25 Mart 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Mehmet Ali Ağca sendromu
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 19 Ocak 2010 Salı 

İnsanlar daima yüksek, temiz ve mukaddes hedeflere yürümelidirler. Bu hareket şeklidir ki insan olanın vicdanını, dimağını ve bütün insani duygularını tatmin eder. Bu şekilde yürüyenler ne kadar büyük fedakarlık yaparlarsa o kadar yükselirler.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1926)

Tarih 18 Ocak 2010 Pazartesi.. Bu günü Türk tarihi için kaybedilmiş kara günlerden biri olarak değerlendiriyorum. Çünkü bugün Mehmet Ali Ağca adındaki katil 30 yıllık cezasını çektiği hapishaneden çıkarak adeta milli kahraman ve zafer kazanmış bir komutan tavırlarıyla karşılanmıştır. Attığı her adım, söylediği her söz birebir halkımızla paylaşılmıştır. Ve bütün bunlar adeta demokrasinin zaferi gibi sunulmaya çalışılmıştır.

Milletimiz bu görüntüleri asla haketmiyor.. Milletimize bu tabloyu gösterenleri bilelim ki tarih affetmeyecektir. Güne başlayanlara günlük gazete manşetlerini ve önemli olaylarını anlatmak için birbiri ile yarışan medyanın başarılı sunucuları günün en önemli gelişmesi olarak Mehmet Ali Ağca’nın bugün hapisten çıkacağını müjdelemişlerdir.

Günlerce önceden başlayan katil Mehmet Ali Ağca haberleri gün boyu ana haber olarak sunulmuştur. Gazetelerin manşetleri ile birlikte haber kanallarının sunucuları da Ağca’nın günlük macerasını büyük bir habercilik başarısı edalarıyla adım adım kamuoyuna yansıtmışlardır.

Mehmet Ali Ağca’yı bizim nesillerimiz iyi tanır. Kimdir Mehmet Ali Ağca? Bundan 30 yıl önce Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’yi arabasının içinde vurarak öldüren ve tutuklu bulunduğu Kartal-Maltepe Askeri Cezaevinden kaçırılan bir cani. Daha sonra Vatikan’da yapılan bir ayin esnasında Papa’yı tabanca ile öldürmek isterken yakalanarak hayatının son otuz yılını tek başına hapishanede geçiren bir katil..

Peki nasıl oluyorda böyle bir kanundışı kişi Türkiye ve dünyada günün olayı olabiliyor? Şimdi biz bir katilden milli bir kahraman mı yaratmak istiyoruz?

Görevi güncel olayları insanlara duyurmaktan ibaret olan basın yayın organları hangi akla ve neye hizmet ederek bütün bir günü Ağca haberleri ile geçiriyorlar?

Ağca’yı tanımayan genç nesiller bu işi nasıl algılıyorlar.? Doğrusu merak ediyorum. Türk milleti gerçek bir akıl tutulması geçiriyor. Daha dün 35.000 insanımızın canına kıymış PKK terör örgütü militanlarını Habur’da davul-zurna ile karşılayarak bunu demokrasinin zaferi olarak ilan edenler Ağca’nın karşılanmasını da ayni görkemli törenlerle yapanlar millete neyi ispat etmek istiyorlar?

Aklımızı başımıza devşirelim.. Kendisini “Mesih” ilan eden ve uzman doktorların anti-sosyal kişilik bozukluğu raporu verdiği bir kişiyi ABD Devlet Başkanı Barack Obama'nın da misafir edildiği Shareton Otelinin 450 dolarlık kıral dairesinde misafir etmekle acaba gençlerimize ne mesajı verilmek isteniyor?

İtiraf etmeliyim ki dünkü AĞCA olayı ve halkımıza takdim ediliş şekli beni ürküttü. Daha önce sanal kahraman Polat Alemdar’ı kendisine örnek alan yeni yetişen gençlerimize şimdi hakiki kahraman Mehmet Ali Ağca’yı örnek olarak gösterdiler.

Bunun gidişin sonunun iyi olmayacağını yöneticilerimiz göremiyor mu? Nerede basın kuruluşları ve nerede RTÜK? Günah değilmi genç nesillerimize. Ağca gibi geçmişi olan bir kişinin genç nesillere rol-model olarak sunulmasının mantıklı bir izahı olabilir mi?

Rating elde etme kaygısının dünkü görüntülere katkısı oduğunu da düşünmüyorum. Bu görüntülerin, yani bir katilden milli bir kahraman yaratma çabalarının bizim dışımızda planlanıp yürürlüğe sokulan psikolojik harp saldırısı olduğunu değerlendiriyorum.

Sonuç olarak;
Ağca’nın kahramanlaştırma çabaları sağduyu sahibi insanlarımızı derinden yaralamış ve gururlarını incitmiştir. Bu görüntülerin milletimize ve insanlığa hiç bir yararı yoktur.

Türkiyenin gerçek gündeminde Mehmet Ali Ağca’ların asla yeri olmamalıdır. Gerek devlet ve gerekse basın yayın organlarının her kademedeki yetkililerini göreve davet ediyorum. Lütfen milletimizin daha fazla üzülmesine ve incinmesine imkan tanımayın. Yetkiniz vardır. Kullanın ve durdurun bu maskaralığı.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
19 Ocak 2010 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale