30 Mart 2017 Perşembe

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Düğün ve dernek başarılarımız
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 13 Temmuz 2004 Salı 

En iyi fertler kendinden ziyade mensup olduğu toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına hayatını veren insanlardır.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1930)

Sünnet ve evlilik törenleri Türk Toplumu için mutlulukların aile yakınları ve dostlar tarafından paylaşıldığı müstesna günlerdir. Gelenek ve göreneklerimize göre her aile maddi gücünün kuvveti ile orantılı olarak bu günleri düğün-dernek tabir ettiğimiz törenlerle kutlar. Bunlar Türk aile yapısının en güzel yapı taşlarıdır. Binlerce yıldan günümüze değişmeden gelmişlerdir. Bizi biz yapan ve milli benliğimizi pekiştiren değerlerdir.

Türk Toplumu olarak gündemimizi bir aya yakın işgal eden işgal eden Nato Zirvesi ile ilgili haberler biter bitmez Başbakan Erdoğan’ın kızın düğünü magazin sayfalarından çıkarak basının manşet haberlerine taşındı.

Evlenen Başbakan’ın kızı olunca işin dozu kaçtı. Yalaka basın mensupları bu muhteşem asrın düğününü ballandıra ballandıra en ince teferruatına kadar gözler önüne serdiler. Devlet sırrı gibi saklanan gelinliğin kim tarafından nasıl yapılacağına kadar bütün ayrıntıları büyük bir gazetecilik başarısı olarak öğrenip(!) halkımızı bilgilendirdiler.

Davetiyelerin kimlere nasıl dağıtıldığını ayrıntıları ile öğrenmemizi sağladılar. Hatta gelin ile damadın düğün sonrası Türk Örf ve adetlerine göre gezecekleri türbelerin (!) isimlerini dahi öğrenerek bu müstesna haberlerden bizleri mahrum kılmadılar.

Takriben on beş gündür büyük gazetelerimizin birinci sayfadan bol resimli olarak verdiği düğün haberlerinde; “son derce gösterişsiz ve sade bir düğün olduğunu, masraf olmasın diye yedi bin davetliye sadece su ikram edildiğini” de duymamızı sağlayarak başarılarına başarı kattılar.

Bu nasıl masrafsız düğün bilemiyorum. Davetiye vermek için uçakla Ürdün’e kadar gidiliyor.? Bu nasıl Türk örf ve adetleridir ki, Müslümanlık gereği kafasını örten bir ailenin nikahında şahit olarak Hıristiyan devlet adamları bulunuyor.? Sonra da yeni evlilerin balaylarında adet olduğu üzere(!) türbeler dolaştırılıyor. Anlaşılır gibi değil.

İşin birde takı ve hediye bölümü var. Gelen yedi bin seçkin aile yakını herhalde yeni evliler bundan sonraki hayatlarında hiç çalışmadan bir ömür boyu yetecek bir servet elde etmişlerdir her halde. Allah bahtlarını açık etsin ve daha çok versin. Bunda kimsenin gözü yok. Aslında Türk kamuoyu Sayın Başbakanın servetinin sorgulanmasında ‘oğlunun sünnetinde takılan altınları kaynak olarak gösterdiğini’ biliyor ve bu gelişmeleri fazla yadırgamıyor.

Basınımızın bütün yanlı ve abartılı bilgilendirme bombardımanına rağmen Türk siyasetinin nabzını tutan kişiler bu Lale Devrini hatırlatan DÜĞÜN-DERNEK gösterilerini eleştirmekten kendilerini alamadılar. İşte bunlardan birkaçı;

- MHP’li Mehmet Şandır; ‘Papatya devrinden sonra ‘AK Lale Devri’ başladı’. Ak Parti saltanatı. Bunlarda usuldür; Sayın Erbakan da 148 kilo altını düğün yoluyla topladığını açıklamıştı. Sayın Erdoğan da, servetinin kaynağını bu türden sünnet düğünündeki hediyelere bağlamıştı. Ama, bu Türk halkıyla alay etmektir. Başbakan’ın, 5 bin polis görevlendirip, Ata uçağıyla davetiye dağıtarak bir düğün yapması Türk halkına saygısızlıktır. Bu yasaların suç saydığı nüfuz ticaretine girer, takdir savcılarındır.

- MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı; Önemli olan devlet işleriyle özel işlerin birbirinden ayrılması. Yanlış olan devlet uçağıyla özel davetiyenin verilmesi, devlet kesesinden özel harcamaların yapılmış olması. Gençlere mutluluk diliyorum. Bu tür şaşaalı düğünler, geçim derdindeki halkımız üzerinde moral bozukluğu ve olumsuz tesirler yaratır. Bir başbakanın bunlara dikkat etmesi gerekir. Bu tür magazin ağırlıklı düğünler bana 80’li yılları, Has Bahçeleri hatırlattı. Onlar da yanlıştı, bu bakımdan kamu vicdanında mahkum edildi. Bugün yapılanlar da yanlış, milletçe mahkum edilecektir.

- CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol; Çok kimlikli AKP iktidarı, Semra Özal’ın Sadabat, Lale Devri ve Papatya nostaljisini tekrar yaşatmaktadır. ANAP’ı da bu görüntüler bitirmişti. Türkiye’de bir yanda yoksulluk kol gezerken, diğer yanda ise iktidar sahiplerinin saltanatına tanık oluyoruz. Başbakan düğün davetiyesi vermek için, devletin kendisine resmi görevler için verdiği özel uçakla Ürdün’e günü birlik seyahat yapıyor. Bu ancak krallıklarda olur, medeni Avrupa ülkelerinde böyle seyahatler olmaz.

- CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi ; ‘Başbakan’ın gelen takıları kamuoyuna açıklaması gerekir. Birçok siyaset adamı, mal varlığı sorulduğu zaman düğünlere gönderme yaparak aklanma çabasına giriyor. Sayın Başbakan’da da bu telaşın olup olmadığını bilemem. İnşallah ilerde yine böyle bir soruyla karşılaştığında bu kez de kızımın düğününden geldi demek zorunda kalmaz. Başbakan’ın oğlunun sünneti, oğlunun düğünü, kızının düğünü derken Allah kendisine iyi malvarlığı verecek anlaşılan. Allah akıl fikir versin.’

Muhalefete cevabı AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz veriyor; Çok kalabalık ve sıcaktı. İşadamından milletvekiline, vatandaşına kadar adeta izdiham yaşandı. Düğün vesilesiyle Türkiye’nin hem tanıtımı hem de diplomasisine katkı sağlandı. Güvenlik önlemleri düğüne katılan devlet adamlarına yönelikti. Bana kalırsa mütevazı bir düğündü. Nikah kıyılması ve tebrikler dışında özel bir şey yapılmadı. Bir düğünde gelin ve damadın tebrik edilmesi ve hediye verilmesinden doğal bir şey yoktur. Bu bizim örf ve adetlerimize uygun bir şeydir. AKP Grubu olarak bir bilezik aldık.

Sonuç olarak; bizi biz yapan gelenek ve göreneklerimizi sonsuza kadar yaşatmak durumundayız. Bunların başında da düğün-dernek tabir ettiğimiz mutlu günlerimiz gelmektedir. Kamuoyunun gündeminde bulunan ve her hareketi ile örnek teşkil etmesi gereken mevki, makam ve para sahipleri Türk Toplumunun içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu iyi değerlendirmeli, halkın tepkisini çekecek abartılı törenlerden kaçınmalıdır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
13 Temmuz 2004 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale