254 TEMMUZ 2017 Salı

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Atatürkçü Düşünce Sistemi - 45
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Bir toplulukta kıymet ve kuvvet, onu kuran fertlerin kendilerini kıymet ve kuvvet saymalarındadır. Ancak bu gibi fertlerden kurulmuş olan toplumlardır ki, yekpare kıymet ve kuvvet manzarası gösterebilirler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1937

 25 Mart 2005 Cuma 

ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK ADINA YAPILAN YANLIŞLAR:
Atatürk ve Atatürkçü Düşünce Sistemi adına yapılan yanlışları sıralamaya devam ediyorum...

** Atatürk ve Atatürkçü Düşünce adına yapılan önemli yanlışlardan biri de; Atatürkçü Düşünce Sisteminin artık gelişmesini tamamladığı ve doktrinleşip "İZM" haline geldiği ve KAPİTALİZM-SOSYALİZM benzeri diğer uluslararası ideolojiler gibi bununda artık KEMALİZM olarak adlandırılması gerektiğinin her platformda vurgulanmasıdır.
Bilindiği gibi İZM'ler her yönü ile tartışılmış, görüşülmüş, iyi ve kötü yönleri belirlenmiş, uygulama sonuçları alınmış ve yeniden revize edilerek son şeklini almış DOKTRİN haline gelerek kitlelerin kullanımına sunulmuş fikri sonuçlardır.
Oysa Atatürkçü Düşünce daha bilimsel araştırma seviyesindedir.
Atatürkçülüğü halen bulunduğu seviye ile DOKTRİN olarak nitelendirmek büyük bir yanlışlıktır. Bu beş yaşındaki çocuğu askere almak ve ondan yirmi yaşındaki gencin performansını beklemekle eşdeğerdir. Yani bu düşünceyi doğmadan öldürmek demektir.
İşte bu boşluk görülmüş ve Atatürkçü Düşünceyi bilimsel metotlarla ortaya çıkartmak amacıyla Anayasanın 134 nüncü maddesi ile "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu" ve bu kurul bünyesinde görev yapacak "Atatürk Araştırma Merkezi" oluşturulmuştur.
Atatürk'ün fikir ve düşünceleri anayasal kurumlarımız tarafından bilimsel olarak tartışılacak, görüşülerek ve zaman içinde olgunlaşarak önce Konsept ve bilahare Doktrin haline dönüşerek uygulama alanına sokulacaktır. Kanaatimce Atatürkçü Düşünce Sistemini şimdiden "KEMALİZM" olarak nitelendirmek sistemin önünü tıkamak ve çalışmaları başlamadan baltalamak olarak görülmelidir..
Atatürkçü Düşünce'nin incelenip yaygınlaştırılmasında son derece önemli hizmetleri bulunan değerli bilim adamımız Prof.Dr. İsmet GİRİTLİ'nin aşağıya aldığım filkirleri çok açık olarak konuya ışık tutmaktadır.
" ÖTEKİ İDEOLOJİLERİN LİDERLERİ KEHANETLERİNİ HEP DONDURMUŞLARDIR. BİZ KEMALİZM'İN SÜREKLİ DİNAMİZMİNİ, ATATÜRK'ÜN TEMEL İLKELERİ DOĞRULTUSUNDA VE AKILCI BİLİMCİ BİR YÖNTEM İLE SÜRDÜRMEK VE ULUSAL BİR İDEOLOJİ HALİNDE OLUŞTURACAĞIMIZ KEMALİZM'İ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN YAŞAYAN VE UYGULANAN BİLİNÇLİ BİR KURALI HALİNE GETİRMEK DURUMUNDA VE ZORUNDAYIZ" (1)

** Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölümünün üzerinden 67 yıl geçmiştir. Dünya bu geçen süre zarfında pek çok siyasi, sosyal ve kültürel değişiklikler geçirmiştir. Kitle iletişim araçları çok gelişmiştir ve ülkelerin tabii sınırları eskisi gibi toplumları koruyamamaktadır. Küresel değerler baş döndürücü bir hızla dünya ülkelerini etkilemektedir. Gazi'nin fikirleri eskimemiştir, fakat yeni gelişen durumlara göre eksikleri olması doğaldır. Ayrıca Atatürk'ün her konudaki fikirleri bugüne kadar tam olarak ortaya konulamadığından ve uygulayıcı toplum kesimlerine yeterince ulaştırılmadığından herkesin kolaylıkla öğrenebildiği altı ilkesi ilgili ilgisiz şahıslar tarafından kullanılarak inanırlığını yitirmekte ve anlamsızlaşmaktadır.
Bunu akıllarda kalması için tipik bir örnekle açıklamak istiyorum.
Fakültesinin açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı fakültesindeki eğitimin mutlaka "Atatürk ilkeleri doğrultusunda" yapılacağını açıklarken, acaba kendisini dinleyenlerin "Atatürk'ün Cumhuriyetçilik İlkesi ile böbrek nasıl ameliyat edilir. Veya göz hastalıklarında Devletçilik İlkesi'nin etkisi neler olabilir" diye düşünenebileceğini aklına getiremiyor mu ?
Bunun aynisini mimarlık fakültesinde de görmek mümkündür. Misalleri her alanda çoğaltmak mümkündür.
Demek ki her yetkili kendisini mutlaka Atatürk'ten bir şeyler söylemek zorunluluğunda hissediyor. Buna ihtiyacı olduğu kesin.
Doğal olarak toplumun bütün kesimlerinin Atatürkçü Düşünce Sistemi içinde yapacağı işler ve ulaşacağı hedefler vardır. İşte bulunup çıkartılacak olan husus budur. Her kesimin yapacağı işler ve ulaşması gereken hedefler aranıp bulunmalı ve kullanıcı birimlere Atatürk ilkeleri yerine bunlar ulaştırılmalıdır.
Sonuç olarak; toplumun bütün kesimleri Atatürk'ün sadece kendilerini ilgilendiren düşüncelerini kullanmalı ve bu şekilde medyanın desteğiyle bütün milletin gözü ön ünde oynanan komedyaya son verilmelidir.
-------------------------
(1) Atatürk Yolu Dergisi, Otomarsan Kültür Yayını, İstanbul.1981


Dr. Tahir Tamer Kumkale
25 Mart 2005 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale