24 ŞUBAT 2017 CUMA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Patrikhane sorunu devam ediyor
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 31 Ekim 2004 Pazar 

Patrikhane bir fesat ve hıyanet ocağıdır! Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlıklar yaratan, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluğa ve felakete sebep olan İstanbul Rum Patrikhanesi'ni artık topraklarımız üzerinde bırakamayız.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1923)

17 Aralık yaklaştıkça AB yolunda her türlü tavizi vermek için seferberlik ilan eden ve mesaisini Avrupa Başkentlerinde sürdüren Ak Parti hükümetinin teslimiyetçi tutumu Fener Rum Ortodoks Patrikliğinin şer faaliyetlerine pervasızca devamına yardımcı olmaktadır. Bıkmadan yazıyorum. Bu kuruluşun bağlı olduğu hukuk kurallarını hiçe sayarak adeta devlet içinde devlet gibi davranmasına göz yumulmasının sakıncalarını anlatmaya çalışıyorum. Fakat bunlara dur diyen olmuyor.

Bugün Patrikhane yönetimi sadece kendi ikballerini düşünüp saltanatlarının devamını sağlamak için arkalarına T.C.Devletinin değil de başka ülkelerin desteğini almaya çalışmakla hem kendilerine ve hem de çoğunluğu İstanbul'da ikamet eden Rum Ortodoks kardeşlerimize büyük haksızlık yapıyorlar.

Rumlar, öz be öz Anadolu çocuklarıdır. Bu topraklarda doğmuş ve bu topraklarda Müslüman Türklerle birlikte bin yıldır birbiri ile kaynaşarak yaşamlarına devam etmişlerdir. Onlar Türk'tür ve sadece dini inanışları ile ibadet şekilleri ile Müslüman Türklerden ayrılırlar. Onlar tarihin hiçbir döneminde Yunanlı olmamışlardır. Yunanistan'ın bu kardeşlerimiz üzerinde hiçbir hak iddia etmeleri de mümkün değildir.

Bu kardeşlerimiz geçen asrın başlarında Osmanlı'yı yıkmaya çalışan dış devletlerin siyasi emellerine alet edilmişler ve ne yazık ki dini vecibelerini yerine getirmeleri için oluşturdukları Patrikhane kullanılarak bu dış kaynaklı siyasi şer odaklarının elinde maşa olmuşlardır. Bu çok üzücü bir durumdur.

Arkasına AB desteğini alarak Kıbrıs Rum kesimini de AB'ye sokma başarısını gösteren Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı cüretkar tavırları Patrik Beyi heveslendiriyor ve o da arkasına dünya devlerinin desteğini alarak bildiğini okumaya devam ediyor olması çok tehlikeli bir gidişi ispatlamaktadır.

Patrikhaneye ABD Savunma Bakanlığından (PENTAGON) yapılan dış desteğin belgelerini gazetemiz ÖNCE VATAN bütün detayları ile manşetten vererek ilgili ve yetkililere suç duyurusunda bulunmuştu.

Konu ile ilgili olarak İşadamı Vasilaki Floridi'nin, Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun açılması için bağışladığı 5 trilyon liranın başka amaçlarla kullanıldığı iddiasıyla Patrikhane aleyhine, Patrik Bartholomeos'un da aralarında bulunduğu vakıf yöneticileri hakkında açtığı davanın duruşmaları Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam etmektedir. Floridi, kendisi dışında Patrik Bartholomeos'un Ruhban Okulu'nun açılması için Türkiye' deki yetkililere rüşvet vermek gerektiğini ABD Savunma Bakanlığı'na bildirdiğini ve bu amaçla da 12 milyon dolar istediğini ileri sürmüştür.

ABD Savunma Bakanlığı'nca gönderilen bu paranın Bartholomeos'un şahsi servetini yöneten 3 kişinin hesaplarına yatırıldığını da iddia eden Floridi bu konuda mahkemeye bir de belge sunmuştur. Mahkeme belgelerin incelenmesi için duruşmayı ertelemiştir.

Bu olay Rum Ortodoks Toplumunu temsil eden bir dini müessesenin başında bulunan ruhani bir kişi için çok üzücü ve aşağılayıcı bir manzaradır. Rum kardeşlerimiz bunu görüntüyü hiçbir zaman hak etmemişlerdir.

Bu arada Patrik açtığı Internet sitesinde kendisini Ekümenik Dünya Patriği olarak nitelendirerek kanunlarımızı hiçe saymaya devam etmektedir. Doğal olarak kendisini dışarıdan aldığı destekler etkilemektedir. Nitekim geçen hafta ülkemizi ziyaret edip bir seri etkinlikte bulunan AP Yeşiller Grubunun yayınladığı programda Fener Rum Patriği Bartholomeos için 'Ekümenik' ifadesi ile birlikte "Yeni Roma- Konstantinopolis Başpiskopusu Bartholomeos" sıfatı kullanılmıştır. Kullanılan sıfat tam olarak şöyledir. ''His All Holliness Ecumenicel Patriarch Bartholmeow, Archbishop of Constantinopole, New Rome'' yani; tüm kutsallığıyla Ekümenik babamız, Konstantinopolis ve Yeni Roma Başpiskoposu Bartholomeos''

Yani adamlar 500 yıllık Türk yurdu İstanbul'un adını Kostantinapolis olarak değiştirmişler, Yeni Romayı kurmuşlar ve şimdilik başına dünya Patriği Bartholomeos'u layık görmüşlerdir.

Bütün bunlar çok tehlikeli gelişmelerdir. Birilerinin bu papaza haddini ve hududunu ve yerini göstermesi gerekmektedir. Çünkü artık sağduyu sahibi milletimin sabrının da hududuna gelinmiştir.

Şimdi görülen manzara hükümetin Ruhban Okulunun açılması için çalışmalarını hızla sürdürdüğü yönündedir. AB ve ABD'nin baskısı ve israrlı tutumu burada da etkili olmaktadır. Sonucu ne olursa olsun Ak Parti Hükümeti 17 Aralığa kadar AB tarafından öne sürülen bütün istekleri koşulsuz yerine getirmeye kararlı görülmektedir. Bu yüzden Patrikliğin kanunlara aykırı olarak San Sinod Meclisine altı yabancı üye atamasına karşı da bir önlem alınmamıştır ve Patrik T.C. Devletini ve yasalarını tanımadığını ilan ederek kendini Ekümenik olarak tanımlamaya devam etmektedir.

Anlaşıldığı gibi kurallar uygulanmayınca beyler meydanı başıboş bulup Papa'nında büyük katkılarıyla Vatikan misali İstanbul merkezli din devletlerini kurmak için adım adım ilerliyorlar. "İstanbul'un Müslüman Türklere bırakılmayacak kadar önemli" olduğunu vurgulayan Hıristiyan dünyasının çalışmaları için gerekli alt yapıyı oluşturuyorlar.

Konu son derece hassastır. Her şeyi ile bir Türk Kurumu olan Patrikliğin yüzyılın başından beri Yunanistan'ın Megal-i Ideası doğrultusundaki hedefleri destekler şekilde hareket etmesini Türk kamuoyu yakından bilmekte ve tasvip etmemektedir. Nitekim Ülkü Ocaklarına mensup gençlerimiz artık sokaklara inerek Partrikhaneyi protesto seslerini yükseltmişlerdir.

Devletimiz her hangi bir müessif saldırı olayına karşı Patrik Beye koruma tahsis ederek konuyu çözümlediğini sanmıştır. Bunlar tedbir değildir. Çünkü bu olayların arkasında küresel mimarların hazırladıkları planlar vardır. Rum kardeşlerimizi bu oyunlarına alet olmaktan ve devletine karşı yanlış iş yapmaktan koruyacak olanlar yine Türk devlet makamlarıdır. Yani sorunun kamuoyunun tepkisini çekmeden resmi kanallardan sonuçlandırılması gerekmektedir. Biz hatırlatıyoruz. Alevler yükselmeden yangının söndürülmesi gerekmektedir.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
31 Ekim 2004 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale