23 Nisan 2017 PAZAR

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Cumhur ve Cumhuriyetimiz
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 28 Ekim 2009 Çarşamba 

Türk Milletinin tabiat ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1924)

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 86 yaşına girmiştir. Bu süre yeni kurulan bir devletin kök salması, dünyanın saygın ve güvenilir devletleri arasında yer alacak düzeye ulaşması için yeterli bir zamandır.

Cumhuriyetimiz; Anadolu'daki Türk milli varlığının tarihi ömrünü tamamlamış Osmanlı İmparatorluğu içinden çıkardığı, geliştirdiği ve yücelttiği bir milli oluşumdur. Bu muhteşem oluşum, bu topraklardan milli çıkar ve rant elde etmek isteyen sömürgeci emperyalist dünya güçleri tarafından kolaylıkla benimsenmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti; sahip olduğu milli güç potansiyeli ve coğrafi konumunun kazandırdığı özellikleri dolayısıyla küresel çıkar çevrelerinin göz diktiği bir varlıktır. Devletimizin ulaştığı gelişmişlik seviyesi milletimize ve dostlarımıza güven verirken ülkemiz üzerinde milli çıkarları bulunan küresel güçlerin korkulu rüyası olmaktadır.

Günümüzde yaşadığımız büyük yönetim zaafiyetlerine rağmen milli önder Gazi Mustafa Kemâl Atatürk'ün Türk milletine ve Türklük camiasına hediye ettiği bu muhteşem eser dimdik ayakta durmaktadır . Milli değerlerimiz ve kazanımlarımıza karşı sürdürülen saldırılar ile içeriden ve dışarıdan yönlendirilen bütün yıkma çabalarına rağmen bu yüce eser daha nice 86 yıllarda ayni duruşla ayakta kalacaktır. İnanıyorum ki bu ulu çınardan bir dal dahi koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

Dünyaya örnek teşkil eden bir milli mücadele sonucunda şehit kanları üzerinde inşa edilen bu emsalsiz eseri ortadan kaldırmak için gayret gösteren gafiller sürüsünün ülkemiz üzerindeki saldırıları daima akim kalacak ve bu güçler yaptıklarına daima pişman olacaklardır. Çünkü ne AB dayatması ve ne ABD baskısı bu milletin gönlünde yer tutan Atatürk sevgisini ve vatanseverlik duygusunu ortadan kaldıramayacaktır. Bugün azınlık iddiaları ile bölünüp parçalanmaya çalışılan Türk Milleti, Ata'sının eserine sahip çıkacaktır. Türk milleti Ata’sının armağanı Cumhuriyetle birlikte tattığı bağımsızlık ve özgürlüğünden asla taviz vermeyecek ve egemenliğine ortak kabul etmeyecektir.

Dünyanın merkezinde yer alan, stratejik enerji kaynaklarının bulunduğu, Doğu-Batı ticaret yollarının düğümlendiği vatan topraklarımız üzerinde kaldığımız sürece emperyalist güçlere karşı milletçe verdiğimiz amansız mücadelenin bitmeyeceği de bir gerçektir.

Cumhuriyetimiz; bütün bütün aksayan yönlerine rağmen Türk cumhurunun kendisi hakkında özgürce karar vermesinin bütün siyasi araçlarını bünyesinde barındırmaktadır. Cumhur idaresinin bölünmezliği, milli kuvvetlerin parçalanmazlığı cumhuriyetin tabii sonucudur. Milletimizin devletini ve hükümetini kendi eseri gibi görmesinin yolunu Cumhuriyet açmıştır. Ayrıca devlet ve hükümetin güvenli koruyuculuğunun yaratılabilmesi de ancak bu yönetim ile mümkün olmuştur.

Cumhuriyet yönetiminde tüm toplumun yaratıcı ve yapıcı katkısı ile bireylerden başlayarak toplumun bütün kesimlerinin refahı ve mutluluğunu sağlama amacına yönelmiş bir devletin varlığı söz konusudur.

Türkiye Cumhuriyeti; tarihin çok çetin tecrübelerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu çıkışta dökülen on binlerce şehidin kanı vardır. Gazilerimizin üstün gayreti ve alın teri vardır. Tarihten silinmek istenen bir milletin yitirilmiş görünen bütün öz yetenekleri ile bilinmeyen ve anlaşılamayan özellikleri belirgin bir şekilde cumhuriyet yönetimiyle yeniden dünyaya ispat edilmiştir. Bu yüzden Türk cumhuru için Cumhuriyet sadece bir idare tarzı değildir. Ayni zamanda bir varlık ilkesidir. Milletçe varolma şuurunun temel taşıdır.

Türkiye Cumhuriyeti; toplumumuzun bütün kesimlerinin dengeli, anlayışlı ve ayni amaçta birleşen davranışlarının yarattığı bir eserdir. Türk toplumunun çeşitli alanlardaki çıkarları arasında sağlanacak dengeler ve çözümler ancak demokratik Cumhuriyet düzeni içinde olağan hale gelebilmiştir.

Cumhuriyetimiz gücünü, Türk milletinin emperyalistlerin üstün askeri kuvvetlerine karşı tamamen yalnız kaldığı anda ve kendisini sömüren güçlerin yönettiği bir ortamda harekete geçerek kurduğu tamamen kendine özgü bir sistem olmasından almaktadır. Bu özelliği dolayısıyla cumhuriyetimiz, kendisinden önceki ihtilâller ve siyasi hareketlerle kıyaslanamaz ve her birinin ulaştığı sonuçlarla değerlendirilemez.

86 ıncı kuruluş yılında Cumhuriyetimizin iç ve dış düşmanları ortadan kalkmamıştır. Yakın bir gelecekte bu düşmanlıkların kalkması da beklenmemektedir. Ancak şurası bilinmelidir ki; mevcut milli güç unsurlarımız ile Anadolu Türkünün toprağına ve devletine bağlılığı dolayısıyla devletimizin dünya üzerindeki yeri, üniter yapısı, önemi ve gücü hiç bir şekilde düşmanlarının fiil ve hareketleri ile değiştirilemeyecektir.

Cumhuriyetin kurulmasında nasıl kan, emek, ter, ve millet olma çabası varsa; O'nun korunmasında, geliştirilmesinde ve ilkelerinin savunulmasında da ayni çabaların olması gerekir. Fakat günümüzde bunlarda yeterli değildir. 86 ncı yılında Cumhuriyet yönetimimiz ancak müsbet ilimlerdeki ilerleme, akıllı ve mantıklı düşünce ve çağın gelişmelerine uygun teknolojiye yer verilen bilimsel çalışmalarla korunabilecektir.

Bugün, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu gibi; dünya egemenliğine oynayan güçlerin menfaatlerinin odaklandığı ateş çemberinde Türkiye'ye önemli görevler düşmektedir. Ve günümüz Türkiyesi; mevcut milli güç potansiyeli ve binlerce yıllık Türk Kültürü ile desteklenen engin devlet tecrübesi ile, bu görevleri en iyi şekilde başarabilecek bir düzeye erişmiştir.

Yüce önder Mustafa Kemal Atatürk; Türk milletinin öz benliğinde bulunan hürriyet, bağımsızlık,dürüstlük, çalışkanlık ve bilimsellik gibi özgün vasıflarını modern bir devlet bünyesinde bir araya getirmenin huzuru ile anıtkabirde yatarken, Türk cumhuru; O'nun eseri olan Cumhuriyetimiz ile bu Cumhuriyetin temeli olarak kabul ettiğimiz üstün Türk kültürüne sahip çıkmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Türk cumhurunun Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
28 Ekim 2009 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale