23 TEMMUZ 2017 Pazar

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Hoş geldin Mehmet Ali Ağca. Bir sen eksiktin!
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 16 Haziran 2000 Cuma 

Mehmet Ali Ağca ismi Türk kamuoyu kadar dış dünyanında tanıdığı önemli isimlerden biri. Bundan 21 sene önce Türkiye'nin saygın ve etkili gazetecisi Abdi İpekçi'nin öldürülmesi ile ülkemizin gündemine oturdu. Kısa sürede yakalandı. Fakat ne yazık ki bu eli kanlı terörist birtakım karanlık güçler tarafından askeri cezaevinden kaçırıldı.

Gazetelerde Ağca haberleri hiç bitmedi. Kimi zaman Almanya'da ve kimi zamanda Bulgaristan'da olduğu haberleri pompalandı. Sonunda sansasyonel bir şekilde bütün müslüman ve hristiyan alemini adeta karşı karşıya getirecek şekilde Papa 6 ncı Jean Paul'e yaptığı suikast girişimiyle Vatikan'da ortaya çıktı. Hem kendi ve hemde Türkiyenin adını dünyanın gündemine taşıdı. Bu tarihten sonra Ağca'nın muhatabı İtalyanlardı. Nitekim, Mehmet Ali Ağca demir kafesler içinde getirildiği mahkemede yargılandı ve ömür boyu hapse mahkum olarak sırları ile birlikte 21 sene dış dünyadan uzakta kaldı.

Terörizmin bilinen en meşhur isimlerinden olan Mehmet Ali Ağca ve o'nun gibi pek çok insanın yaptıkları Türkiye gündeminden çıkalı çok oldu. Tamamen unutulmuşken herşeyi ile tam bir sır küpü olan Ağca; Türkiye'nin acil çözüm bekleyen 1000 derdinin önüne binbirinci dert olarak geldi oturdu. Neden yıllarca hiç kimse ile görüştürülmeden bir hücrede tutulan asrın en meşhur mahkumu birdenbire affediliyor ve geceyarısı uçağa bindirilip Türk makamlarına teslim ediliyor.

Türkiye'ye yönelik anarşi ve teröre verdiği destek Türk kamuoyu tarafından Abdullah Öcalan davasından çok iyi bilinen İtalya'nın bize makul ve inandırıcı bir sebep bulması çok zor.

Meselenin Ağca'nın kendini mesih ilan etmesi ve Fatima'nın üçüncü sırrı ile izah edilmesi ise hiçte inandırıcı görülmemektedir. Düşünebilen beyinlere göre; bunun arkasında mutlaka bir önemli dolap çevrilmektedir ve/veya dikkatler başka yöne çekilmek istenmektedir.

Basınımıza gün doğdu . Eski ve yenisi ile her tarafından pek çok senaryo çıkartılabilecek ilginç bir konu. Sırlarla dolu kapalı bir kutu. Açın açabildiğiniz kadar. Kullanın kullanabildiğiniz kadar. Fakat artık bu kutudan Türkiye için hayırlı şeyler çıkması mümkün değildir. Kanaatimce bu konu Türkiye'ye bir müddet daha oyalanması için özellikle verilmiş bir oyuncaktır.

21 sene hapiste dış dünya ile bütün irtibatları kopartılmıış olarak yalnız başına yatırılan bir eski cani'nin vereceği bilgilerin günümüz Türkiyesinde hiç bir değeri ve de yerinin olmadığını değerlendiriyorum. Şimdi burada yapılacak en önemli iş; AĞCA'yı Kartal cezaevinde kendi kaderi ile başbaşa bırakıp adaletin normal yolla seyrini sağlarken, İtalya'nın niyet ve maksadını araştırmak ve onu hiç gümdemde yokken böyle bir davranışa iten sebepleri araştırmaktır. Meydamızın tecrübeli Araştırmacı- Gazetecilerinin temel işlevi bence bu olmalıdır diyorum
İlk bakışta benim aklıma gelen husus; iki gün önce MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici bey tarafından "UYUŞTURUCU TRAFİĞİ" ile ilgili olarak yapılan müthiş ve korkunç iddiaların örtülmek istenmesidir.

 - Mafyanın doğup dünyaya yayıldığı İtalya'nın 100 milyar dolarlık uyuşturucu ile ilgisi olabilirmi?
 - Acaba bu konuda kendilerinin üzerine gidilmesin diyerek böyle bir jest yaparak işi örtmek mi istediler?

Bilinmez ama araştırılmaya değer bir konu gibi gözüküyor.

Sonuç olarak bırakalım Ağca ile oyalanmayı. Hukuk nasıl olsa gereğini yapacaktır. Bizim bütün mülahazalarımız ve akıl yürütmelerimiz beyhudedir. Bunu bir hükümet ve polis başarısı olarak göstermeye çalışmak ise tamamen abesle iştigaldir. İtalya böyle istemiştir.Ve de istediğini bize sormadan yapmıştır.

Önümüzde Türkiye'nin basını dahil bütün resmi ve gayriresmi kuruluşlarının öncelikli olarak üzerinde durmaları gereken önemli bir iddia vardır. İktidardaki bir partinin Genel Başkan Yardımcısı bir milletvekilinin ithamları tam anlamı ile korkunçtur. Sayın YAHNİCİ, televizyon kameraları karşısında verdiği beyanatta özetle; " 100 Milyar Dolarlık (takriben 60 katrilyon'luk ) bir uyuşturucu trafiğinin polis araçlarının eskortluk yaptığı bir ortamda yürütüldüğünü, bu paranın içeride ve dışarıdaki elemanlar arasında pay edildiğini " söylüyordu.

Bu iddia doğru ise; değil Türkiye'nin dünyanın ayağa kalkması gerekir ki. Konuyu şimdilik üzerine alınan yok. Yani sahiplenen yok. Ağca'nın ihtiyarlamış yüzü ile ağarmış saçları ve eski gazete küpürlerinden verilen tam sayfa Fatima'nın sırrı hikayeleri maaleef bu önemli gündemi örttü. Ve dahada örteceğe benziyor.
 
Vatandaş olarak bilmeye hakkımız var. Bizi kim idare ediyor.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
16 Haziran 2000 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale