24 ŞUBAT 2017 CUMA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Atatürkçü Düşünce Sistemi - 36
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Gerek askeri hayatımın ve gerek siyasi hayatımın bütün devir ve bölümlerini işgal eden mücadelelerimde daima hareket prensibim, milli iradeye dayanarak milletin ve vatanın muhtaç olduğu gayelere yürümek olmuştur. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1928

 21 Şubat 2005 Pazartesi 

ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNE DÜŞMAN OLAN UNSURLAR:
Her türlü yıkıcı ve bölücü yayın piyasalarda bol miktarda ve ucuz fiyatlarla elden ele dolaşırken bunların yanında milli değerlerimizi ortaya koyan, milli birlik ve bütünlüğümüzü perçinleyecek yayınlarımız yok denecek kadar azdır. Çünkü milli değerleri ve fikirleri yansıtan yayınların basım ve dağıtım finansmanı dış güçlerin diğer yayınlara sağladığı müthiş maddi desteğin ve reklam desteğinin yanında adeta yok durumundadır.
Bunları dile getirmemin nedeni Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yönetici ve öğretmenlere verdiği talimatın yerine getirilmesinin pek te kolay olmadığını vurgulamak içindir. Evet, ülkemize düşman olan unsurları yetişecek çocuklarımıza anlatacak olanlar önce kendileri bu bilgileri öğreneceklerdir. Bunun için piyasalardaki mevcut kitap ve dokümanlar ile öğretim müesselelerindeki yetişmiş öğretmenlerden yararlanacaklardır. Oysa bunları yetiştirecek ne yeterli doküman ve nede bu iş için özenle yetiştirilmiş yeterli sayıda bir öğretmen kitlesi mevcut değildir. Adamın dediği gibi "Bütün köpekler ortalığa salıverilmiş, ama taşların tamamı bağlanmıştır."
Atatürk sevgisinden uzak kalan genç beyinlerimize Atatürk sevgisinin kazandırılması, genç beyinlerin Atatürkçü Düşünce ışığıyla doldurularak her türlü yıkıcı ve bölücü küresel saldırıya karşı kendini, milletini ve devletini koruyacak hale getirilmesi Anayasamıza göre devletimizin temel görevidir.
Bizlere Türk'ün milli varlığına düşman olan bütün unsurlarla mücadele edilmesini ve yeni nesillere bunları öğretmemizi emreden Gazi Mustafa Kemal Atatürk; bu yolda en önemli desteği yapmış, çeşitli yerlerde ve zamanlarda yaptığı konuşmalarda gerçek düşmanlarımızı göstermiş ve onlarla müdadele etmek gereğini vurguladıktan sonra, nasıl mücadele etmemiz gerektiğinin yollarını da açıklamıştır.
Burada Gazi'in dönemindeki tehlikelerden bir tanesi hakkındaki görüşlerini ve buna karşı yapılması gerekenlere ait talimatını örnek olarak vermek istiyorum. Bugün bu tehlike olmayabilir, ama daha büyükleri ve daha etkilileri vardır. Önemli olan tehlikenin kendisi değildir. Önemli olan mevcut tehlikelere karşı nasıl mücadele etmemizin gösterilmesidir.
Tarih: 6 Ağustos 1929. Yer: Eşkişehir Garı. Ankara'dan İstanbul'a giderken sabaha karşı kendisini karşılayan Temyiz Mahkemesi hakimleriyle Türk işçilerine yaptığı tarihi konuşmada Gazi şunları söylemiştir.
" Türk Milletinin sosyal düzenini bozmaya yönelik bütün çalışmalar boğulmaya mahkümdur. Türk milleti, kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhinde çalışmak isteyen müfrit (aşırı), sefil, vatansız ve milliyetsiz sebukmağzların (sapkınlar) hezeyanlarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara müsamaha edecek bir heyet değildir.
O şimdiye kadar olduğu gibi doğru yolu görür. Onu yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye ve kahredilmeye mahkümdur. Bunda köylü, işçi ve bilhassa kahraman ordumuz candan beraberdir. Buna da kimsenin şüphesi olmasın.
Hakim Efendiler;
Sizler kanun adamlarısınız. Ellerinize milletin, vatanın her türlü hak ve menfaatlerini koruyan kanunlar tevdi edilmiştir. İşaret ettiğim noktaları işittiniz. Türk miletinin büyük haklarını müdafaa ederken bu noktalar ehemmiyetle göz önünde tutulmalıdır.
Bu memleketteki komünistler sadece bizim tevkif ve hapsettiklerimziden ibaret değildir. Bu işlerle bizzat yakından alakadar olacağım.
Şurası unutulmamalıdır ki, Türk aleminin en büyük düşmanı komünistliktir . Her görüldüğü yerde ezilmelidir ..."

Yukarıdaki ifadeleri ile düşmanı açıkça belirleyen Gazi, komünist fikirlerin ne olduğunu ve komünizm uygulamalarını çok iyi biliyordu. Ve bu fikirler O'nun milli mücadeleye başladığı tarihlerde uygulama alanına giriyor ve Çarlık Rusyasının yönetimine hakim oluyordu. Üç kıtaya ve pek çok millete altıyüz yıl hükmetmiş bir büyük Cihan devleti olan Osmanlı'yı bir kalemde tarihe gönderen, dünyada yaşayan Müslümanların dini liderlik makamı olan HALİFELİK müessesesini kaldırabilecek gücü bulunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk istese idi ve de gerekli görse idi, Türk milletine Komünizmi bir yönetim sistemi olarak seçer ve alırdı. Bu seçime milletin hiçbir ferdi hayır demek cesaretini gösteremezdi.
Ama önderimiz bunu yapmamış aksine bu sistemi Türklük aleminin en büyük düşmanı olarak görmüştür. Ve bu sistemle mücadele için her görüldüğü yerde ezilmelidir" şeklinde çok kesin ve net bir talimat vermiştir.
İşte işin püf noktası ve ders alınacak bölümü burasıdır..
KOMÜNİZM nasıl ezilecektir.? Sorun buradadır.
Bütün milli meselelerimizde milletçe yolumuzu aydınlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk düşmanı yalnız göstermekle kalmamış bize bu sinsi düşmanla mücadele etmenin ve korunmanın yollarını da açıklamıştır.
Atamızın bu konudaki fikirlerini açıkladığı 17 Ocak 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekillerine yaptığı konuşma yarınki yazımızın konusu olacaktır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
21 Şubat 2005 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale