17 Aralık 2017 Pazar

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Türk Milliyetçileri nerede?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 15 Temmuz 2004 Perşembe 

Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda milletlerarası temas ve münasebetlerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir ahenkte yürümekle beraber, Türk içtimai heyetinin hususi seciyelerini ve başlı başına müstakil hüviyetini mahfuz tutmaktır.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1930)

KÜRESEL GÜÇLERİN ELİNDE SÖMÜRGE HALİNE DÖNÜŞEN ÜLKEMİZİN GERÇEK SAHİPLERİ OLAN TÜRK MİLLİYETÇİLERİ NEREDE?

Küresel mimarların dünyayı yapılandırmada kullanacağı araçlardan biri olan NATO’nun 17 nci Zirve Toplantısına 28-29 Haziran tarihlerinde ev sahipliği yaptık. Türkiye’nin ve bilhassa İstanbul’un tanıtımını sağlayan bu toplantıyı ülkemiz için bir kazanım olarak görüyorum.

Son birkaç haftadır yurtiçi ve yurtdışında pek çok uluslar arası toplantıda dünyayı şekillendirme plânları görüşüldü. Ana tema hep ayniydi. Ulus devletler ortadan kaldırılacak, ülkeler federasyon adı altında dilimlenerek küçültülecek. Ülke sayıları iki yüzden, iki binlere çekilecek. Bu şekilde dünya önce küçülecek ve sonra bu küçülen parçalar küresel çarlar komutasındaki dünya devletinin egemenliği altında birleşecekler.

Plan böyle çatılmış. Şimdi küresel mimarlar bu büyük planı uygulamaya çalışıyorlar. Bu çalışmaların odağında ise kurulacak Dünya Devleti’nin merkezinde konuşlanan Türkiye var.

Bugün ülkemizde insanlarımız açlık ve sefalete sürüklenip, vatan toprakları birilerine peşkeş çekilmeye çalışılırken, IMF, Dünya Bankası, AB ve ABD komiserleri ülkemizin her karış toprağında sömürge memuru gibi dolaşırken ülkemin dinamik güçleri ve gerçek sahipleri olan milliyetçi kadrolar sus-pus içinde olayları seyretmekle yetiniyor. Kıbrıs gidiyor. Misak-ı Milli toprakları Musul ve Kerkük'te soydaşlarımız katlediliyor. Balkanlardaki son Türk eserleri ibadethanelerimiz yakılıyor. İstanbul’da Ekümenik Rum Patrikhane Devleti oluşturma çalışmaları hızlanıyor. Ege Adaları ve Ege kıyılarımız elimizden alınmaya çalışılıyor. Ülke içinde Hıristiyanlık propagandası almış başını gidiyor, Kürt Devleti kurularak Diyarbakır başkent yapılmaya çalışılıyor. Türklüğün dağılma süreci başlatılıyor. Binlerce yıldan günümüze taşıdığımız Türk Kültür değerleri plânlı çalışmalarla ortadan kaldırılıyor. Milli birliğimizin teminatı Türk Diline ortaklar bulunuyor. Türk Anayasanın temelinde yer alan Atatürkçülük ve Türk Milliyetçiliğinin içi Uyum Yasaları adı altında boşaltılıyor. Ve nihayet ülkemiz milli değerlerinden habersiz Televole zihniyetli, boş kafalı, milli ülkü ve değerlerinden yoksun, sadece tüketmeyi düşünen bomboş insanların kalabalıklar halinde yaşadığı topraklar haline getirilmeye çalışılıyor.

Bilelim ki küresel güçlerin korkup çekinecekleri tek husus vardır. O’da ülkemizde her şeye rağmen yaşatılan Milli Ruh, Milli şuur ve Milli duruştur. Yani Türk Milliyetçiliği’dir. İşte bunun için bizi bulunulan çıkmazdan kurtaracak husus; Türklüğümüze, Türk Kültürüne ve vatan topraklarına sahip çıkacak nesillerin varlığı ile küreselleşmeye karşı durulmasıdır. Kurtuluşumuz Atatürk İlke ve İnkılâplarına bağlı, Türk Ülküsüne inanmış, milliyetçi ve inançlı kadrolarımızın elindedir.
Ülkemizde bu kadrolar vardır ve göreve hazır beklemektedir. Milliyetçi kadroların toplandığı MHP, 28 Mart seçimlerinde oylarını arttırmıştır. Vefâkar ve fedâkar ülkücü nesil bütün olumsuzluklara rağmen partilerine sahip çıkmışlar, ülkenin geleceğinin ve gelişme umudunun halâ kendilerinde olduğunu göstermişlerdir.

Türklük düşmanlarının bütün mevzileri ele geçirmiş olmasına rağmen, yönlendirilmiş medyanın satın alınmış kalemşor ve laf ebelerinin bütün yanlış bilgi bombardımanı devam ederken, bu şuurlu kadrolar mücadele gücünü ve ülkeyi sahiplenme azim ve iradesini kaybetmemiştir.

Çünkü özleri sağlamdır. Çünkü mayaları ve kökleri sağlamdır... Ne kadar küskün, kırgın, kızgın olsalar da, milletimin ve devletimin üzerinde oynanan küresel oyunların farkındalar. İşte bunun için kurtuluşun tek adresi olarak gördüğü, artık öldü denilen, dağılmış, parçalanmış MHP'yi sahiplenmekte kararlı olduğunu göstermişlerdir.

Son yıllarda Alparslan Türkeş zamanında çok iyi yetişmiş MHP kökenlilerin değişik partilerde darmadağın olmuş halde bulunduklarına yakından şahit oldum. Sivil Toplum kuruluşlarının yönetiminde hep bu kadrolar var. Ama bu gerçekten bilgili, Türk kültürü ile mücehhez, Türk tarihi ve toplum yapısına bağlılığını koruyan asil Türk milliyetçileri çok basit menfaat oyunları karşılığında küserek partilerinden kopartılmışlar... Her biri bulunduğu mevkilerde önemli görevleri ifa etmesine ve başarılı olmasına rağmen fikir ve güç birliği içinde olmadıklarından ülke çapında etkili olamıyorlar. Yani sonuca ulaşamıyorlar.

Sanki bir şer kuvvet Alparslan Türkeş'in ölümünden sonra MHP’nin partinin içine girdi ve birbirinden değerli yetişmiş beyinleri bir yerlerden emir almış gibi çil yavrusu benzeri darmadağın etti. Bunun meydana gelmesinde Sayın Devlet Bahçeli ve yakın çalışma arkadaşlarının da büyük günahları olduğunu değerlendiriyorum.
Bugün Büyük Ortadoğu Projesi ile son kozlarını oynamaya soyunan küresel mimarlar hedeflerini ve stratejilerini doğru belirlemişlerdir. Planlarında Anadolu’nun küçük beyliklere bölünerek küresel güçlerin kolaylıkla yutabileceği lokmalar haline getirilmesi vardır.

Bunlara karşı durması gereken milli güçlerimiz ise darmadağın haldedir. Bunların mutlaka bir araya gelip güç birliği yapmaları ve siyasi iktidarı ele geçirmesi gerekmektedir. Bu birlik ve beraberliği sağlamaya ne yazık ki Sayın Bahçeli' nin gücü yetmemiştir. Aksine onun başkanlığı döneminde milliyetçi kadrolar darmadağın edilmiştir. Fakat, bu birleştirme görevi tarihi bir vazife olarak yine Sayın Devlet Bahçeli'nin sırtında durmaktadır.

Sayın Muhsin Yazıcıoğlu başkanlığındaki milliyetçi kadroların ise bu büyük gücü dağıtmaktan başka bir iş yapmadığı da görülmüştür. İşte şimdi birleşme ve toparlanma zamanıdır. Milliyetçi kadroların her türlü küskünlük ve dargınlığı unutarak el ele güç birliği yapma zamanıdır.

Bugün ülkemin milli meselelere vakıf, Türk Kültürü ile mücehhez vatansever kadrolarının güç birliğine şiddetle ihtiyacı vardır. Millet bu ihtiyacını MHP'den esirgemediği oylarla bir kere daha ortaya koymuştur. Milletin sözü dinlenmelidir.

Şimdi ben buradan bütün milliyetçileri yeniden göreve, yani emperyalizm elinde esir edilen ülkemi bu esaretten kurtarmaya davet ediyorum.

Adres ise MHP teşkilatlarıdır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
15 Temmuz 2004 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale