24 ŞUBAT 2017 CUMA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Elektrik enerjisinde ulusal politika ihtiyacımız (Usiad raporu)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Biz Türkler yüz sene evveline kadar herşeyi kendi çekicimizle, kendi örsümüz üzerinde vücuda getirir, kendi çarşımızda kendi elimizle satardık. İşte bunun için büyük millettik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1923

 5 Mart 2005 Cumartesi 

Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Başkanı Sayın Kemal ÖZDEN Bey’in gönderdiği “ELEKTRİK ENERJİSİNDE ULUSAL POLİTİKA İHTİYACIMIZ” başlıklı kitapçığı dikkatle ve ibretle okudum.
Kitapta 2004 yılı itibarıyla Elektirik enerjisindeki durumumuz ve geleceğimizin ne olacağı hususları bütün çıplaklığıyla ortaya serilmekteydi.
Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneğinin çalışmalarını birkaç yıldır yakından takip etme fırsatını buluyorum.. Şahsen tanımaktan memnuniyet duyduğum Başkan Kemal ÖZDEN Bey, iki ayda bir çıkan BİLDİREN isimli yayın organlarını aksatmadan adresime gönderdiği için derneğin çalışmalarını yakından izleme fırsatım oldu. Son derece başarılı hizmetler üretiyorlar. Durdukları milli çizgiden asla taviz vermeden ülke gündemindeki sorunları akılcı bir şekilde çözümler üreterek bunları çeşitli vasıtalarla kamuoyunun gündemine taşıyorlar.
Deyimi yerinde kullanmak gerekirse bir sivil toplum kuruluşunun yapabileceği hizmetin azamisini üretmeye çalışıyorlar ve bunda da başarılı oluyorlar. Doğal olarak bu başarıda Kemal Özden Beyin araştırıcı ve yapıcı çalışmalarının katkısı hemen belli oluyor. USİAD bu defa ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan Elektrik Enerjisi konusunu gündemlerine almışlar ve konuyu bütün unsurlarıya masaya yatırmışlar ve mevcut durumumuzu ortaya çıkardıktan sonra neler yapılması gerektiğini de konunun uzmanlarına incelettirerek detayları ile konuyu kamuoyuna taşımışlar.
Sorun gerçekten çok ciddi. Ve acilen çözüm gerektiriyor. Bunu ben değil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi GÜLER, Petrogaz Dergisinin Ocak 2003 sayısında şöyle dile getiriyor.
“Enerjide %65 oranında dışa bağımlılık var. Bu 2020 yıllarında %80 ‘lere varacak. Dışa bağımlılık milli güvenliğimizi tehdit eder boyutlarda.
İthal edilen 16 Milyar Metreküp doğalgazın 11 milyar metreküpünü elektrik üretiminde kullanıyoruz. Ve bunun da % 22-23 ‘ü yolda kayboluyor. Bu sağlıklı bir tablo değil. Türkiye’ nin kendi öz kaynakları var. Biz hidrolik kapasitenin şu anda sadece % 35 ‘ini kullanıyoruz. Her sene 3-5 Milyar Dolarlık enerjiyi denizlere taşıyoruz. Maalesef nedense yanlış bir politika uygulanıyor veya bir politikasızlık sonucunda su kaynaklarımızdan yararlanamıyoruz. Bizim dönemimizde suya petrol değeri vereceğiz. “
Bakan GÜLER’in bakanlığa yeni atandığı günlerdeki bu kendi kaleminden çıkan tesbitleri ile Rapor başlıyor. Ve şöyle devam ediyor. 2004 yılında tespit yapılmıştır. Ülkemizin ulusal bir enerji politikası yoktur. Dolayısıyla ulusal bir enerji politikası da yoktur. Bunun için elektrik üretiminde ciddi ve kalıcı sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunlar ulusal sanayiimizin ve iş dünyamızın vahşi küresel saldırı ve yarışı karşısında rekabet etmesini engellemektedir. Bu konuda artık siyasi irade ortaya konulmalıdır.
Bu araştırma kapsamında Türkiye’de elektrik enerjisi sektörünün tarihçesi, mevcut durumu, ihtiyaç projeksiyonu, yeniden yapılanması, dünyanın enerji politikalarının durumu ve uzun dönemli planları incelenmiş ve bu alandaki sorunlar, darboğazlar, ve ihtiyaçlar tesbit edilmiştir.
Toplam 78 sayfalık rapor bir çok teknik ayrıntının sonunda genel bir değerlendirme ve bu değerlendirmeye dayanarak yapılan ÖNERİLER Bölümü ile son buluyor.
Raporun içeriği daha çok teknik hususları ihtiva etmektedir. Bu bakımdan ben BİLDİRİ-YORUM köşesinde bu önemli raporun ÖNERİLER Bölümünü aynen alarak gerek yöneticilerimizi ve gerekse enerjiyi kullanan toplum kesimlerini uyarmak istiyorum.

Ö N E R İ L E R;
1. Elektrik enerjisi politikamızda öncelikle ulusal kaynaklarımız geliştirilmeli, uzun vadeli ve gerçekçi bir enerji planlaması yapılmalı ve enerjide güvenli bir gelecek kurulmalıdır.

2. Enerji çeşitliliği içerisinde öz kaynakların payını yükseltici teşvik ve uygulamalara biran önce başlanılmalıdır.

3. Konvansiyonel kömür teknolojisi ile çalışan tüm termik santrallerden linyite dayalı termik santrallerde akışkan yatak teknolojisine öncelik verilmelidir.

4. Bundan sonra kurulacak termik santrallerin temiz kömür teknolojileri ve kojenerasyon sistemiyle olması ve çevredeki yerleşim yerleri ile sanayiinin ısı ihtiyacının buradan sağlanması teşvik edilmelidir.

5. Elektrik enerjisi talebinin sürekli, güvenilir, kaliteli ve ucuz bir şekilde sağlanması ve arz güvenirliğinin temin edilebilmesi için sektördeki tüm yatırımların zamanında ve koordinasyon içinde proğrama alınması ve uygulanması sağlanmalıdır.

6. Elektrik enerjisi üretimi yatırımları üretim, iletim ve dağıtımda öncelikle mevcudun iyileştirilmesi ve rantabl işletilmesine yönelik olarak teşvik edilmelidir.

7. Yatırımların geri dönüş süresi doğal gaza göre daha uzun olan temiz, yüksek verimli ve daha düşük emisyonlu kömür teknolojileri özendirici devlet teşvikleri ile tercih edilir duruma getirilmelidir.

8. Bugüne kadar uygulanan politikalarla; kuruluşlarındaki mevcut altyapılarını kaybeden, politikacı ve enerji lobilerinin baskı alanı durumuna getirilen, verimliliği azaltılan, bütçeleri kısılan, kalifiye personel kaybına uğrayan, koordinasyon anlayışı yok edilen kamu kurumlarının ulusal çıkarlarımız doğrultusunda yeniden yapılandırılması hedeflenmelidir.

9. Kamu Reformu Temel Yasası, Kamu Personel Rejimi Yasası ile enerji ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları yeniden organize edilirken, verimli ve hızlı işleyiş esas alınmalı, ancak ulusal çıkarların korunmasına yönelik ulusal politikaların uygulanmasını zafiyete uğratacak düzenlemelerden kaçınılmalıdır.

10. Enerji dağıtım şebekesinde hızla artan kayıp ve kaçak oranının kontrol altına alınması ve azaltılması öncelikli hedef olarak ele alınmalıdır.

11. Yaklaşık 600 imalatçının bulunduğu, iç talebin % 70’ini karşılayacak şekilde üretim yapmakta olan ve ülkemiz için önemli bir sanayii kolu olan Türk Elektromekanik sanayi korunmalı ve AR-GE faaliyetleri açısından teşvik edilmelidir.

12. Enerji üretim, iletim ve dağıtım tesislerinde yerli elektromekanik teçhizatın kullanılması ve mühendislik hizmetlerinin yurtiçinden sağlanması özendirilmelidir.

13. “Enerjide tasarruf” ve “sanayide kullanılan enerjide verimlilik”çalışmalarına daha fazla önem verilmelidir. Tasarruf bilincinin oluşturulması için eğitimden uygulamaya kadar sürekli ve etkili çalışmalar yapılmalı, bu konuda çaba gösteren vakıf, dernek, kurum ve kuruluşlar desteklenmelidir.

14. Elektrik enerjisi fiyatlandırma politikaları gözden geçirilerek enerji tarifelerindeki sektör dışı vergi ve fonlar kaldırılmalıdır.
15. Linyit üzerinden alınan KDV azaltılmalı, yerli kömür üretimi alanındaki vergiler kaldırılarak rezervlerin değerlendirilmesi teşvik edilmelidir.

16. Sanayi elektriği fiyatları “Ulusal bir Elektrik Enerjisi Politikası” çerçevesinde atılacak adımlarla hızla aşağıya çekilmeli ve ulusal sanayimize daha ucuz üretim ve rekabet şansı yaratılmalıdır.

17. Toplam 6000 MW’lık kurulu güç potansiyeline sahip olan küçük hidroelektrik santralların yapımı ve işletmesine özel sektörün ilgisi çekilmeli, çeşitli uygulamalarla yatırımlar teşvik edilmeli, YAP-İŞLET-DEVRET modeli ile yapımı süren projelere hazine garantisi devem etmelidir. Bu koşullar altında bu santralların büyük bir bölümünün 2007-2010 yılında işletmeye alınabileceği gözardı edilmemelidir.

18. DSİ Yatırım Proğramında yer alan ve kurulu gücü 1400 MW, yıllık ortalama enerjisi yaklaşık 5 milyar Kwh olan Deriner, Borçka, Muratlı ve Ermenek barajları için tahsis edilen ve kullanıma hazır hale getirilen krediler kullanılmalı ve kısa zamanda devreye girebilecek bu projeler gecikmeden işletmeye alınmalıdır.

19. DSİ tarafından 450 Milyon ABD Doları yatırım yapılarak barajları bitirilen ve geriye sadece 50 Milyon ABD Dolarlık santral imalatları kalan Obruk ve Uzunçayır projeleri biran önce tamamlanmalıdır. Kaynak aktarılması halinde bir yılda tamamlanacak bu projelerden yılda 800 milyon Kwh, yaklaşık 50 milyon ABD Doları tutarında enerji üretilecektir. Bu enerji halen dışa bağımlı ve daha pahalı olarak doğalgaz santrallarından üretilmektedir.

20. Uluslararası ikili işbirliği çerçevesinde kredili olarak DSİ tarafından programlanan ve henüz inşaatına geçilmeyen, yıllık ortalama üretimi 20.2 Milyar Kwh. olan 24 adet Hidro Elektrik Santralı biran önce ele alınmalıdır.

21. Doğalgaz antlaşmalarında her iki tarafa da verilen gaz sevkiyatını yavaşlatma hakkı kullanılarak barajlardaki su miktarının arttığı yağışlı dönemlerde Hidroelektrik enerji üretimi arttırılmalıdır. Aksi takdirde bu ithal kaynakla üretim zorunluluğu, enerji üretim maliyetini arttıracak ve büyük maliyetli HES yatırımlarının rantabilitelerini düşürecektir. Bu durum kıt kaynaklarla yapılan yatırımların verimli kullanılmaması anlamına da gelecektir.

22. Önümüzdeki dönemde yerli ve yenilenebilir kaynaklı enerji santrallarımızın bir yandan yapımları faaliyeti arttırılırken diğer yandan özellikle Hidro Elektrik Santrallarının planlanan yıllık ortalama enerjilerini üretebilmeleri için planlama ve işletme çalışmalarında daha özenli olunmalıdır.

23. Rüzgar enerjisi santrallarının yaygınlaşması amacıyla yerli üretimin geliştirilmesi için gerekli teşvik tedbirleri uygulanmalıdır.
24. Sektörün gelişmesinde üniversite-sanayi işbirliği sağlanmalı, Teknopark uygulamaları Enerji sektörününü de kapsayacak şekilde biran önce geliştirilmelidir.

25. Uzun süre önce hazırlanan “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı” biran önce TBMM gündemine alınmalıdır. Yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili yasa biran önce çıkartılmalıdır.

26. Elektrik enerjisi maliyetlerinin dünya ile rekabet edebilir duruma gelmesi, santrallardaki ilk yatırım, işletme ve üretim maliyetlerinin belirli bir seviyede olması ve fiyatlandırma politikaları ile doğrudan ilgilidir. Ülkemiz gerek ulusal enerji güvenliğimiz ve gerekse ulusal sanayimiz açısından büyük sorunlar yaratan geçmiş politikaların yerine ulusal kimlikli politikaları bir an önce uygulamaya koymalıdır. Elektirik enerjisi sektöründe geçmişte alınan yanlış kararlar ve uygulanan politikalar bugünkü problemleri ve dışa bağımlılığı yaratmıştır. Bugün alınacak kararlar ve uygulanacak politikalar geleceğimiz için çok büyük bir önem taşımakta olup özellikle enerji alanında artık hata yapma lüksümüz kalmamıştır.

Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği tarafından hazırlattırılan “ELEKTRİK ENERJİSİNDE ULUSAL POLİTİKA İHTİYACIMIZ” başlıklı Raporun 26 maddelik ÖNERİLER Bölümünü aynen sizlere aktararak kamuoyunu bilgilendirme görevimi yerine getirmiş oldum. Bu maddede yazılanların hepsinin altına imzamı atacak kadar konuyu önemsiyorum ve bu konuların sıkı bir takipçisi olacağımı da bildirmek istiyorum.
Dünyadaki enerji yoğun merkezlerin küresel güçlerin elde etmek istediği başlıca hedefler olduğunu gözönüne aldığımızda, böyle önemli bir konunun titizlikle araştırılmasına ve kamuoyuna duyurulmasına imkan hazırlayan Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği yöneticilerini takdir ve tebrik ediyorum. Sanıyorum ki şimdi daha başka önemli dosyalar üzerinde çalışmalarına devam ediyorlardır. Ne çıkacak. Bekleyip göreceğiz...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
5 Mart 2005 Cumartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale