25 Kasım 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Öğrenci affı
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 21 Haziran 2000 Çarşamba 

Türkiye'nin gündeminde bugün öğrenci affı var. Eski Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel tarafından veto edilen ve Genel Af çerçevesi içinde yer alan ÖĞRENCİ AFFI konusu ayrı bir teklif haline getirildi. Üniversitelerde yeni öğretim yılına yetişemeyeceği endişe ve gerekçesi ile meclis gündeminde öncelikle görüşülmesi gereken en önemli konular içine alındı. Hükümeti teşkil eden partilerin ortak önerisi ile affın bugün yani 21 Haziran'da görüşülerek kanunlaşması bekleniyor.

Buna göre; "...hazırlık ve ara sınıflar dahil bütün sınıflarda ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim yapan öğrencilerden; 1983-1984 öğrenim yılından 1999-2000 öğrenim yılı sonuna kadar her ne sebeple olursa olsun okulları ile ilişkileri kesilmiş olanlara yeniden devam, iki sınav ve bütünleme hakkı verilmesi" öngörülüyor.

Cumhuriyet tarihimizin en kötü alışkanlıklarından biri daha bugün uygulama alanına konuluyor.

Ne demek af?

Bu affın toplumuza ne gibi faydaları var?

Bu ülkeyi diplomalı cahillerle doldurmak mı istiyorsunuz?

Çalışıp, uğraşıp kurallara uygun davranarak okullarını zamanında bitirenlere ne kadar büyük haksızlık ettiğinizin farkında mısınız?

Her alanda süren bu af geleneğinin milletimizi tembelliğe ,nemelazımcılığa ve adamsendeciliğe teşvik ettiğini düşünemiyor ve göremiyormusunuz?

Bu davranışınızla, bu öğrencileri yetersiz görüp sınıfta bırakan değerli hocalarımıza hiç mi saygınız yok.? Bu öğretmenler şimdi nasıl otorite temin edecekler?

Yaşıtları ile birarada iken ve okunma ve öğrenme çağında iken bu işi başaramayanların bu af ile verilen imtahanlarda başarılı olabileceklerini nasıl düşünebiliyorsunuz.? Sizler ; bu aftan yararlanarak başarılı olacağını düşündüğünüz insanlarla ülkemizin bilgi çağını yakalayabileceğine inanıyormusunuz.?

Bu soruları çoğaltmak mümkündür. Fakat bu sorulara mantıklı ve makul cevaplar üreterek kamuoyunu tatmin etmek kesinlikle mümkün değildir. Akla gelen ilk ve önemli soru işareti" ACABA YİNE HANGİ TÜRK BÜYÜĞÜNÜN YAKINLARI KAYIRILMAK İSTENİYOR" olacağı kesindir. Çünkü bu af ilk ve yeni değildir. Türk halkı bu senaryoyu çok gördü ve yaşadı.
 
Vergisini tam ve zamanında ödedi. Mali güçlüğe düştü. Mutlaka bir af geleceğini bilerek vermeyenle rekabet edemeyerek iflas etti. Vermeyenler işini büyüttü ve sonunda her zaman olduğu gibi gelen af ile vergi borçları affedildilerek adeta ödüllendirildi.

Vatan borcu dedi. Oğlunu seve seve ve gururlanarak 18 ay askere gönderdi. Bayrağa sarılmış gelen şehid evladını " VATAN SANA FEDA OLSUN" diyerek bağrına bastı. Arkasından gelen ve adeta zengin çocuklarını ve asker kaçakların ödüllendirecek bir görünüm sergileyen 28 günlük paralı askerliğe nefretle baktı. Sebep olanları ayıpladı. Fakat devlet geleneği ve saygısı ağır bastı. Kabullendi.

Bu hususları gündemden hiç düşmeyen "mahkûmların affı" ile çoğaltmak mümkün.

Bugün gelinen nokta ve ortaya çıkan manzara insanlarımız tarafından; açıkça kanunsuzluk, yolsuzluk ve başarısızlığın bir anlamda ödüllendirilmesi olarak yorumlanıp, değerlendirilmektedir.

Devlet; ADALETİN, DÜRÜSTLÜĞÜN, DOĞRULUĞUN ve vatandaşları arasındaki EŞİTLİĞİN gerçek teminatıdır. Toplumda sosyal parçalanma ve ayrılıklar yaratacak tutum ve davranışlardan kesinlikle kaçınılması gerektiği düşünülmektedir.

Yapılan öğrenci affı ile ilgili olarak, affedilecek öğrenciler dışında; öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, pedagogların, planlamacıların, sosyologların, din adamlarının, toplum psikologlarının ve çocukları normal şartlarda okullarını biriren ailelerin görüşlerine başvurulmuşmudur? Kamuoyunda bu konuda herhangi bir anket yapılmışmıdır? Sokaktaki vatandaş acaba böyle bir konuda ne demektedir.?
 
BUNLARIN CEVABI BULUNMADAN VE SAĞLAM GEREKÇELERE DAYANMADAN YAPILAN BÜTÜN AFLARIN TOPLUMA HUZUR DEĞİL, HUZURSUZLUK VERECEĞİ VE VATANDAŞIN DEVLETİNE OLAN SONSUZ GÜVENİNİN ZEDELENECEĞİ kıymetlendirilmektedir.

Burada tamamen şahsi düşüncelerimi ve duygularımı yansıttım. Yanlış ve eksik düşündüğümü bilmeyi isterdim. Bu kararı alan ve kanunlaşması için yüce meclisimizin gündemine taşıyan değerli parlamenterlerimizinde en az benim kadar duyarlı ve milli duygularla mücehhez olduğuna inanıyorum. ALACAKLARI KARARLARIN MİLLETİMİZE HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUM.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
21 Haziran 2000 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale