19 EKİM 2017 PERŞEMBE

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Atatürkçü Düşünce Sistemi - 17
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 15 Ocak 2005 Cumartesi 

Bugünün ihtiyaçlarına uygun kanun yapmak ve onu iyi tatbik etmek refah ve ilerleme vasıtalarının en mühimlerindendir.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1925)

TÜRK MİLLETİNİ İÇİNE DÜŞTÜĞÜ GÜVEN BUNALIMINDAN ÇIKARACAK TEK ÇARE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNE SAHİP ÇIKMAKTIR (17)

“Atatürkçü Düşünce Sistemi” ile ilgili bilgilendirme çalışmalarına ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN YASAL DAYANAKLARI’nı anlatarak devam ediyorum...

Atatürkçü Düşünce’nin temel kavramlar olarak yer aldığı 1982 Anayasasının ilk altı maddesini açıklamıştım... Şimdi diğer maddeler üzerindeki çalışmamızı sürdürüyoruz…
- ANAYASANIN BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜ, (Açıklandı)
- MADDE-2 : CUMHURİYETİN TEMEL NİTELİKLERİ, (Açıklandı)
- MADDE-4 : DEĞİŞTİRİLEMEYECEK HÜKÜMLER, (Açıklandı)
- MADDE-42 : EĞİTİM VE ÖĞRETİM HAKKI VE ÖDEVİ, (Açıklandı)
- MADDE-58 : GENÇLİĞİN KORUNMASI (Açıklandı)
- MADDE-81 : MİLLETVEKİLLERİNİN ANT İÇMESİ (Açıklandı)
- MADDE-103: CUMHURBAŞKANI’NIN ANT İÇMESİ (Açıklandı)
- MADDE-134: ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU (Açıklandı)
- MADDE-174: İNKILAP KANUNLARININ KORUNMASI
-----------------------
Anayasanın buraya kadar gördüğümüz Başlangıç Bölümü, 2, 4, 42 ve 58 nci maddelerinde Cumhuriyetin temel dayanağının Atatürkçü Düşünce olduğu açıkça vurgulanmıştır. Ve bütün Türk Milleti’nin Atatürkçü olarak eğitilmeleri emredilmiştir. Ayrıca geleceğimizin teminatı gençlerimizin mutlaka Atatürkçü olmaları da ayrıca ortaya konulmuştur.

Peki Atatürkçü faaliyetleri yönlendirecek kanunları kim yapacak ve kuralları kimler belirleyecektir.

Türk milleti adına kanun yapma (YASAMA) görevi milletin seçtiği temsilcilerinden oluşan TBMM’nindir. İşte bu yüzden Anayasada boşluk bırakılmamış ve Türk milleti adına kanunları çıkartacak olan milletvekillerimize de görevlerine başlamadan önce Atatürk İlke ve İnkılâplarına bağlı kalacağına dair yemin etmeleri Ananayanın 81 nci Maddesi ile hükme bağlanmıştır.

Bugün Avrupa Birliğine girmek için taviz üzerine taviz veren yöneticilerimizin milletvekili olarak yaptıkları yemini bir kere daha dikkatli okumaları gerekmektedir. Bu yeminde "Devletin varlığı ve bağımsızlığını, ve vatanın bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacaklarını" dile getiren vekillerimizin Avrupalı efendilerin dayatmaları ile ortadan kaldırılmaya çalışılan varlığımız, bağımsızlığımız, bölünmez bütünlüğümüz ile kayıtsız şartsız milletin egemenliği gibi Atatürk’ün temel prensiplerini nasıl ortadan kaldırılmak istendiğini artık görmeleri gerekmektedir.

İşte 81 nci Madde;
-- MADDE 81 : (MİLLETVEKİLLERİNİN ANDİÇMESİ ) “...Devletin varlığı ve bağımsızlığını, ve vatanın bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve ATATÜRK İLKE VE İNKILÂPLARINA BAĞLI KALACAĞIMA; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine
andiçerim.”

Türk milleti adına ülkeyi yöneten TBMM’nin Atatürkçü Düşünce doğrultusunda çıkaracağı kanunları ve hükümetin aldığı kararları onaylayarak yürülüğe sokan devletimizin başı olan Cumhurbaşkanımızın da göreve başlamadan önce”ATATÜRK İLKE VE İNKILÂPLARINA BAĞLI KALACAĞINA” dair yemin etmesi suretiyle, “Atatürkçü Düşünce devletin en üst yönetim makamlarının kontrol ve denetimine sokulmuştur. Bu yüce makamlara asla gözardı edemeyecekleri bir görev Türk Milleti adına yemin ettirilerek tevdi edilmiştir. İşte Cumhurbaşkanı Andını belirleyen 103 ncü Madde;
-- MADDE 103 : ( CUMHURBAŞKANI’NIN ANDİÇMESİ ) “.. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, ATATÜRK İLKE ve İNKILÂPLARINA ve LÂİK CUMHURİYET İLKELERİNE BAĞLI KALACAĞIMA, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, Büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”

81 ve 103 ncü Maddelerde de açıkça belirtildiği gibi Anayasamız Atatürkçü Düşünce Sistemini ülke yönetiminde temel esas olarak almış, YASAMA Görevlileri ve YÜRÜTME’nin başı olan Cumhurbaşkanına da yemin ettirerek bu düşünceyi devletin yönetiminde hakim undur olarak yerleştirmiştir.

Peki bu düşünce sistemi bilimsel olarak nasıl ortaya çıkarılacaktır? Kimler bunu bulup bilimsel metotlarla halkın uygulamasına ve devletin işleyişine dahil edecektir?

Bu konuda yapılan ve yapılamayanları ve uygulamanın başarısını kimler kontrol ve denetleyecektir? İşte bütün bu soruların cevabını da yarınki yazımızda bulacağız...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
15 Ocak 2005 Cumartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale