20 ŞUBAT 2017 PAZARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net



Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Ülkemizde ciddi sağlık sorunlarımız vardır. Sağlık dosyası - 4
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Kendine, inkılâbın ve inkılâpçılığın çeşitli ve hayati vazifeler verdiği Türk vatandaşının sağlığı ve sağlamlığı, her zaman üzerinde dikkatle durulacak milli meselemizdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1937)

 18 Ocak 2006 Çarşamba 

“Sağlıklı Yaşam” konusunda birçok bilimsel araştırmaya imza atan değerli bilim adamı Doç. Dr.Sayın Kemal Yeşilçimen’in “Küresel Sağlık Planı Türkiye Uygulaması” başlıklı araştırma yazısından alıntılarla içinde bulunduğumuz sağlık durumunu irdelemeye devam ediyorum;

KÜRESEL SAĞLIK PLANINA GÖRE TÜRKİYE;
- 14 milyar dolar olan yıllık sağlık harcamasını küresel sistemin istek ve hırsına göre artıracaktır. Bunun nasıl olacağı ve ne şekilde finanse edileceği de bellidir.

- Öte yandan borç batağında olan ülkemizin küresel sisteme olan borç ve faizini ödemesi gerekir. Artan sağlık harcamalarını finanse etmek yerine borçları ödemek için, devletin sağlık hizmetinden elini çekmesi, faturayı da korunmasız, çaresiz ve yalnız kalan tek tek bireylere ödetmesi küresel sağlık sisteminin özüdür. Bu nedenle, genel bütçe harcamalarını azaltarak döner sermaye sistemi ve bireysel sağlık sigortası teşvik edilmelidir.

- Küreselleşme sürecinde, IMF ve Dünya Bankası’nın çizdiği rota ile AB’nin yerelleşme önkoşulu tam anlamıyla çakışmaktadır. Seksenli yıllardan günümüze her iktidar bu rotanın sadık izleyicisi olmuştur.

- Bu küresel sağlık planının başarılması Ulusal politika gibi algılanmasına bağlıdır.

- SSK hastaneleri ve birinci basamak sağlık kuruluşlarının önce Sağlık Bakanlığı'na, daha sonra bunların yerel yönetimlere devri tamamlanacaktır.

- Aile Hekimliği Yasası çıkartılacak. Bireysel sigortacılık teşvik edilecek. Üç sosyal güvenlik kurumu birleştirilecek. Genel Sağlık Sigortasına geçilecektir..

KÜRESEL SAĞLIK PLANININ SONUNDA NELER OLACAKTIR;
- Sağlık hizmetleri metalaştırılacak. Herkes parasal gücü kadar sağlık ve sosyal güvenlik hizmeti alacaktır. Sağlığa harcanan para batı ülkelerinde olduğu gibi inanılmaz derecede artacaktır.

- Geçen yıl ABD; sadece kalp hastalıkları için 351 milyar dolar harcarken, Türkiye tüm sağlık için devlet + halk 14 milyar dolar harcadı. Bundan sonraki yıllarda anormal artış olacaktır..

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM:
- Artan harcamaların çoğu hizmet sektörüne değil, küresel ilaç, tıbbi teknoloji ve malzeme şirketlerine kâr olarak aktarılacaktır.

- Kâr amaçlı işletmelere dönüşen hastane ve birinci basamak sağlık kuruluşlarının, finansman ihtiyacını karşılamak için sundukları hizmet ve faturalar şişecektir.

- Sosyal güvenlik kurumları ve yurttaşların doğrudan sağlık harcamaları artacaktır.

- Üniversite hastanelerindeki döner sermaye modeli hızla yaygınlaşacak ve tüm sağlık kuruluşları bu modele göre yeniden biçimlenecektir. Üniversite ve Sağlık Bakanlığı hastaneleri döner sermaye harcamaları toplamı 2004 de % 60 artışla 4,4 milyar dolara yükselmiştir.

- Döner sermaye harcamaları baş döndürücü bir hızla artacaktır. Sağlık Bakanlığı döner sermaye harcamalarının genel bütçeden yapılan harcamalara oranı 1989‘da % 10 iken, 2004’te % 92’ye çıkmıştır. 2005 yılında döner sermaye harcamaları ilk kez genel bütçeden yapılan harcamaları geride bırakacaktır.

- Üç sosyal güvenlik kurumunun 2005 yılı sağlık harcaması 17 katrilyon lirayı geçecek, Üniversite ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinin döner sermaye harcamaları ise 10 katrilyon olacaktır. Sosyal güvenlik kurumları bu yükün altından kalkamayacaktır

- Kamusal niteliğini yitiren sağlık kuruluşları pratikte toplumun çoğunluğuna kapanacak ve sağlık hakkı bireyin satın alım gücüne göre yeniden şekillenecektir. Bu gelişmenin doğal sonucu, genel bütçe kaynaklı yatırım yapılmadığı için, sağlık ocağı, ana çocuk sağlığı merkezi, verem savaş dispanseri gibi birinci basamak sağlık birimleri özelleşmiş yapılara dönüşecektir.

- Sağlık kuruluşları, ürün çeşidini ve kalitesini artıracaklardır. Bu eğilim tıbbi teknoloji ve ilaç kullanımını artıracak, hizmet pahalılaşacaktır. Sosyal güvenlik kuruluşlarının bu hizmetleri satın almak için ayırdığı paylar azalırken, kişisel sağlık harcamaları artmaya başlayacaktır.

- Sonunda ABD’de olduğu gibi, üst ve orta üst gelir gruplarına verilen hizmet ile, yoksul çoğunluk için verilen hizmet farklı olacaktır.

- Süreç ilerledikçe, kamu sağlık kuruluşları kaynak için çırpınırken, mülkiyetleri el değiştirecektir. Devlet de toplumun sağlığını koruma ve geliştirme görevinden zamanla dışlanacaktır.

- Bu eğilim, dışa bağımlı olan tıbbi teknoloji ve ilaç kullanımını ve sağlık faturasını artıracaktır. Sosyal güvenlik kuruluşlarının ayırdığı paylar azalırken, kişisel sağlık harcamaları artacaktır.

- Sağlıkta çalışanların ücretini belirleyen performans sistemi ise tıbbi ve etik kuralları altüst eden çatışma ortamı yaratacak ve sağlık faturası kabaracaktır.

- Sağlık çalışanları daha fazla kazanmak için her yolu deneyecektir. Olan zavallı hastalara ve faturayı ödeyen sosyal güvenlik kuruluşlarına yani devlete olacaktır.

- İlaç ve tıbbi teknolojide artan dışa bağımlılık, sistem gereği her çeşit teşvik primi ile yozlaşmayı artıracaktır. Sağlık sistemini bulaşıcı hastalık gibi saran ahlaki çürümenin faturası çok ağır olacaktır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
18 Ocak 2006 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale