24 ŞUBAT 2017 PERŞEMBE

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Atatürkçü Düşünce Sistemi - 50
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Milletler gam ve keder bilmemelidir. Şeflerin vazifesi, hayatı neşe ve şevkle karşılamak üzere milletine yol göstermektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1937

 6 Nisan 2005 Çarşamba 

ATATÜRK İLKELERİ VE CHP’NİN ALTI OKU:
Bir dönem mecliste temsil edilemeyen ve 3 Kasım 2002 seçimlerinde solun tek temsilcisi olarak ana muhalefet partisi sıfatıyla meclise giren CHP gerçekten Atatürk'ün Partisi midir? bunu görelim..
1999 Genel seçimlerinde Partisini meclis dışına düşürdüğü için başarısızlıkla suçlanıp istifa etmek zorunda bırakılan Deniz Baykal; yenilgiye doymadığı siyaset sahnesine 1 Tem. 2001’deki 29 ncu Olağan Kurultay ile yeniden CHP Genel Başkanı olarak dönmüştür.
Deniz Baykal'lı CHP, Atatürk'ün kurduğu CHP değildir. Bu partinin ismi ve Altı Ok'lu amblemi dışında Atatürk'ün CHP'si ile hiç bir ilgisi yoktur.
Atatürk'ün Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül 1923'te Halk Fıkrası adı ile kurulmuştur. Halk Fıkrası; Kurtuluş Savaşını başlatarak sonuçlandıran siyasal örgüt olan " Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti"nin partileşmesi ile meydana çıkmıştır..
Atatürk’ün 8 Nisan 1923'te yayınladığı "Dokuz Umde Beyannamesi "nde; “T.B.M.M. çoğunluğunu bir amaç çerçevesinde toplamak ve ülkeyi milli egemenliğe dayalı siyasi bir yapıya kavuşturmak için Sivas Kongresi esnasında kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'nin siyasi partiye dönüştürüleceği”açıklanmıştır. Daha sonra Halk Fırkası adını alacak partinin ilkeleri ise bir seçim bildirgesi ile ortaya konulmuştur.
"EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETE AİT OLDUĞU, HALKIN KENDİ KENDİSİNİ YÖNETECEĞİ ve T.B.M.M.'NİN MİLLETİN TEK VE GERÇEK TEMSİLCİSİ OLDUĞU " Bildirge'de özetle; vurgulanıyordu.
Partinin kuruluş dilekçesinde Genel Başkan Mustafa Kemal ve Genel Sekreter Recep Peker'in imzaları vardı. Mustafa Kemal Paşa, 19 Kasım 1923'te İsmet İnönü'yü Genel Başkan Vekili olarak atarken partinin adı Cumhuriyet Halk Fıkrası olarak değiştirildi. 1935 yılındaki Kongrede "FIRKA" sözcüğü "PARTİ" olarak değiştirildi. Sivas Kongresi ise; Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilk kurultayı olarak kabul edildi. Tüzüğüne göre parti bir "İNKÎLÂP"partisiydi ve ancak halkçı kişiler üye olabilecekti. Halkçılar ise ; halkın gerçek temsilcisi olacaklar, hiçbir sınıfın, ailenin, cemâatin veya bireyin ayrıcalığını kabul etmeyeceklerdi.
İşte bu vasıflara sahip CHP; önce Mustafa Kemal Atatürk ve sonra da İsmet İnönü liderliğinde ülkeyi muhalefetsiz olarak tam 27 yıl yönetti. Gerçi mecliste muhalefet partileri yoktu. Fakat muhalif milletvekilleri herzaman vardı. Meclis zabıtlarında yapılan incelemelerde Atatürk Dönemi CHP’nin çalışmalarında önemli konuların tam bir demokrasi içinde ciddi tartışmalarla kabul edildiğini görmekteyiz.
CHP' nin Atatürk İlkeleri olarak bildiğimiz ve parti ambleminde 6 ok ile temsil edilen CUMHURİYETÇİLİK, HALKÇILIK, MİLLİYETÇİLİK, İNKILÂPÇILIK, LÂİKLİK ve DEVLETÇİLİK ilkeleri 1937 yılında anayasaya dahil edilerek devletin temel ilkeleri oldu. 1950 yılında 27 yıllık artık değişmez gibi görülen CHP iktidarı yine eski bir CHP'li olan Celal BAYAR ve Adnan MENDERES’in Demokrat Partisi'ne devredildi.
İsmet İNÖNÜ tam 33 yıldır aralıksız Genel Başkanlığını yürüttüğü CHP'nin liderliğini hiç beklenmeyen bir şekilde, 14 Mayıs 1972'de sonradan birkaç dönem başbakanlık yapan ve o dönemde partinin Genel Sekreterliğini yürüten Bülent ECEVİT'e devretti.
12 Eylül 1980'de Askeri Yönetimi diğer partilerle birlikte 16 Ekim 1981'de Atatürk'ün CHP'sini de kapattı. Partinin mal varlığı hazineye devredildi. Haziran 1992'de askeri yönetimler zamanında kapatılmış bulunan partilerin açılabileceğine izin veren yasanın çıkması üzerine CHP yeniden eski adına ve mal varlığına kavuştu. Eski Genel Başkan Bülent ECEVİT ve kendilerini CHP'nin devamı olarak kabul eden SHP Genel Başkanı Erdal İNÖNÜ istemeyince eski delegelerle toplanan kurultayda Deniz Baykal Parti Genel Başkanı olarak seçildi.
Atatürk’ün Cumhuriyet Halk Partisi 1923-1992 arasındaki 70 yıllık süre içerisinde ülkemizde gerçekten kalıcı diyebileceğimiz önemli hizmetler ifa etti. Genellikle bürokrat ve şehirli aydın kesimin oylarını alan ve sol kanat temsilciliğini yürüten eski CHP yönetiminde çok mütecanis bir yapı ile kurallara uyan bir disiplin anlayışının hakim olduğu görülmüştür. Halkın PAŞA olarak tanımladığı Milli Mücadele’nin Batı Cephesi Komutanı Sayın İsmet İnönü sayesinde bu parti bilhassa Silahlı Kuvvetler mensupları ve bürokratlar arasında büyük destek bulmuştur.
Günümüzde Sayın Deniz Baykal'ın başında olduğu partinin eski CHP ile benzerliği sadece ismi ve değiştirmedikleri 6 oklu amblemidir. Geçen 10 yılın gazete arşivlerini tarayanlar yeni CHP’nin daima başkan ve yönetici arayışı içinde bulunduğunu, ve de birbiri peşi sıra kurultay toplayıp birbirlerini tasfiye etmekten memleket işleriyle pek ilgilenememiş olduğunu açıkça görebilirler.
Bugün Türkiye'deki CHP’ninde içinde bulunduğu demokratik sol diye nitelendirdiğimiz oyların toplamı istatistiklere göre en fazla % 35 civarındadır. Ciddi olarak biraraya gelebilseler, gerçekten büyük bir güç olarak siyasi istikrarı temin edecek bir halk desteği elde edebilirler.
Aslında Atatürk'ün ismini verdiği ve umdelerini oturttuğu CHP’nin yeterli altyapısı ve tecrübeli siyasi kadroları vardır. Fakat bugünkü yönetici kadroları ile bu mümkün görülmemektedir. Çünkü Sayın Deniz Baykal’ın ismi Türk siyasi tarihine hizipçilik, uzlaşmazlık ve parti içinde huzursuzluk olarak geçmiştir. Bu imajı değiştirmek kolay değildir.
CHP yönetimi birkaç yıldır yakından izlediğimiz icrâatlarıyla sadece kendi kendileriyle kavga etmişlerdir. Aslında neyi paylaşamadıklarını da anlamak mümkün değildir. Kendi fikirdaş ve gönüldaşlarıyla oluşturduğu partisinde istikrarı sağlayamayan bir kadrodan ülkenin idaresini beklemek inandırıcı olmamaktadır. Gönlümüz bugünkü CHP’nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’lü günlerin ruhuna ve hizmet anlayışına sahip, ayni zamanda sahiplendiği altı okun bilincini taşıyan bir parti olmasını arzu etmektedir.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
6 Nisan 2005 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale