29 Nisan 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Rauf Denktaş'ın söylemlerine kulak verelim...
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 18 Temmuz 2004 Pazar 

Efendiler! Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin (Akdeniz Bölgesi’nin) ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir.
(Gazi Mustafa Kemal Atatürk)

Rauf Denktaş ismi Kıbrıs ile bütünleşmiştir . Kıbrıs Türk Toplumunun bağımsızlık mücadelesinin her safhasında Denktaş vardır. 30 yıllık mutlu, huzurlu, özgür ve demokratik yaşamın tamamı onun liderliğinde hayat bulmuştur. 1974'te doğan ve bugün 30 yaşına gelen nesil yaşantısının tamamında Denktaş'ı lider olarak görmüştür. Bu neslin eski ve yeniyi karşılaştırma şansı yoktur. Onlar daima huzur ve güven içinde yaşayarak bugünlere ulaşmışlardır.

K.K.T.C’de bugün görülen manzara şudur. Yenilik, değişiklik ve bilmeden belki de macera arayan bu yeni neslin aklı çelinerek şanlı bir geçmiş ve şerefli bir mücadele karalanmaya, bağımsız Türk Toplumu Rum’un esareti altına sokulmak istenmektedir.

Denktaş; gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmayacağını açıklamasına rağmen, aklı ile, fikri ile, duygularıyla ve tecrübeleriyle her şeyini ölünceye kadar Kıbrıs Türk Halkının emrine vermeye hazır olduğunu açıklamıştır. Denktaş varken Kıbrıs Türk Halkı Onun fikir ve düşüncelerine tecrübesine dayanarak yaptığı konuşmalara dikkat etmeli, önemsemelidir.

Çünkü Denktaş yönetimde bulunduğu sürece Türkiye’nin desteği olmadan ada Türkleri üzerinde oynanan oyunları karşılamasının mümkün olmadığı gerçeğini görmüştür. Bu yüzden tamamen Türkiye Cumhuriyeti Yönetimi ile birlikte hareket etmiş ve bu desteğin kesintisiz 30 yıl devamını sağlamıştır. Oysa bugünkü Talat Yönetimi bu kurtlar sofrasında kendi başlarına ayakta kalabileceklerine inanmaktadır. Ve Talat’ın yönetim politikaları da Türkiyesiz bir Kıbrıs üzerine inşa edilmiştir.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın basında yer alan son açıklamaları Kıbrıs Türk Toplumu üzerinde planlanan hain tuzakların tehlikesini bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır.

Buna göre; Sayın Denktaş; İngiltere’nin Türkiye’den resmen “KKTC’yi artık tanıma” talebinde bulunduğunu açıklamıştır. İngiltere’nin bu talebini “ tehdit" olarak niteleyen KKTC Cumhurbaşkanı, “Türkiye artık KKTC’yi tanımadığını duyursun, tanımayı geri çeksin şeklindeki İngiltere’nin resmi talebi tam bir tehdittir. Türkiye’ye bazı şartlarla Aralık’ta gün vereceklerdir. Gün vermek demek üye yapmak demek değildir. 10-15 yıl içerisinde Türkiye’nin iplerini ellerinde tutmak için gün vereceklerdir. ‘Şunu da ver, şunu da yap, şunu da ver, şunu da yap’ diye diye Türkiye’yi talim ettireceklerdir” dedi.

Türkiye'ye tarih verme günü gelene kadar bu tür baskıların daha da artacağına dikkat çeken KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, “Türkiye’nin bu konularda niyeti nedir, siyaseti nedir? Türkiye şimdiden ‘Asla böyle şey düşünmeyiniz, ben KKTC’yi tanıyorum ve tanımaya da devam edeceğim’ demelidir diye konuştu. “KKTC’de bu insanlar referanduma “evet” demek suretiyle egemenliklerinden vazgeçtiklerini, devlet istemediklerini, bir Rum çoğunluk idaresinde, karma nüfusa sahip bir vilayet olmaya razı olduklarını teslim etmiş değillerdir” diyen Denktaş şöyle konuştu: “Bu şekilde yorum yapmak ayıptır, günahtır ve kabul edilmez. KKTC’de halka bu sorular sorulmadı. Halkın önüne 9 bin sayfalık plan atıldı. Bize sadece ‘AB’ye girer misiniz, girmez misiniz’ diye sorulmuştur. Esas havuç bu olmuştur. Bu havucu yutmamız için de ‘Annan Planı’na evet dediğiniz taktirde devletiniz tanınacak’ denmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı tarafından da ‘Devletiniz tanınacaktır’ denmiştir. Şimdi kimse tanınma sözünü bile ağzına almıyor ve böylelikle Kıbrıs’ta çıkarı olanları cesaretlendiriyorlar.”

Annan Planı’nı kabul etmek suretiyle KKTC halkına kabul ettirmek suretiyle Türkiye’nin dünyaya ‘Kıbrıs benim için önemli değildir’ şeklinde bir işaret verdiğini belirten Denktaş, “Ben Türkiye’nin böyle düşündüğüne inanmıyorum, ama Türkiye Kıbrıs hakkında ne düşündüğünü ve Kıbrıs’a ne kadar önem verdiğini yeniden dünyaya duyurmak mecburiyetindedir” dedi.

Denktaş, basına yaptığı özel açıklamasında gözleri dolarak, “Bu kadar oyuna gözü açık olarak eğer gelirsek... Bu kadar alçaklığa eğer boyun eğersek... Egemenliğimiz için, devletimiz için bu kadar mücadele etmiş olan bu halkın ve Türkiye’nin şehitlerine kim cevap verecek” dedi. Kısa bir sessizliğin ardından “Bunlar hamaset değildir” deme ihtiyacı da hisseden KKTC Cumhurbaşkanı, “Bunlar mücadeleyi bunca yıl Türklük adına, hürriyet adına yürütmüş olan insanların sorma hakkı olan sorulardır ve sorulmaya devam edilecektir. Bunu tarih de soracaktır” diye konuştu.

Evet. Sayın Rauf DENKTAŞ Kıbrıs davasında BİLEN kişidir. En üst düzeyde olayları bizzat yaşayıp değerlendirebilecek son kişidir. Kıbrıs konusundaki sözleri KANUN niteliği taşımaktadır. Kıbrıs ile ilgili Atamızın yukarıya aldığım sözlerini emir telakki etmesi gereken yöneticilerimiz Kıbrıs ile ilgili alacakları kararlarında mutlaka Sayın Denktaş’ın sözlerine kulak vermelidirler.

Vermezlerse ne olur. İşte o zaman tarihi hatalar yaparlar ve geri dönülmez noktaya gelirler. İş işten geçmeden ve elimizde zaman varken DENKTAŞ'ı iyi dinleyelim...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
18 Temmuz 2004 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale