarım iki bin daktilo sayfasını geçti.
ÖNCE VATAN Gazetesi’nin güncel magazin ve haber gazetesi olmadığını sizler biliyorsunuz. Türkiye’nin fikir ve yorum ağırlıklı tek ve en büyük gazetesi olduğunu sizlerden aldığımız çok sayıda ciddi içerikli mektuplar ile bizler çok iyi biliyoruz.
Gazeteniz ÖNCE VATAN, küçük tirajına rağmen önemli bir tarihi işlevi başarı ile yerine getirmektedir. Çünkü bu gazetenin köşe yazarlarının yorumları halkımızın fikir ve düşüncelerini doğrudan yansıttığından sadece sizler tarafından değil, bu ülkede çıkarı olan küresel güç odakları tarafından da dikkatle izlenmektedir. Ayrıca günümüz ile ilgili sıcak gündemi araştıracak tarih bilimcilerine de çalışmalarında dikkate alacakları önemli bir belge niteliğinde olduğumuzu biliyoruz.
Şahsen ben bu işlevini sürdürdüğü müddetçe BİLDİRİ-YORUM köşesinde sizlerle beraber olmaya devam edeceğim. Bu vesile ile müteakip günler ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sonuncusunu 29 Aralık 2005 tarihinde yayınladığım “21 NCİ ASRIN EN YAYGIN SAVAŞ METODU PSİKOLOJİK HAREKÂT HAKKINDA NELER BİLİYORUZ ?” başlıklı yazı dizimiz hakkında okuyucularımdan gerek e-mektup ve gerekse telefon ile pek çok öneri aldım. Okuyucuların işin teoriğinden çok bugün günlük hayatta karşılaştığımız ve yaşantımızı etkileyen başlıca Psikolojik Harekat uygulamaları ile ilgilendiklerini gördüm. İsteklerin mühim bir kısmı da bu yazıların günlük makaleler halinden çıkarak neden bir kitap halinde sunulmadığı şeklinde idi.
Psikolojik Harekât yazılarımın son bölümünü bu istekler doğrultusunda tamamlamayı düşünüyorum. Yani, günümüzde insanlarımıza yönelik Psikolojik Harekat uygulamalarını bir uzman gözü ile analiz etmeye çalışacağım. Bu uygulamalardan sonra ülkemizde yetişmiş en büyük Psikolojik Harekat uzmanı ve uygulayıcısı olduğunu değerlendirdiğim Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu konudaki fikir ve düşüncelerini anlatacağım. Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında manen çökmüş, fikren yenilmiş ve her şeyi ile galip devletlere teslim olmuş bir milletin teslim alınmış beyinlerinden nasıl bir milli mücadele fikri yarattığını, bitti artık denilen bir millet enkazından nasıl bir mücadele azmi yaratarak muhteşem milli mücadeleyi başardığının örnekleri ile yazı dizisini bitireceğim.
ÖNCE VATAN Gazetesinde yayınlanan Psikolojik Harekât ile ilgili makalelerimi bir kitap formatı halinde getirerek yayına hazırlama çalışmalarım devam etmektedir. Mart ayı ortalarında kitap taslağını yayın evine gönderebileceğimi değerlendiriyorum.
Okuyucularımdan gelen diğer bir yoğun istek, sonuncusunu 6 Nisan 2005’de 50 inci yazı olarak yayınladığım “TÜRK MİLLETİNİ İÇİNE DÜŞTÜĞÜ GÜVEN BUNALIMINDAN ÇIKARACAK TEK ÇARE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE'YE SAHİP ÇIKMAKTIR“ başlıklı yazı dizisinin akıbeti ile ilgilidir.
Aslında niyetim bu yazı dizisine devam edip bilahare kitaplaştırarak daha geniş kitlelerin kullanımına sunmak idi. Bu konuda ortalama yirmi beş yazı daha kaleme alıp okuyucularımla güncel konularla destekli bir Atatürkçü Düşünce fikri oluşturmak ve bilahare üzerinde çalışarak kitaplaştırmak istiyordum. Fakat Türkiye’nin güncel konularındaki önemli ve sürekli değişiklikler nedeniyle bu yazı serisinin yayınlanmasına ara vermek durumunda kaldım. Bu konuda çok tenkit ve serzeniş yazısı almama rağmen geriye dönmek mümkün olmadı.
Bundan sonraki ana hedefim “PSİKOLOJİK HAREKÂT” ve ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ” konusunu içeren seri yazılarımı tamamlamaktır. Dikkat edilecek olursa bu iki yazı dizisi birbirini tamamlamaktadır.
Psikolojik Harekât serisi yazıların amacı; Nasıl bir küresel tehdit ile karşı karşıya bulunduğumuzu, küresel mihrakların bizi kendi küresel menfaatleri doğrultusunda alet olarak nasıl kullandığını ortaya koyarak tehdit hakkında insanlarımızı bilgilendirmektir.
Atatürkçü Düşünce yazı dizisinin amacı ise; Mevcut tehdit karşısında etkilenmiş, milli benliğini ve şuurunu kaybetmiş, küresel güçler tarafından beyinleri satın alınarak kullanılmaya hazır bir maşa haline getirilmiş insanlarımız için bir kurtuluş umudu ve bir çıkış yolu göstermektir. Diğer bir deyimle, Psikolojik Operasyonlar ile hasta edilmiş insanlarımızı tedavi edecek ilacı vermek, yani doktor kontrolünde sağlıklı bir yapıya kavuşturmaktır. İşte bu yüzden bu iki yazı dizisinin birlikte düşünülmesi gerekmektedir.
Yayın ağırlığını bu iki konu üzerinde teksif ederken güncel konular üzerindeki fikir ve düşüncelerimi daha önce birkaç örneğini verdiğim gibi “BEN BU KONU İLE İLGİLİ OLARAK DİYORUM Kİ“ başlığı altında değerlendirmeyi düşünüyorum.
Buna göre önümüzdeki günlerden itibaren BİLDİRİYORUM köşesinin yazı formatı şu şekilde olacaktır.
PAZARTESİ ve SALI günleri geçen haftanın güncel konuları hakkındaki fikir ve düşüncelerimi yansıtacağım. Yani, “BEN BU KONU İLE İLGİLİ OLARAK DİYORUM Kİ“ ile haftaya başlanacaktır. Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri ise haber yorumlaması ağırlıklı olmayan ve toplumun bilgilendirilmesini hedef alan „PSİKOLOJİK HAREKÂT“, ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE“ benzeri dosyalarla birlikte olacağız. Pazar günleri kafalarınızı ciddi konulardan uzaklaştırarak dinlenmesini sağlamak için BİLDİRİYORUM köşesi tatil yapacaktır.

SAYGILARIMLA



Dr. Tahir Tamer Kumkale
12 Şubat 2006 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale