27 Mart 2017 Pazartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Sivil Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 9 Temmuz 2004 Cuma 

Bizim telâkkimize göre, siyasi kuvvet, milli irade ve egemenlik, milletin bütün halinde müsterek sahsiyetine aittir, birdir. Taksim edilemez, ayrilamaz ve baskasına bırakılamaz.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1930)

Basın Yayın organlarında Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri olarak Türkiye'nin Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nuri Pamir'in atanacağına dair haberler çıkmaya başlamıştır.

Demokratikleşme kapsamında askerlerin siyasetteki ağırlığını azaltmak için önemli bir adım olarak kurlduğu günden bugüne kadar askerler tarafından deruhte edilen MGK Genel Sekreterliği görevinin Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde bu yıl sivillere devredileceği bilinmektedir. Bu hususta isim tesbitinin yapıldığı Büyükelçi Ümit Pamir ismi üzerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök arasında mutabakatın sağlandığı belirtilmektedir.

Kanaatimce büyük bir yanlış yapılmaktadır. Devletin çatısındaki bu ulvi müessese bu şekilde işlevsiz hale getirilmektedir. Konunun Büyükelçi Pamir'in şahsı ile ilgisi yoktur. Kendisi çok iyi ve başarılı bir bürokrat olabilir. Bir kaç dil bilebilir. Dışişlerinde çok parlak görevler icra etmiş olabilir. Burada sorun, atanan kişinin şahsi niteliklerinin iyi olması değildir. Mühim olan atanacak kişinin güvenlik konusu gibi hassas ve devletin bekasını ilgilendiren bir konudaki bilgi ve tecrübesidir. Bir dışişleri mensubunda bunun olmayacağı açıktır. Çünkü diplomatlık başka güvenlik başka kanallarda çalışan meslek gruplarıdır.

Bana göre;bu göreve emekli askerlerden birinin atanıp (Edip Başer, Necati Özgen veya eski Genel Sekreter Tuncer Kılınç gibi), yanına bilahare atanması istenilen sivil bürokratın Genel Sekreter yardımcısı olarak getirilip sistemi öğrenmesinin sağlanması doğru olan yoldur. Mantık ve aklıselim bunu gerektirmektedir. Bu şekilde, MGK Genel Sekreterliği gibi en üst düzey devlet hizmeti ehline teslim edilerek devlet işlerinde devamlılık temin edilmiş olacaktır. Ülkemizin gerçeklerini düşünürek bir müddet daha eski askerlerin görevlendirilmesi bu coğrafyada yaşamak zorunda olan devletimiz için hayati önemi haizdir.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinin bu hizmette devamlılığı sağlanması açısında emekli askerler görevlendirilerek sivilleşmesinin uygun olduğunu düşünüyorum. Benim bu düşüncem Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin içini boşaltarak bu kurumu görev yapamaz hale getiren ve tamamen Avrupa ile uyum içinde olmak için hazırlanan 7 nci Uyum Paketi'ni onayladığımı göstermek için değildir. Ben, bu kurumun basındaki sahşın rütbesinin değil, sahip olduğu niteliklerin görevini yapmada daha etkin olduğunu vurgulamak için "EVET SİVİL GENEL SEKRETER OLABİLİR" diyorum.

Kurulun ismi görevini açıklıyor. Türkiye'nin güvenliğinin sağlanması için alınacak her türlü tedbiri tespit etmek, ilgili kurum ve kurulusları bu maksatla harekete geçirmek bu kurulun temel işlevi. Konu güvenlik olunca dogal olarak güvenlik güçlerimizin en önemlisi olan askerlerin bu kurulda ağırlıklı bir yeri var. Kurulun güvenlik görevleri sadece askerlerin ilgi sahasi ile sınırlı da değil. Ekonomi, eğitim, kültür, siyaset, yerel yönetimler, sağlık hizmetleri, teknolojik gelişmeler, bilgiye ulaşım, yurt dışında yaşayan Türkler, ulaştırma, haberleşme, kitle iletişim araçları, tanıtma, uluslararası kuruluslar ve yabanci ülkelerle ilişkiler gibi faaliyet alanları bu kurulun üzerinde titizlikle duracağı diğer önemli ve güvenlik görevlerini yerine getirmede olmazsa olmazı oluşturan konular. Çünkü sadece kuvvetli bir ordu ile güvenlik elde edilemiyor.

9 Kasım 1983 tarihli ve 2495 Sayili Kanuna göre Genel Sekreterlik makamına Orgeneral rütbesinde bir şahsın getirilmesi ile vurgulamak istenen mesaj şudur; Devletimizin en üst düzey güvenlik meselelerinin gündeme getirilip, çözüm arandığı bir makamda, ömrünün 40 yılını ülkenin güvenlik sorunlari ile doğrudan ilgili bir kariyerde geçirmis ve bilgi birikimine sahip olan bir kisiye ihtiyaç vardir.

Ülkemizde bu nitelikte siviller mutlaka vardir. Aranır. Bulunur ve en uygunu bu makama getirilebilir. Ama bu sivillerin de geçmişinde bu nitelikleri haiz görevlerde yetişmiş olması gerekmektedir. Emekli askerler bunun için uygundur. Ayrıca Genel Sekreterin mutlaka Orgeneral olması da sart değildir. Tahsilini ve görevlerini tamamen güvenlik konuları üzerinde yoğunlastırmış olup 50 yasinda kadrosuzluk nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılma durumunda bırakılan pek çok yetenekli subay arasından bu görevi yapacak uygun bir kişiler de seçilebilir. Bu şekilde en az 15 yil devamlilik ve uzmanlık gerektiren bu görevde istihdam edilerek her yıl Genel Sekreter değiştirilmesinin yaratacağı kopuklukların önüne geçilmiş olacaktır.

Sonuç olarak; Her sistemde ve canlı organizmada olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendi güvenliğini sağlayacak, sehit kanıyla sulanmış bu kutsal topraklari koruyacak sistemlerin en tepesinde yer alan Milli Güvenlik Kurulunun yönetiminde askerlerin görevlendirilmesi kaçınılmazdır. Bu düşünce sivillere olan güvensizlik asla değildir. Tamamen ihtisas gerektiren bir konu olmasının gereği olarak değerlendirilmelidir.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
9 Temmuz 2004 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale