29 Mayıs 2017 Pazartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Durmuş Hocaoğlu'nu kaybettik
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 25 Ekim 2010 Pazartesi 

Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mana çıkartmak, uyanık davranmak, düşünmek, zekayı terbiye etmektir.
(Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1936)

Milletler kültürleri ile yaşarlar. Kültür bir milletin kimliğidir ve nesilden nesile intikal ederek günümüzde de hayat bulur. Kültürü yaşatan ve günümüze taşıyan en önemli unsur ise dildir. Türk dilini herkes konuşabilir ve derdini bir başkasına anlatabilir. Fakat bu konuşma bir kültürün korunup geliştirilmesi ve nesilden nesile aktarılması için yeterli değildir. Kültürler ancak Türkçeyi çok iyi kullanan yetenekli mütefekkirler vasıtasıyla sonsuza kadar yaşatılabilirler. Bunu yapabilen kişilerin sayısı ne yazık ki çok azdır.
İşte geçen hafta fani vücudunu 62 yaşında toprağa verdiğimiz Durmuş Kocaoğlu bu çok nadir büyük Türk mütefekkirlerinden (düşünen, düşüncesi olan, filozof, bilgin) birisidir. Hocaoğlu’nun ani ölümü ile Türk milletinin kaybı büyüktür. Milletçe başımız sağolsun.
Binlerce yıllık Türk Kültürünü günümüzde yaşatan ve millet olmamızda emeği bulunan böyle değerli insanları tanımak, bilmek ve bu kişileri gelecek nesillere tanıtmak görevinin medyanın temel işlevlerinden biri olmasına rağmen günümüz Türk medyasının genç yaşta aramızdan ayrılan Durmuş Hocaoğlu için hayatta iken bu işlevi yerine getirdiğini söyleyemeyiz.
Ama ben inanıyorum ki bu değerli Türk düşünürünün fikir ve düşünceleri önce dalga dalga Anadoluya yayılacak, sonra bütün Türk dünyasını kapsayacak tarzda çok geniş kitlelere ulaşacaktır. Bilahare Durmuş Hocaoğlu’nun fikirleri tüm insanlığa ışık tutacak şekilde yaygınlaşacaktır.
Yakından tanımak fırsatı bulduğum, dostluğundan haz duyduğum, çok sakin görünüşlü ama başı dimdik duruşuyla, insana güven veren karakter yapısıyla içinde bulunduğu toplumda daima saygı uyandıran kişiliği ile Durmuş Hocaoğlu’nun en verimli olduğu bir yaşta aramızdan ayrıldığını düşünüyorum. Çünkü O’nun Türk dünyasına verebileceği daha pek çok şey olduğunu yakından biliyorum. Bu yüzden bu değerli insanın ölümünü fikir dünyamızın yeri zor doldurulacak bir kaybı olarak görüyorum.
Durmuş Hocaoğlu aslında bir elektrik mühendisidir. Yani bir teknik adamdır. Ama O, laboratuvar ortamında özel araştırmalar yapan ve teknoloji üreten bir öğretim üyesi olmayı kabul etmemiştir. Kabuğunu yırtmış Türk ve İslam alemi için fikir üretebilecek bir kültür alanında yoğunlaşmıştır. Hocaoğlu, batı ve doğu kültür değerlerini de çok iyi etüt etmiştir. Fikir ve düşüncelerini Türk kültürünün doğu ve batı kültür değerlerinden daha köklü ve derin olduğunu ispat edecek tarzda yönlendirmiştir. Konuşmalarında ve makalelerinde üstün Türk kültür değerlerinin yaşayan ve yaşatılması gereken unsurları üzerinde insanlarımızı düşünceye sevk etmiştir. Bunda da çok başarılı olmuştur.
Türk milliyetçileri, Türkiye ve Türklük sevdalıları için Durmuş Hocaoğlu başlıbaşına bir okuldu. Şimdi bu okul fiilen kapanmıştır. Küresel saldırılarla her geçen gün parça parça kaybettiğimiz milli değerlerimizin yeniden kazanılmasında Durmuş Hocaoğlu’nun fikir ve düşüncelerine eskisinden daha fazla ihtiyacımız olduğu kesindir. Bunun için Durmuş Beyin oğulları Alpaslan, Tuğrul ve Kürşat’a büyük görevler düşmektedir.
Oğulları tarafından Hoca’nın sağlığında yapamadığı husus yapılmalı, fikir ve düşüncelerini milletimize ve tüm insanlığa maledecek bir külliye hazırlanmalıdır. Mümkünse Durmuş Hocaoğlu ismini unutturmayacak ve O’nu sonsuza kadar yaşatacak bir vakıf veya dernek oluşturulmalıdır.
Değerli kardeşim, kadim dostum Durmuş Hocaoğlu sen görevini yaptın.
Ruhun Şâd Olsun, Mekânın Cennet olsun..
Aile efradının, milletimizin ve tüm insanlığın başı sağolsun...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
25 Ekim 2010 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale