30 Mart 2017 Perşembe

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Psikolojik Harekat hakkında neler biliyoruz? 21. asrın en yaygın savaş metodu (10)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzünülecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1931

 19 Nisan 2005 Salı 

Üzerimizde bulunan yoğun ideolojik tahrik ve menfi propaganda uygulamasının yanında Türk halkının gerçekleşmesini istediği, beklentiler içinde olduğu pek çok çözüm gerektiren sorunu bulunmaktadır.
Her sahada yaygınlaşan ilgisizlik, sahipsizlik duygusu, içinde yaşanılan topluma uyumsuzluk, boş zamanlarını istediği gibi değerlendirememe, istikbal endişesi, yeterince karşılanamayan sağlık sorunları, işsizlik, pahalılık ve geçim zorlukları gibi hususlar insanların manevi yönünü etkilemekte, onları mutsuz ve geleceğinden umutsuz bireyler haline getirmektedir. İnsanlar kendilerini bu olumsuz ortamdan çıkartacak ışığı aramaya ve beklentilerini buna göre yönlendirmeye hazır hale gelmektedir.
İşte bu şekilde olumsuz ruh haleti içinde bulunan ve çıkış noktası bulamadığı için bunalıma girerek hem kendini ve hem de çevresini olumsuz tutum ve davranışları ile etkileyen bu insanlar profesyonel tahrikçilerin kolaylıkla kullanabilecekleri birer malzeme haline gelmektedir.
Ülkelerin milli menfaatlerini elde etmek için bir diğer ülkeye saldırarak işgal etmesi yerine, Psikolojik Harp metotlarını kullanarak hedef seçilen ülkenin eğitim ve kültür istilasına uğratılması günümüzde çok daha kolay ve etkili bir yöntem olarak başarı ile uygulanmaktadır.
Psikolojik Harekat uygulayıcıları çok sabırlıdır. Hedef seçilen ülke üzerinde birdenbire etki yapmak gibi bir lüksleri yoktur. Onlar toplumsal olayların tabii seyri içinde süreklilik gösteren ciddi çalışmalar yaparak toplumları yavaş yavaş kendi istekleri doğrultusunda hareket edecek bir seviyeye getirmektedir.
Bunun için psikolojik hareket ajanlarının ilk ele alacakları kesimler hedef toplumun gençliği olmaktadır. "Ağaç yaşken eğilir" atasözümüz boşuna söylenmemiştir. Bu yüzden ilk hedef olarak seçilen umut ve beklentileri yüksek gençler kolaylıkla kazanılmakta ve zamanla bu beyni yıkanmış gençler yönetim kadrolarına geldiklerinde artık psikolojik harp uzmanları için son derece elverişli bir çalışma ortamı hazırlanmış olmaktadır. Artık her türlü olumsuz tutum ve davranışlar dışarıdan değil, bizzat bu ülkenin yönetim kadroları tarafından dile getirilmektedir. Kendi yöneticileri tarafından verilen mesajların ülke halkı üzerindeki inandırıcılığı da yüksek olmaktadır.
Geleceğimizin teminatı olan gençliğimizin kaybedilmemesi için ülke gençliğinin milli kültür değerleri ile mücehhez ( teçhiz edilmiş, donanımlı ) bir şekilde yetiştirilmesi devletlerin öncelikli hedefi olmalıdır. Bu yapılamadığı takdirde karşı tarafın bunlar üzerindeki psikolojik yönlendirme gayretlerinin önlenmesi mümkün değildir.

PROPAGANDA ve PROPAGANDAYA KARŞI KOYMA:

Buraya kadar Psikolojik Harekat ile ilgili genel hususları inceledik. Şimdi de bu faaliyetin uygulama sahasındaki en etkili silahı olan PROPAGANDA üzerinde durmak istiyorum.
PROPAGANDA; hedef olarak seçilen toplulukların morallerini bozmak, onların her alanda başarma gayretlerini, mücadele azim ve iradelerini yok etmek, insanların inançlarını zayıflatarak kendilerine olan güvenini kaybettirmek ve nihayet kendileri tarafından tesbit edilen belirli fikirleri aşılamak maksadı ile Psikolojik Harekatın başvurduğu en etkili vasıtadır.
PROPAGANDA; Uygulayan tarafa yarar sağlamak amacıyla belirli bir grubun fikir, duygu, davranış ve tutumlarını etkilemek için hazırlanmış, kullanan tarafın milli amaçlarını destekleyen her türlü bilgiler, fikirler, doktrinler veya özel çağrılardır.
PROPAGANDA; Belli hedef gruplarının düşünce, inanç tutum ve davranışlarını etkilemek maksadını güden haber bilgi ve özel dokümanların kitle iletişim araçları yardımı ile planlı ve devamlı olarak hedef seçilen toplum üzerine gönderilmesi işlemidir.
Propaganda kelimesinin aslı Latince "PROPAGARE" kökünden gelmektedir. Kelime anlamı ise sözlüklerde; Yeni fikirler üretmek, yeni fidanlar dikmek şeklinde yer almaktadır.
Propaganda bugün dünyada çok yaygın olarak kullanılan bir kavramdır. Çünkü "Reklam Sektörü" günümüzde en gelişmiş ve yaygın bir ticari meta haline gelmiştir. Küreselleşen dünyada küresel şirketlerin egemenliğinde bulunan ticaret sektöründe şirketler mallarının satılması için reklam yapmak zorundadırlar.
Bunun için çok büyük harcamalar yapılmaktadır. Sonunda bizim ülkemiz de dahil olmak üzere bütün kitle iletişim araçları bugün reklamdan ( yani propagandadan ) aldıkları ücretler ile ayakta durmaktadır. Dolayısıyla sektör çok gelişmiş ve insanların beyinlerine hitabedecek ve piyasada mevcut birbirinin benzeri ürünler arasında kendi ürününün daha iyi olduğunu algılatacak tarzda insanların bilinç altına etki yapacak pek çok usul ve metot geliştirilmiştir.
Doğal olarak bu bilimsel ve teknolojik gelişmeler Psikolojik Harekat planlayıcıları tarafından dikkatle takip edilmekte ve benzeri metotlar uygulanarak fikirler daha da kolay şekilde enjekte edilmeye çalışılmaktadır.
Çok sinsi ve hoş olmayan niteliklerine rağmen kitleleri elde etmedeki gücü ve başarısı nedeniyle propaganda, psikolojik harp uygulamalarının en etkin, en yaygın ve değişmez silahı olarak kullanılmaktadır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
19 Nisan 2005 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale