30 Mart 2017 Perşembe

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Sivil toplum örgütleri ve TESUD
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 4 Temmuz 2000 Salı 

"SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ" kavramı çok yeni olmasına rağmen toplumumuz tarafından benimsendi ve yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Sendikalar, dernekler, vakıflar, üniversiteler, barolar, meslek kuruluşları, esnaf kuruluşları, hareket ve grup adı altındaki birliktelikler gibi geniş halk kitlelerini temsil eden organizasyonların faaliyetlerine sıkça şahit olmaktayız. Bu kuruluşlar işlevlerini yönetimin beğenmedikleri yaptırımlarına karşı çıkarak veya destek vererek yerine getirmektedirler.

"Kamuoyu tepkisi" batı demokrasilerinde çok etkilidir. Bu tepkiler yönetim tarafından yeterince ciddiye alınmaktadır. Çünkü bu kuruluşlar temsil ettikleri kitlelerin oylarını etkileyebilecek güce sahiptirler ve bu güç sonunda siyasi tabloyu belirlemektedir.

Batıda yönetim kolaylıkla ve acımasızca eleştirilmesine rağmen ülkemizde yönetimin ve devletin dokunulmazlığı vardır. Eleştirilemez ve eleştirilmesi kamuoyunda normal karşılanmaz ." O her zaman halkı için en iyiyi ve güzeli düşünür. O'nun izni ve iradesi olmadan hareket etmez bizlere yakışmaz. " İşte bu hususlar binlerce yıllık köklü Türk Kültürü içindeki devlet geleneğinin günümüze yansımalarıdır. Doğrudur. Bizim farkımız ve ayrıcalığımız burdadadır.

Bu fark ve ayrıcalığın tek ve en önemli kötülüğü tepkisiz ve her şeyi almaya hazır bir kamuoyu yaratmasıdır. Tepkisiz kamuoyu yöneticilerini daima yanıltır. Onları, olayları derinliğine incelemeden ve irdelemeden karar vermeğe zorlayarak yanlışlara yöneltir. Tepki beklenmediğinden yanlış ve geri dönülmez kararlar alınması daima beklenmelidir. Bu son derece doğal bir sonuçtur.

Oysa etkili bir kamuoyu tepkisi; yönetimin alacağı kararlarda bilimsel, tutarlı, dengeli, ve uygulanabilir olmasını sağlamak için titiz ve detaylı bir çalışmayı zorunlu kılar. Meydana gelebilecek istenilmeyen durumlara karşı önceden tedbir alınması zeminini hazırlar. Diğer bir deyişle KAMUOYU TEPKİSİ YÖNETİCİLERİN EN ÖNEMLİ VE VAZGEÇEMEYECEKLERİ BİR ÖN DENETLEME MEKANİZMASIDIR.
 
Türk yöneticileri SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ'ni yeni yeni tanımaya ve az da olsa etkilerinin farkına varmaya başlıyor.

Mensubu olmakla gurur duyduğum Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) en önemli ve etkin sivil toplum örgütlerinin içinde yer almaktadır. Mevcut yapısı, potansiyeli, bilgili, şuurlu, kültürlü ve Atatürk Milliyetçiliği ile yoğrulmuş dinamik kadroları ile bu kutsal görevi en iyi bir şekilde başaracak güce sahiptir.

Coğrafi konumumuz ve jeopolitik özelliğimiz Türk Milletinin Türkiye ve Türk Dünyasının düşmanlarına karşı daima uyanık bulunmamızı gerektiriyor. Bu gerçeği bilerek, ülkemiz üzerinde milli menfaati olan şer güçlerinin yıkıcı ve bölücü faaliyetlerine karşı kutsal vatan topraklarını ve milli çıkarlarımızı korumak görevini sadece yönetimden beklemek kanaatimce doğru değildir.

Bugün TESUD kadrolarına düşen en önemli görev; tecrübe, bilgi birikimi ve yeteneklerinden yararlanarak her alanda ve her platformda sesini duyurmaktır. Bu şekilde atıl kalan potansiyel harekete geçirilerek dostlarımıza güven duygusu, düşmanlarımıza ise daha dikkatli olmaları mesajı verilebilecektir.

Planlı, proğramlı ve zamanlı çalışmaya alışkın asker kişilerden oluşan TESUD kadrolarının yapacakları sivil toplum hareketlerinin her alanda diğer sivil toplum örgütlerine örnek olacağı açıktır. Bu şekilde Türk yöneticileri atacakları adımlarda ve verecekleri kararlarda milletin istek ve düşüncelerini ve desteğinide alarak daha somut ve doyurucu hizmetleri gerçekleştireceklerdir.
 
Ben böyle düşünüyorum ve başarılı olunacağınada inanıyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
4 Temmuz 2000 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale