11 ARALIK 2017 PAZARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Dişi ve erkek çelişkileri
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 24 Aralık 2009 Perşembe 

Orkun Kumkale’nin bu makalesi KKTC, KIBRISLI Gazetesi’nin 18 Aralık 2009 tarihli köşesinde yayınlanmıştır.

Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı verişinin yıldönümü kutlamalarında oluşan görüntüler düşündürdü beni.. 6 metrelik dev ve erkeksi Atatürk heykelinin önünde yedi sekiz tane Türk kadını, bir erkeğin onlar için bahşetmiş olduğu özel ve onlar için anlamlı bir “gün”ü kutluyolardı.. Yani eğer dev ve ulaşılmaz ikon, yani Atatürk onlara bu günü hediye etmemiş olsaydı, demek ki kadınlar kadın haklarının da farkına varamayacaklardı..

Oysa ki öyle çok hakları var ki kadınların toplum üzerinde..

Bir kere bizleri, karınlarında dokuz ay besleyip bebek bedenlerimizle geçişi çok zor olan o dar koridordan ittirerek dışarıya çıkıp ilk nefesi almamızı sağlayan annelerimiz oluyor.. Zorlu bir yolculuk bu aslında.. O onbeş santimetre kadar süren tünel, belki insan hayatının en sıkıntılı yarım saatini yaşadığı karanlık ve boğucu bir hatıramız..

Doğduktan sonra da direk kadınların eline veriyorlar bizi.. “Biz” kelimesi burada çoğul.. Yani hem kızlar hem erkekler.. Herkes kadınların eline düşüyor.. Yani anneniz bir akıl hastası da olabilir psikoloji dalında master yapmış bir profesör de.. Herşey Allah’ın takdirine kalmış..

Ama bir şey gün gibi ortada.. Annemiz, kadındır.. Ve bizi hayata salan varlıktır.. Yani erkek olarak sizin, erkeksi bir eğitim almanız, böyle bir ana erkil aile ortamında mümkün olmamaktır.. Zira ailenin erkeği işten eve gece gelir.. Ve çocuk günün yüzde doksan dokuzunu annesi ile geçirir.. Annesi, onun dünyası olur..

Bu yüzden kadınlardan korkar erkekler.. Reddedilme korkusunu bu yüzden yaşarlar.. Çünkü anneleri onları döverek, iterek, baskıya maruz bırakarak, sıkıştırarak, ruhlarını öldürerek yetiştirmiştir farkında olmadan.. Böyle yetişen bir erkek de, ileride erkeksi bir yapıya sahip olamaz..

Kız çocuk için sorun yok.. Annesi de bir dişi olan bu çocuk, annesi ile birebir aynı, yada çoğunlukla benzer psikolojiye sahip olacaktır.. Toplum onu yetiştiriliş tarzından dolayı dışlamayacaktır..

Fakat annesi dışında hiçbir eğitmen tarafından eğitilmemiş bir erkek çocuk, kadınsı ve çekingen düşünüş kuralları içerisinde, hayat konusunda eksik kalacaktır.. Avcılık, girişkenlik, saldırganlık, yapıcılık, ilerleyicilik yeteneklerini törpüleyecektir.. Çünkü hiç bir anne çocuğuna hayatta nasıl kalınacağını bir baba/erkek kadar iyi veremez..

Gelelim ilginç ikileme.. Günümüz toplumunda durum nedir?

Kadınlar modern toplumun onlara vermiş olduğu seçme seçilme hakkı gibi bir çok hakla gayet erkeksileştiler.. Avrupa’da bugün birçok fiziksel işi kadınlar yapıyor..

Erkekler mi?

Erkekler saldırganlığı, atılımcılık ruhunu, ilerlemeci tavırlarını, merak hislerini, “o dağın arkasında keşfedilecek hangi şehir var” maceraperestliğini, kısacası bir kadının romantik ortamlarda ondan bekleyebileceği erkeksi ve doğal birçok özelliklerini yitirmiş durumdalar.. Bu yüzden günümüzde çoğu kadın, “adam gibi erkek kalmadı” söylemleri tutturmuş gidiyor.. Aradıkları erkek beyaz atıyla koşarak gelsin, atı evin önüne park edip gitarıyla seranat yapsın, ilk öpücüğü erkek başlatsın, elbiselerini yırtarak açsın ve onu yatağa fırlatsın, sonra evlenme teklif etsin, diye bekliyor da bekliyor.. Fakat öyle bir erkek hiç bir zaman gelmiyor.. Çünkü erkekler çok “akıllı”.. Dört tane üniversite bitireni var.. Bitirmesine bitiriyorlar ama, yaşamı boyunca makyajdan başka bir sanat dalı uğraşmamış onsekizlik yeni yetme bir genç kızı nasıl öpeceklerini bilemiyorlar..

Erkeklerin entellektüel birikimleri ne kadar artarsa, pısırıklık katsayıları da beraberinde yükseliyor.. Bugün Bill Gates gibi bir adam yüzyirmi metrelik dev ağaçların olduğu Amazon ormanında kadınların arasına düşerse, acaba hangi bilimsel denklemi anlatıp onları elde edebilecektir?

Hayat ilginç.. Politikacılar (erkekler) kadınlara ulaşmak istedikleri hakları bahşederken, annelerimiz (kadınlar) bizleri kadınsı yetiştirmeye devam ediyor..

Tam bir paradoks..


Dr. Tahir Tamer Kumkale
24 Aralık 2009 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale