24 ŞUBAT 2017 CUMA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Atatürkçü Düşünce Sistemi - 40
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Bir toplulukta kıymet ve kuvvet, onu kuran fertlerin kendilerini kıymet ve kuvvet saymalarındadır. Ancak bu gibi fertlerden kurulmuş olan toplumlardır ki, yekpare kıymet ve kuvvet manzarası gösterebilirler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1937

 14 Mart 2005 Pazartesi 

ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK ADINA YAPILAN YANLIŞLAR:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk gençliğine olan güvenini incelemeye devam ediyoruz. Atatürk, milli mücadele döneminde ve sonradan gerçekleştirdiği uygarlık miücadelesi döneminde bir yandan Türk milletine dayanırken bir yandan da kendine inanmış ve ilkelerini besimsemiş bir gençlik yetiştirmeye itina göstermiştir. Çok kısıtlı bir kadro ile gerçekleştirdiği inkılaplarının ihtiyaç duyduğu yetişmiş insangücü eksikliğini bilgili ve inançlı gençlerle doldurmak istemiştir. Bunda da muvaffak olmuştur.
O'nun milletinin gençliğine olan sarsılmaz güvenini şu sözlerinde görüyoruz.;
"GENÇLER; BENİM GELECEKTEKİ EMELLERİMİ GERÇEKLEŞTİRMEYİ ÜSTLENEN GENÇLER !... BİRGÜN BU MEMLEKETİ SİZİN GİBİ BENİ ANLAMIŞ BİR GENÇLİĞE BIRAKACAĞIMDAN DOLAYI ÇOK MEMNUN VE MESUDUM..."
Kendisine bu derece güvenilen gençlerimiz Gaziyi bütün yönleri ile tanımalıdır. O'nu tanımak ise, ancak O'nun fikirlerini ve duygularını bilerek ve benimseyerek gerçekleşebilir.
Atatürkçü Türk Gençliği;
O'nun kendilerine armağan ettiği akılcı, bilimsel ve daima kendini yenileyen çağdaş ideolojiye dört elle sarılmalı ve bu ideolojiyi söz ve düşünce yığını olmaktan kurtarıp uygulama alanına geçirmelidir.
Gençlerimiz unutmamalıdır ki;
Bugün 82 nci yılına ulaşan Türkiye Cumhuriyeti Devleti Atatürkçü Düşünce Sistemi üzerine kurulmuştur. Anayasamız bu konuda temel belge olarak elimizin altındadır...
Sonsuza kadar devam edecek güçlü ve kuvvetli bir Türkiye için; gençlerimizin Atatürkçü Düşünce ile şuurlanmasına, bu düşünceye inançla sahip çıkmasına, ve bu düşüncenin eserlerini kuşaktan kuşağa aktarmak zorunda olduklarının bilinci içinde bulunmalarına ihtiyacımız vardır...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e göre gençlerimiz;
" .... MİLLİ ŞUURA SAHİP, MİLLİ BENLİĞİNİ TANIMIŞ, TÜRK KÜLTÜRÜ İLE BİLİNÇLENMİŞ, MODERN VE ÇAĞDAŞ DÜNYANIN GELİŞMESİNİ TAKİP EDİP ONA AYAK UYDURABİLEN MÜSBET İLMİN SİLAHLARIYLA DONANMIŞ OLMALIDIR...
TÜRK İSTİKLALİNİN VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN SONSUZA KADAR DEVAM ETTİRME GÖREVİNİN EMANET EDİLDİĞİ GENÇLERİMİZ ÇAĞDAŞ EĞİTİM VE ÖĞRETİM METOTLARI İLE YETİŞTİRİLMELİDİR."

Gazi'nin kastettiği ve özlemini duyduğu gençlik; parçalanmış, bölünmüş ve ayrı idealler peşinde koşarak birbirleriyle çatışan, yani yabancı ideolojilerin esiri olan bir gençlik değildir. O'nun idealinde yaşattığı gençlik;

- Türk milletinin müşterek eğilimlerini temsil etmelidir.

- Hiçbir yabancı ideolojiye alet olmamalıdır.

- Birbirleriyle fikir ve inanç birliği ve kültür bütünlüğü içinde bulunmalıdır.
Bilindiği gibi Atatürkçü gençliğin yoğun olarak bulunduğu üniversitelerimiz ülkemiz üzerinde kirli oyunlar peşinde koşan küresel mimarların ve bunları kullanan küresel güç merkezlerinin en önemli hedefidir. Bu dün böyle idi. Bugün de aynen devam etmektedir.
Atatürkçü genç nesillerimiz üzerinde dün oynanan oyunlar bugünde benzeri senaryolarla bıkmadan usanmadan gündeme getirilmektedir. Gençlerimiz küresel güçlerin potansiyel hedefi olduklarını bilmeli, bilinçli davranarak şer güçlerin oyununa gelip ülkemizin bölünmesine alet olmamalıdır.
Gençlerimizin her türlü yıkıcı ve bölücü fikre karşı korunması, Atatürkçü fikir ve düşünce ile aydınlatılması ülkemizin ve Cumhuriyetimizin bek'ası için zorunludur. Bu husus bilhassa bizim nesillerimiz için vazgeçilemez bir zorunlu görevdir. Yöneticilerimiz bunu bilerek ve Ata'mızın verdiği aşağıdaki kesin talimatı daima hatırlayarak her fırsattan istifade ile gereğini yerine getirmeye çalışmalıdır..
"YETİŞECEK ÇOCUKLARIMIZA VE GENÇLERİMİZE GÖRECEKLERİ TAHSİLİN HUDUDU NE OLURSA OLSUN, EN EVVEL VE HER ŞEYDEN EVVEL TÜRKİYE'NİN İSTİKLALİNE, KENDİ BENLİĞİNE VE MİLLİ GELENEKLERİNE DÜŞMAN OLAN UNSURLARLA MÜCADELE ETMEK GEREĞİ ÖĞRETİLMELİDİR."

Şimdi 1937 yılına dönelim.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk TBMM'de yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapmaktadır. Önce Türk Kültürünü izah eder, ve kültürümüzün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkartılmasının yollarını ve nasıl yapılması gerektiğini anlatır. Ülke meselelerinin çözümünde yardımcı olacak ideolojileri anlayacak ve anlatacak, bunları nesilden nesile aktaracak fertler ile kurumların yaratılmasını ister. Ve sözlerini şu tarihi sözleri ile tamamlar;
"..İŞARET ETTİĞİM PRENSİPLERİ, TÜRK GENÇLİĞİNİN KAFASINDA VE TÜRK MİLLETİNİN ŞUURUNDA DAİMA CANLI BİR HALDE TUTMAK ÜNİVERSİTELERİMİZE VE YÜKSEK OKULLARIMIZA DÜŞMEKTEDİR."
Evet şimdi günümüze dönelim ve üniversite gençliğimize bakalım. Gazinin verdiği talimatları bir bir hatırlayarak nerede ve nasıl yanlış yaptığımızı kendimize soralım...
Acaba nerede hata yaptık?


Dr. Tahir Tamer Kumkale
14 Mart 2005 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale