23 Mayıs 2017 Salı

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






FRANSA’YA KARŞI ÖNCELİKLİ TEPKİMİZ GAZİANTEP-KAHRAMANMARAŞ-ŞANLIURFA’NIN HESABINI SORMAK OLMALIDIR.
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Tarihte bir benzeri görülmemiş olan bu vahşeti yapan Ermenilerdi. Müslümanlar yalnız namuslarını ve canlarını korumak için karşı koymuş ve kendilerini savunmuşlardı. (Gazi Mustafa Kemâl Atatürk – NUTUK(1927)

 20 Aralık 2011 Salı 

Bilindiği gibi Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin iktidardaki Halk Hareketi Birliği Partisi milletvekili Valerie Boyer öncülüğünde hazırlanan yasa teklifi “Ermeni soykırımının varlığını inkar edenlerin 1 yıl hapis ve 45 bin Euro para cezasına mahkum edilmelerini” öngörüyordu. Fransız Ulusal Meclisi “Ermeni soykırımı inkarına ceza” getiren bu yasa tasarısını 22 aralık perşembe günü görüşecek ve muhtemelen yasa kabul edilecek.

“FRANSA’NIN ERMENİ SOYKIRIMI CÜRETİ AFFEDİLEMEZ” başlıklı yazımı şöyle bağlamıştım.

“ Devletçe, milletçe elbirliği içinde bütün gücümüzle karşı atağa geçmeliyiz. Elimizdeki bütün imkânları kullanarak her alanda birbiri ile koordineli bir şekilde saldırmalıyız. Önce Fransa sonra AB ülkeleri gelip "aman" diyene kadar saldırılarımızı sürdürmeliyiz.

Şimdi konuşma değil, taarruz zamanıdır. Taarruz ise susarak tevekkülle yapılanlara boyun eğerek değil, aynen onların yaptığı gibi somut ve etkili karşı davranışlarla yapılmak zorundadır.

Tedbirlerin ne olacağına karar verecek makam TBMM’dir. TBMM öncelikli olarak Fransa’ya karşı bir seri yaptırım kararları almalı ve hükümet arkasına alacağı muhalefet ve geniş halk desteğini de kullanarak bu tedbirleri gecikmeksizin uygulama alanına sokmalıdır.”

Konu basın yayın organlarının gündeminden düşmezken TBMM’den beklenen tepki geldi. Ak Parti, CHP ve MHP Fransa Meclisi'ndeki sözde Ermeni soykırımı yasa teklifine karşı tek vücut oldu. TBMM; yasa teklifini kınayan bir bildiri yayınladı. Bildiride;

Sözde Ermeni Soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını öngören tek yanlı, haksız ve asılsız teklifin Fransa Ulusal Meclisi Genel Kurulunda görüşülecek olması, vahim, kabul edilemez ve tarihi bir hatadır” denildi.

“Fransa'nın bu tutumunun, çifte standardın da bariz örneği olduğu” vurgulandı.

“21. yüzyılda bir Avrupa ülkesinin tarihteki yalanları cesaretle reddedenleri cezalandırmaya kalkması, bilim adına, ifade özgürlüğü, insan hak ve hürriyetleri adına son derece vahim, kaygı verici hatta utanç vericidir. Kendi tarihleriyle yüzleşemeyenlerin asılsız iddialar üzerinden Türk tarihine saldırmaları çok ciddi bir samimiyetsizlik göstergesidir. Eğer Fransız Ulusal Meclisi tarihle ilgilenmek istiyorsa Afrika'da yaşananları, Ruanda'da, Cezayir'de gerçekleşen katliamları aydınlığa kavuşturmalıdır.”şeklinde açıklamada bulunuldu.

Bu girişim dışında MHP tarafından hazırlanan “Cezayir'de Fransa tarafından gerçekleştirilen eylemlerin 'soykırım' olarak kabul edilmesini” öngören kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu.

Teklif, ''soykırımın'' hatırlanması amacıyla her yıl 8 Mayıs'ın anma günü olarak kabul edilmesini öngörüyordu. Teklifte ayrıca bu ''soykırımı'' inkar edenlere bir yıl hapis cezası ve 100 bin TL para cezası uygulanması da istendi.

Başbakan Erdoğan’da yaptığı çok sert açıklama ile Fransa’yı ciddi biçimde uyardı.

Kanaatimce bunlar çok ciddi gelişmelerdir. Ama eksiktir. Fiili yaptırımlar ihtiva etmediğinden fazla bir etkisi de olmayacaktır.

Ayrıca Türkiye’nin elinde Fransa ile ile ilgili olarak kullanabileceği Cezayir ve Ruanda örneklerinden önce kendi yakın tarihimizden ANTEP, MARAŞ ve URFA’nın Fransızlar tarafından işgali günlerinde yaşanan çok ciddi örnekler bulunmaktadır.

Devletlerarası ilişkilerde en geçerli yöntem yapılana ayni metotla karşılık vermektir. Yani size yapılanın aynisini derhal karşı tarafa yapacaksınız. Bu karşı davranışı anında yapmadığınız takdirde üstünlük hep hasım tarafta olacaktır.

Çünkü onlar bizim bir şey yapamayacağımızı bilerek devamlı saldırıyorlar. Bizi çok iyi tanıyorlar. Ayrıca devamlı borç vererek ve kendisine bağlı kılarak boynumuzu eğdirdiklerini düşünüyorlar. Bizim milli meselelerde dik durmadığımızı ve milli bir duruş sergilemediğimizi tecrübeleri ile bildiklerinden her fırsatta Ermenileri malzeme olarak kullanıyorlar.
Öncelikle Fransa’ya bilahare benzeri kararları alan İsviçre’ye karşı bize yapılan muamelenin aynisini uygulamak zorundayız.. Halkımız bu konuda yönetime her türlü desteği vermeye hazırdır.

Fransa'ya ve Ermeni terörü ile ilgili parlamentolarında karar aldıran 18 ülkeye vize uygulaması başta olmak üzere, Fransa'da dikilen Ermeni soykırım heykeli sayısında heykeli Antep-Urfa-Maraş'ta yapılan Fransız soykırımını yansıtmak üzere Türkiye'nin bütün şehirlerine görkemli törenlerle dikmek dâhil pek çok şey yapabileceğimiz unutulmamalıdır.

Fransa’ya karşı Cezayir ve Ruanda soykırımı hakkında TBMM'de kanun çıkartma uygulamasından önce ayni kanunun KAHRAMANMARAŞ- GAZİANTEP VE ŞANLIURFA’da yapılan soykırım hakkında çıkartmamız gerekmektedir.

Bugün unutmuş gibi göründüğümüz Fransa’nın Birinci Dünya Savaşı sonrasında işgal ettiği Adana'da, Urfa’da, Maraş’ta, Antep'te yaptıklarını yeniden ve bütün kitle iletişim araçları kullanarak gündeme taşımalıyız. Bu şehirlerimizin isimlerinin neden Şanlıurfa, neden Kahramanmaraş ve neden Gaziantep olduğunu ortaya koymalıyız. Konunun işlenmesi için koordinatör olarak bu illerimizdeki üniversitelerimize özel görev vermeliyiz. Fransa mezalimini bizzat yaşayan bu şehirler halkına maruz kaldıkları haksız saldırılar karşısında kendisini doğrudan savunma hakkı tanımalıyız. Bu işi organize edecek sivil toplum kuruluşlarına devlet deseği vermeliyiz.

Fransa’nın bize soykırım yaptı diyecek en son ülke olduğunu bıkmadan vurgulamalıyız. Dün bizim yaşadıklarımızı yakın geçmişte Vietnam başta olmak üzere Uzakdoğu’da, Cezayir başta olmak üzere Afrika’daki sömürgelerindeki halka fazlasıyla yaşattıklarını dünyaya yeniden hatırlatmalıyız. İnternet, CD, DVD filmi gibi her türlü kitle iletişim aracı kullanarak dünya kamuoyunu bilgi bombardımanına tutmalıyız.
Onlar yaptıkları soykırım sonucunda kendilerini demokrasi havarisi ilan ediyorlardı. Ama bizim gibi tarihin hiçbir döneminde yapmadığımız olaylar için bizi soykırım yapan ülke olarak tanıtmaya çalışıyorlardı. İşte şimdi karşı saldırı ile bunun tersini dünyaya anlatmak durumundayız.

Bu karşı saldırıda kullanacağımız temel konulardan biri de Fransa tarafından desteklenen ASALA terörüne son 30 yılda verdiğimiz şehitlerimizi hatırlatmak olmalıdır.

Fransa'ya bu yaptığı büyük yanlışı çok pahalıya mal edeceğimize inanmak istiyorum

Yetkilerimizi göreve davet ediyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
20 Aralık 2011 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale