29 Nisan 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Sadece 24 Kasım'larda hatırlanan öğretmenlerimiz
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Öğretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri olarak sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1924)

 25 Kasım 2005 Cuma 

Hayatımızın mihenk taşları, bizi biz yapan değerli varlıklar olan öğretmenlerimizi bu yılda 24 KASIM Öğretmenler Günü sebebi ile bir kere daha hatırlama imkanı bulduk.. 24 Kasım bugün ulaştığı mevki ve aldığı kültürü öğretmenlerine borçlu olan bizler için de çok anlamlı bir gün. Gönlüm bütün günlerin 24 Kasımlar gibi olmasını arzu ediyor..
Öğretmenlik, bir insanın ulaşabileceği en yüksek makam... Fakat sadece 24 Kasım Öğretmenler gününde bu gerçeği anlıyoruz.
Öğretmen, herkesin önünde saygı ile eğilebileceği en yüce insan... Fakat sadece 24 Kasım Öğretmenler gününde bu gerçeği anlıyoruz.
Okul, ülkenin geleceğini şekillendiren en kutsal mekan... Fakat sadece 24 Kasım Öğretmenler gününde bu gerçeği anlıyoruz.
Oysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetin ilk yılında öğretmenlerin Türk toplumu içindeki önemini şöyle vurguluyordu;

" Memleketi ilim, kültür, iktisat ve bayındırlık sahasında da yükseltmek, milletimizin her hususta pek verimli olan kabiliyetlerini geliştirmek, gelecek nesillere sağlam, değişmez ve olumlu bir karakter vermek lazımdır. Bu kutsal amaçları elde etmek için savaşan aydın kuvvetlerin arasında öğretmenlerimiz en mühim ve nazik yeri almaktadırlar"

Cumhuriyetimizin bugün içinde bulunduğu durum bundan 82 yıl önce Gazi'nin yukarıda açıkladığı talimatını yeterince anlayıp uygulayamadığımızı gösteriyor.
- İyi öğretmen, iyi yetişecek öğrenci demektir.
- İyi yetişmiş öğrenciler ise ülkenin bugünü ve yarınlarının teminatıdır.
İşte bu yüzden öğretmene ve öğretime yapılacak yatırımın sınırı olmamalıdır. Çünkü iyi yetişmiş öğretmenlerimiz ülkemizi 21 inci Yüzyılda bir dünya gücü haline dönüştürecek yegâne dayanak noktamızdır.
İnşallah öğretmenlerin önemini kavrayacak, onlara her alanda sahip çıkacak bir yönetime sahip oluruz. Çünkü bugün öğretmenlerimizin, dolayısıyla öğrencilerimizin durumu ve nihayet ülkemin durumu bir trajedinin birbirini tamamlayan sahneleri gibidir.
İşte 24 Kasım 2005'de arzu edilmeyen görüntümüz;

- Beklentileri duyarsız politikacılar tarafından hep hüsrana uğratılmış öğretmenlerimiz.
- Yıllardır okul sıralarında kendilerini bekleyen öğrencilerle birlikte ders hayalleri kuran, fakat ataması yapılamayan öğretmenlerimiz...
- Aldığı komik maaşlarla geçinemeyip ek işler peşinde koşan, ülkenin ekonomik, siyasi ve kültürel sorunları karşısında hayatta kalma mücadelesi veren açlık sınırında yaşam veren öğretmenlerimiz...
- Ülkemizin en uç noktalarında özveri ile hizmete koşan ama can ve mal güvenliğini sağlayamadığımız öğretmenlerimiz..
Oysa onlar bu ülkenin en büyük hazinesidir.
Onlar; bizi biz yapan, topraklarımızı vatanlaştıran, devletlerimizi devlet yapan, milletimizi çağların gerisinden çağların ötesine taşıyan, değerleri ölçülere sığmayan aziz insanlar ve kutsal varlıklarımızdır.

Değerli Öğretmenler;
Aranızdan bir kişi olmakla daima gurur duydum ve hep duyacağım.
Bugüne kadar öğretmenlerimizi konu alan pek çok şiir okudum. Ama hiç birinde aşağıda okuyacağınız şiir kadar beni duygulandıranına ve gözyaşlarımın akmasına sebep olanına rastlamadım.
Anavatan Türkiye'den 10.000 kilometre ötede, adeta ortaçağ şartlarını andıran bir ortamda, eski anavatanımız Orta Asya'da Altay Dağları eteklerinde kurulmuş bir Türk Okulunda, Türk bayrakları altında bir çekik gözleri bir Moğol genci Anadolu'dan gelerek kendilerini bilim ve teknoloji çağına taşımaya çalışan vefakar Türk Öğretmenleri için ağlayarak Türkçe okuduğu şiiri sizlere sunuyorum.
Bu vesile ile bizi biz yapan aziz öğretmenlerimizi saygıyla anıyorum. Başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.

---------------------------------------------------------------------------------
TARİH..: 1 Haziran 1998
YER ...: Moğolistan-Bayan Ölgiy Kazak-Türk Lisesi Diploma Töreni
KİŞİ... : Hayşi AYKERİM ( Kazak- Türk Lisesi Öğrencisi )

Ö Ğ R E T M E N İ M

Ben bir gülüm, sen bahçıvan,
Çok açarsam eser senin,
Mis kokarsam hüner senin,
Ama birde solarsam,
Günah senin, günah senin öğretmenim.

Ben tohumum, çiftçi sensin,
Çok sularsan ürün senin,
Bol olursam verim senin,
Ama bir de çürütürsen,
Hata senin, hata senin öğretmenim.

Ben elmasım, sarraf sensin,
Pırlanta isem emek senin,
Parlıyorsam yaldız senin,
Ama bir de parçalarsan,
Kırık senin, kırık senin öğretmenim.

Ben boş defter, kalem sensin,
Doğru yazsan yarın senin,
Güzel yazsan ikbal senin,
Ama bir de karalarsan,
Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim.

Ben öğrenci, sen öğretmen,
Başarırsam hüner senin,
Kazanırsam zafer senin,
Ama bir de kaybedersem.
Yok diyecek başka sözüm.
Yorum senin, yorum senin öğretmenim.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
25 Kasım 2005 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale