20 ŞUBAT 2017 PAZARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net



Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Cumhuriyetimiz 87 yaşında
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 28 Ekim 2010 Perşembe 

Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu kemiyet ve keyfiyette yetiştirmek sizin elinizdedir.(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1924)
Varlığından her Türkün gurur duyduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti 87 yaşındadır.
Cumhuriyetimiz; Anadoludaki Türk milli varlığının ömrünü tamamlamış Osmanlı İmparatorluğu içinden yeni ve bağımsız bir devlet yaratma çabalarının geliştirdiği milli bir oluşumdur.
Cumhuriyetimizin küresel güçler tarafından kabul edilip benimsenmesi kolay olmamıştır. Sahip olduğu milli güç potansiyeli ve coğrafi konumunun kazandırdığı özellikler yüzünden Cumhuriyetimiz küresel güçlerin hâlâ göz diktiği önemli bir varlıktır.
Şehit kanları ile vatanlaşan topraklarımızda milli çıkarları olan devletler ile bunların içimizdeki gizli işbirlikçilerine karşı her alanda verdiğimiz mücadele 87 yıldır devam etmektedir. Bu topraklarda kaldığımız sürece bu amansız mücadele asla bitmeyecektir.
Cumhuriyetimizin temelinde Türk halkının kendi hakkında her sahada karar vermesini sağlayan Milli Hakimiyet fikri yatmaktadır. Cumhuriyet ile birlikte halk iradesinin bölünmezliği, milli kuvvetlerin parçalanmazlığı kavramları yerleşmiştir.
Cumhuriyet ile birlikte Türk toplumunun yapısı yeniden şekillenmiştir. Tek fertten başlayarak toplumun bütün kesimlerinin refahı ve mutluluğunu sağlama amacına yönelmiş bir devlet var edilmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetimizin temel yapısını ve bu yönetimin sağladığı imkanları şöyle açıklamaktadır; " Devletini ve hükümetini kendi malı ve ve koruyucusu olarak tanımak, bir millet için ne büyük nimet ve de mazhariyettir. Türk milleti; bu neticeye cumhuriyet ile varmış ve her yıl bunun artan semerelerini görmüş göstermiştir.”
Cumhuriyetin ortaya çıkışında onbinlerce şehidimizin kanı, kahraman gazilerimizin üstün gayreti ve alınteri vardır. Cumhuriyete giden süreçte tarihten silinmek istenen Türk milletinin yitirilmiş görünen bütün öz yetenekleri, bilinmeyen ve anlaşılamayan özellikleri bir kere daha dünyaya isbat edilmiştir. Bugün var güçleri ile cumhuriyetize saldıran küresel mihrakların Türkün bu büyük gücünü asla göz ardı etmemeleri gerekmektedir.
Cumhuriyet; Anadolu Türklüğü için sadece bir idare tarzı değil, bir varlık ilkesidir.
Cumhuriyet; bulunduğumuz coğrafyada asla istenmeyen Türk milletinin varolma şuurunun temel taşıdır.
Cumhuriyet; tarihin Türk milletine kazandırdığı milli kültür değerleri ile meydana çıkan milli birlik ve beraberlik duygusunun doğal sonucudur. Aslında bu şuurlu yapıya sahip olunmasa idi bugün özgürlükler ve bağımsızlıktan bahsedemiyeceğimiz gibi cumhuriyetin sağladığı imkanlardan da yeterince yararlanmamız mümkün olmazdı.
Cumhuriyetimiz; tarihte ilk defa ideolojilerin, tahrik ve ayaklandırma isteklerinin; toplumları sınıflara ayırıp, birini diğerine hakim kılarak, ihtilallerle sonuç alma gayretlerinin dışında; Türk Milletinin dünyanın başlıca büyük kuvvetlerine karşı tamamen yalnız kaldığı anda; kendisini sömüren güçlerin yönettiği bir ortamda harekete geçerek kurduğu tamamen kendine özgü bir sistemdir.
Cumhuriyetimiz; içeriden ve dışardan pek çok saldırı ile karşılaşmasına rağmen 87 yıl içinde kuşaktan kuşağa devredilen kuruluş felsefesini aynen korumaktadır. Günümüzde de Cumhuriyetimizin ortadan kaldırılmasında çıkarları olan iç ve dış düşmanlarımız mücadelelerini sürdürmektedir. Ancak Cumhuriyetimizin dayandığı milli güç unsurlarının sağlamlığı, Anadolu Türk Toplumunun toprağına ve devletine bağlılığı devam ettiğinden bu devletin dünya üzerindeki yeri, üniter yapısı, milli birlik ve beraberliği düşmanlarının fiil ve hareketleri ile asla değiştirilemeyecektir.
İnsanlarımız bugün içine düşürüldüğümüz kaos ortamına bakarak asla karamsar olmamalıdır. Cumhuriyete yönelik saldırıları etkisiz kılacak Türkün milli gücü; binlerce yıllık tarih içerisinden süzüle süzüle gelmiştir ve dimdik ayakta durmaktadır.
Cumhuriyetimizin kurulmasında nasıl kan, emek, ter, ve millet olma çabası varsa ; O'nun korunmasında, geliştirilmesinde ve ilkelerinin savunulmasında da ayni çabaların olması gerekir. Fakat günümüzde bunlarda yeterli değildir. Cumhuriyetimiz bilim üzerine inşa edilmiş bir anıttır. Bu nedenle emeğin, terin ve kan'ın yetersiz kalabileceği anlar olacaktır. Bu anlarda Cumhuriyetimiz ancak müsbet bilimlerdeki ilerleme ile, çağın gelişmelerine uygun teknolojiye yer verilen bilimsel çalışmalarla korunabilecektir.
Atatürk; bütün başarılarına Türk milleti ile birlikte hareket ederek ulaşmıştır. Cumhuriyet dönemi içinde “Atatürk İlkeleri ve İnkilâpları” olarak adlandırdığımız gelişmeler; tamamen milletin desteğini alarak, milletin temsilcileri tarafından TBMM'de yasalaştırılıp doğrudan millete maledilmiştir. Bunun için kalıcıdırlar ve değişmez kurallar olarak toplumumuzda kökleşmişlerdir. İşte bu kurallar tam 87 yıldır ülkenin yönetiminde yönlendirici rol oynamakta ve gündemimizi belirlemektedir.
87 nci yılında Türkiye Cumhuriyeti hür ve demokrat bir ülke olarak dünya milletleri arasında oldukça saygın bir konuma ulaşmıştır. Bölgesinde uluslararası dengelerin sağlanması ve muhafazasında önemli bir istikrar unsuru olarak ağırlığı bulunmaktadır.
Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu gibi; dünya egemenliğine oynayan güçlerin milli menfaatlerinin odaklandığı ateş çemberinde Türkiye'ye çok önemli görevler düşmektedir. Bugün Türkiye; mevcut milli güç potansiyeli ile, binlerce yıllık Türk Kültürü ile desteklenen engin devlet tecrübesi ile, bu görevleri en iyi şekilde başarabilecek bir düzeye erişmiştir.
29 Ekim 2010’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti; 73 milyona ulaşan dinamik nüfusuyla, eğitim ve teknolojisiyle, güçlü ordularıyla, serbest seçimlerle yönetime gelen siyasi kadrolarıyla, dünyaya açılmış serbest rekabet ortamında başarıları her geçen gün artan ticari kapasitesiyle, ülke meselelerine sahip çıkan sivil toplum kuruluşlarıyla, dünyaya yayılmış başarılı bilim adamlarıyla, kollarını dünyanın dört bir yanına kadar uzatmış eğitim ordularıyla milletinin haklarını her alanda koruyabilecek bir güce ulaşmıştır.
Modern Türkiye Cumhuriyeti; bin yıldır üzerinde yaşadığı Anadolu'yu gerçek ve kalıcı bir anayurt olarak kabul etmiştir. Bu yurdu modern dünyanın ihtiyaçlarına cevap verecek ve halkının müreffeh yaşamasını sağlayacak tarzda mamur hale getirmiştir.
Bugün cumhuriyetimiz; kendisine uzanacak namert elleri hukuk ve demokrasi kuralları içinde altedecek güce, tecrübeye, bilgiye ve cesarete sahiptir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Türk milletinin öz benliğinde bulunan hürriyet, bağımsızlık, dürüstlük, çalışkanlık ve bilimsellik gibi özgün vasıflarını modern bir devlet bünyesinde biraraya getirmenin huzuru ile anıtkabirde yatarken, Türk milleti; O'nun ölümsüz eseri olan Cumhuriyetimiz ile bu Cumhuriyetin temeli olarak kabul ettiğimiz, üstün Türk Kültürüne sahip çıkmanın haklı gururunu yaşamaktadır.
Türk cumhurunun Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
28 Ekim 2010 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale