24 ŞUBAT 2017 CUMA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Zor günler geçiren insanlığın gerçek liderlere ihtiyacı var
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 26 Ocak 2009 Pazartesi 

Tarih söz götürmez bir şekilde ispat etmiştir ki, büyük meselelerde muvaffakiyet için kabiliyet ve kudreti sarsılmaz bir başkanın varlığı şarttır.
(Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk - 1927)

Dünyayı temelinden sallayan, toplumları fakirleştiren küresel ekonomik kriz bütünyıkımlarıyla sürerken, emperyalist güçler milli çıkarları doğrultusunda hedef aldığı toplumlarısahip olduğu silah gücü ile ortadan kaldırmaya devam etmektedir. Eskiden savaşlar sadece bulunduğu bölgeyi ateşe verirdi. Bölgeye ulaşabilen birkaç gözüpek gazetecinin siyah-beyaz karelerinden yaşanan insanlık dramı aradan uzunbir süre geçtikten sonra fark edilebilirdi. Oysa şimdi dünyanın neresinde hangi olay olursaanında kameralar onu dünyaya yayıyor. İnsanlık acıyı ve tatlıyı birlikte yaşıyor..

Irak’ta, Afganistan’da Somali’de, Uzakdoğu’da ve son olarak burnumuzun dibindeGazze’de olanları insanlık korku filmi gibi seyrediyor. Beyinleri Coca-Cola ve Mc Donald v.sile uyuşturulmuş toplumların yanında bu gibi olayları önlemek için oluşturulmuş sözdeinsanlığı sahiplenecek Birleşmiş Milletler Teşkilatı da olayları sadece izlemekle yetiniyor. Dünyamız gerçekten zor günler geçiriyor. Zor günleri ancak gerçek liderleryönetebilir. Atatürk böyle zor günlerde ortaya çıkan ve önce Türk toplumuna ve sonradabütün insanlığa yön veren gerçek liderlerden biriydi.

Geçen yüzyılın başında dünya yineböyle zor günler geçiriyordu. Ama o zaman devletlerin yönetiminde günümüzdekilerebenzemeyen, hükmettikleri toplumları kayıtsız şartsız peşinden sürükleyebilen Stalin,Churchil, De Gaulle, Lenin, Mao, Nehru, Tito, Çan Kay Şek gibi gerçek liderler vardı. Bugün dünyada Putin dışında liderlik vasıflarını taşıyan yönetici mevcut değildir.Amerikan halkı başta olmak üzere dünyanın bel bağladığı ve çok şeyler beklediği Obama’nınliderlik vasıflarının olup olmadığını anlamak için en az bir yıl uygulamalarını görmemizgerekiyor. İnanıyorum ki şartlar zorlaştıkça yeni liderler ortaya çıkacak ve insanlığıkucaklayıp bugün içine düşürüldüğümüz vahşi Asimetrik Savaş’tan insanlığı çekipçıkartacaktır. Büyük liderler büyük milletler içinden çıkar.

Burada bahsedilen büyük millet kavramı,nüfusu çok olan veya çok geniş bir coğrafyaya yayılmış milletleri ifade etmez. Büyük milletler,oluşturdukları cihanşümûl devletlerle insanlığa yön veren ve her alanda insanlık aleminingelişmesine katkıda bulunan milletlerdir. Bu milletlerin sayısı dünya yüzünde çok fazla değildir. İşte biz Türkler bu nadir milletlerden biriyiz. Bugün ülkeleri ve her biri ülkeler kadar etkin olabilen küresel müesseseleri idareeden kişiler gerçek liderler değildir. Onlar sadece yöneticidir. Kimi seçilerek, kimi atanarak,kimi de mensup olduğu aileye dayanarak bulundukları yönetim kademelerine gelmişlerdir. Yönetim, yönetici, liderlik ve lider kavramları genel hatlarıyla birbirine yakınkavramlardır. Ancak bu kavramlar arasında çok önemli ve anlamlı farklılıklar vardır.

Bilindiği gibi, Yönetim; bir kurum ve kuruluştaki faaliyetleri önceden belirlenmiş amaçlar doğrultusunda plânlama, örgütleme, koordine ve kontrol etme çabalarıdır. Yönetme ise, bu yönetim fonksiyonlarını gerçekleştirmek için gerekli otoriteye sahip olma ve istenen çalışmaları yapma işlemidir. Liderlik ise çok farklı bir kavramdır. Liderlik; grup üyelerinin (içinde bulunulan sosyal topluluğun) ortaklaşa olarak kabul ettikleri amaçların gerçekleşmesi için grup içinden ve grup üyelerince seçilen bir kişinin grup üyelerini etkilemesi olayıdır. Yani lider, atanmaz, “ben liderinizim” diyerek göreve talip olmaz. Diğerleri onu kendilerinden daha üstün görerek o’nun emir ve komutasına girerler.

Lider olunmaz. Lider doğulur. Liderlik karakterleri bir insanda doğuştan itibaren mevcuttur. Şartlar elverişli olduğu ve zamanı geldiğinde ( toplumun en zorda olduğu ve kendi başlarına bir çıkış noktası bulunamadığı dırumlarda) lider derhal ortaya çıkarak kendisine inanan kitleleri kontrol ve denetimi altına alır.

Liderlik vasfı olan kişinin gerçek gücünün ne olduğuna ilişkin en belirgin örneği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te görmekteyiz..

Gazi, Erzurum’dadır. Ordu Müfettişliğinden istifa etmiş ve sivil elbiselerini giymiştir. Hiç bir makamı, yetki ve sorumluluğu yoktur. Parasal güçten ve yaptırım kabiliyetinden de yoksundur. Erzurumdaki 15 nci Kor. K. Kazım Karabekir Paşa kendi yerine atanmıştır. Üstelik Karabekir Paşa’ya İstanbul hükümeti tarafından Mustafa Kemal’i tevkif ederek İstanbul’a göndermesi emri verilmiştir. Bir bakıma Mustafa Kemal’in hayatı Karabekir Paşanın iki dudağı arasındadır.

İşte tam bu sırada liderlik gücü devreye girmiştir. Ülke işgal altındadır. Osmanlı Devleti esir alınmıştır. Devleti ve milleti kurtarmak için bir milli mücadele yapılması zorunludur. Milli mücadeleyi millet yapacaktır. Mustafa Kemal bu misyon ile Anadoluya gelmiştir. Şimdi O’nu teslim etmekle bu mücadele daha başında lidersiz kalacak, ya da Karabekir Paşa bu mücadelenin liderliğini üstlenecektir. Karabekir Paşa kendisini Mustafa Kemal ile mukayese eder. Sonunda gerçek liderin kendisi değil, Mustafa Kemal olduğu kararını verir. Padişahın fermanını yok farz eder. Mustafa Kemal’e gider. “Paşam ben ve kolordum emrinizdeyiz” şeklindeki tarihi konuşmasını yapar.

Karabekir Paşa bu davranışı ile tarihin seyrini değiştirmiştir. Gerçek liderin Mustafa Kemal olduğu ve milleti ancak O’nun kurtarabileceği kararı ile Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atmıştır. Bununla Türk milletine ve dünya insanlığına fikir ve düşünceleri ile sonsuza kadar ışık tutabilecek bir lider hediye edilmiştir.

Liderlik bir atama olgusunun dışında olup, bireyin bağlı olduğu topluluk içerisinde bazı özellikler taşımasının sonucu olarak ortaya çıkar. Yönetici olarak atananların bu özellikleri taşımaları halinde lider konumunu elde etmeleri de doğaldır.

Lider, grubunu oluşturan üyelerin tamamı veya büyük bir çoğunluğu tarafından izlenen kişidir. Bu özelliği grup dışındaki üyelerin kendisine aktardığı bir otoriteden kaynaklanmaz doğrudan insanların onu kabul edişine bağlıdır.

Lider, kendine bağlı olan toplumun duygularını tatmin etme, onların beklentilerini karşılama özelliğine sahiptir. Temel ilgi alanı kendisini izleyenlerin ihtiyaçlarıdır.

Bilimsel çalışmalar sonucunda bireyler arasında liderin ortaya çıkmasına neden olan vasıflar; Boy, Kilo, Fiziki Görünüm, Bireysel Enerji, Sağlık -Zeka Düzeyi, Eğitim Düzeyi, Dış Görünüş, Konuşma (Hitabet) Yeteneği, Kendisine Güven, Bilgi, Karar ve Yargılama, Uyum, Hakim Olma, İnsiyatif Kullanma, Orjinal Düşünce, Kavrama, Kararlı Davranış, İstek ve Hırs şeklinde sıralanmıştır.

Şurası muhakkak ki, liderlik için önce doğuştan bazı yetenekler olması lazımdır. Bu yetenekleri, zaman içinde şartların elverdiği ölçüde geliştirmek mümkündür. Fakat öz olmadıktan sonra bu özellikleri kazanmak asla mümkün değildir.

Sonuç olarak ülkemizi ve dünyamızı içinde bulunduğu kaos ortamından çekip çıkartacak gerçek liderlere ihtiyacımız vardır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
26 Ocak 2009 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale