20 EYLÜL 2017 ÇARŞAMBA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Ülkemizde ciddi sağlık sorunlarımız vardır. Sağlık dosyası - 3
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Kendine, inkılâbın ve inkılâpçılığın çeşitli ve hayati vazifeler verdiği Türk vatandaşının sağlığı ve sağlamlığı, her zaman üzerinde dikkatle durulacak milli meselemizdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1937)

 17 Ocak 2006 Salı 

Halkımızın sağlığını her yönden ilgilendiren Kuş Gribi ile ilgili gelişmeler bizimle birlikte bizi yönetip yönlendiren küresel sağlık güçlerinin varlığını tanımamıza da vesile olmuştur. Sağlık Dosyası yazı dizisi ile küresel güçlerin ülkemizde yarattıkları sağlık sorunlarını incelemeye devam ediyorum.
İnsanoğlunun doğal yapısını çok iyi bilen ve onların sağlık ihtiyacını göz önüne alan küresel mimarlar dünya milletlerinin sağlık sorunlarını istismar ederek kendi menfaatleri doğrultusunda bu sorunları yönlendirmektedir. Bilahare özel olarak ürettikleri çözüm usul ve metotlarını yüksek fiyatlarla bizzat oluşturdukları hastalık pazarında satmaktadırlar. Ülkemiz bu mihrakların önemli çalışma alanlarından biridir.
Bu mihraklar yeni hastalıkların üretilmesinde Psikolojik Harekat uygulamalarından (yani Propaganda silahından) geniş ölçüde yararlanmaktadır. Buna misal olarak insanların yaygın şekilde kullanma alışkanlığı olan Sigarayı verebiliriz.
Önce herkesin sigara kullanması konusunda ve sigaranın insana verdiği büyük hazzı açıklayacak tarzda yoğun bir propaganda yapılır. Sigara kullananlar artınca bu defa bunun zararlarını gösteren ve ne gibi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalınacağını bildiren yayınlara geçilir. Bu yayınlar sürekli tekrarlanarak insanların yüreğine korku salınır.
Bilahare sigara kullanmanın insanlık suçu olduğu ve insanları bu musibetten mutlaka kurtarmak gerektiği konusunun işlendiği safhaya ulaşılır.
Şimdi işin tedavi safhası başlamıştır. Bu tedaviler için gerekli ilaçların temini ile sigara bırakma yöntemlerinin uygulandığı iyileştirme merkezlerinin açılması gerçekleşir. Sigara çok tehlikeli ama; şu ilaçları kullanırsanız, şu tedavi metodunu uygularsanız, açılan sigarayı bıraktırma merkezindeki 8 haftalık terapiye katılırsanız veya şunları yaparsanız iyi olursunuz diyerek insanlar önceden belirlenen bir sistem dahilinde soyulmaya başlanır.
Sigara misalini her türlü sağlık sorunu için değerlendirebiliriz. Teşhis ve tedavi merkezlerinin açılıp buralarda son derece pahalı modern tıp teknolojilerinin uygulanması, spor-sağlık-güzellik ve diyet merkezlerinden yararlanılması, doktor kontrolünde kaplıca tedavisi uygulamaları ve doğal ilaç sanayi ürünlerinden yararlanma ve nihayet sağlıklı yaşlanma ve huzurevi uygulamalarına kadar bu soygunu çeşitlendirip yaygınlaştırmak mümkündür.
Buraya kadar söylediklerimi komplo teorisi olarak görmek isteyen şartlandırılmış beyinlere bir tavsiyem olacak. Lütfen son elli yıllık gazete koleksiyonlarını karıştırın. Sadece bizim ülkemizde ne gibi sağlık sorunları yaratıldığını ve bunun önlenmesi için gerek fert ve gerekse devlet olarak ne gibi bedeller ödediğimizi görün. Göreceğiniz rakamların büyüklüğü karşısında şaşıracaksınız.
Ne yapalım ki gerçek böyle. İnsanlar küresel mihrakların istekleri doğrultusunda sağlıklı yaşam arzu ettikleri sürece soygun çarkı devam edecektir.
Türkiye’de her köşe başında bakkal dükkânı gibi açılan özel hastanelere neden gerek duyulduğunu inceleyin ve bunların her birinin nasıl kazanç sağladıklarını gözleyin.
Bugün ülkemiz dahil bütün ülkelerin sağlık sistemleri küresel sağlık güçlerinin dolaylı ve dolaysız kontrol ve denetimi altındadır. Küresel güçler bu kontrol ve denetimi; satılan ilaç, tıbbi malzeme, teknoloji ve cihazları kullanan ülkelerin sağlık politikalarını çok önceden belirlemek sureti ile yaparlar.
Bizim gibi ekonomisini borca batırıp ekonomisinin kontrolünü IMF’ye teslim eden ülkelerin sağlık politikalarını ise biz değil, IMF patronları belirler.
Küresel mimarlar isteklerinin kabulü için bilim ve teknoloji silahını çok iyi kullanırlar. Bu maksatla öncelikle ülkede sağlık eğitimi veren üniversite ve meslek kuruluşlarına bilimsel işbirliği ve maddi desteklerin verilmesi ve bu müesseselerin yönetimine kendilerine yakın kimselerin getirilmesi sağlanır. Buralardan mezun olan kişilerin ülkenin sağlık sistemi içinde önemli yerler işgal edecekleri ve sorunların çözümünde yetkili ve etkili olacakları hesaplanarak konu daha baştan garanti altına alınır..
Ülkelerin de kendi çıkarlarına uygun sağlık politikalarını belirleme hakkı doğal olarak olmasına rağmen bu politikaları belirleyecek kişiler de önceden tespit edilmiş olur.
Sağlık konusu çok ciddi ve uzmanlık gerektiren bilgiye ihtiyaç göstermektedir. Bu bakımdan ben kendi gözlemlerimi yeterli bulmadığımdan konunun uzmanlarının bilimsel görüşlerine yer vererek konunun ulaştığı vahim boyutları vurgulamak istiyorum.
Öncelikle “Sağlıklı Yaşam” konusunda birçok bilimsel araştırmaya imza atan değerli bilim adamı Siyami Ersek Hastanesi Kalp ve Damar Hastalıkları Şefi Doç. Dr. Sayın Kemal Yeşilçimen’in “Küresel Sağlık Planı Türkiye Uygulaması” başlıklı araştırma yazısından alıntılarla içinde bulunduğumuz tehlikeli durumu irdeleyeceğiz. Bu şekilde sağlık sorunlarımıza çare üretecek yetkililerimizi de uyarma görevimi yerine getirmeyi düşünüyorum.

KÜRESEL SAĞLIK PLANI TÜRKİYE UYGULAMASI:

KÜRESEL SAĞLIK PLANI;
- Trilyonlarca dolarlık küresel sağlık sektörü geleceğini düşünmek ve planlamak zorundadır. Bunun yolu; satılan ilaç, tıbbi malzeme, teknoloji ve cihazları kullanan ülkelerin sağlık politikalarını çok önceden belirlemekten geçer.

- Borç içinde yüzen ülkelerin sağlık politikaları IMF gibi kaldıraçlar yoluyla kolayca belirlenir. Hangi iktidar gelirse gelsin küresel plan ve çıkarların değişmez bilimsel ve mantıki gerçekler olarak sunulması gerekir.

- Sağlık yönetimine yakın üniversite ve meslek kuruluşlarına bilimsel işbirliği ve sihirli desteklerin verilmesi, yönetimlerin devşirilmesi iyi bir yönlendirme sağlar.

- Ülkelerin de kendi çıkarlarına uygun sağlık politikalarını belirleme hakkı doğal olarak vardır. Ancak, küresel sistemle bütünleşmeyi model almış borç içinde yüzen ülkelerde bu ilişkinin vektörel yönü, trilyon dolarları sevk ve idare eden küresel çıkarlara doğrudur.

KÜRESEL SAĞLIK ODAKLARININ SAĞLIK SİSTEMİNİ PAZARLANMASI İÇİN;
- Hastalıkları azaltan önleyici ve koruyucu hekimlik politikasının baltalanması,

- Hastalık üreten yaşam tarzının pompalanması,

- İlaç ve yüksek teknolojiye dayalı pahalı sağlık harcamalarının artırılması,

- Sosyal güvenlik sisteminin küresel anlayışa göre yeniden düzenlenmesi gerekir.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
17 Ocak 2006 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale