21 AĞUSTOS 2017 PAZARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Darphane ne iş yapıyor?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 23 Haziran 2004 Çarşamba 

Biz Türkler yüz sene evveline kadar her şeyi kendi çekicimizle, kendi örsümüz üzerinde vücuda getirir, kendi çarşımızda kendi elimiz ile satardık.. İşte bunun için büyük bir millettik.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1923)

25 yılı aşkın bir süredir çekmek zorunda bırakıldığımız enflasyon canavarı nihayet özlenen seviyelere yaklaştı. 2005 yılında enflasyonu tek haneli rakamlara çekme başarısınıı göstereceğine inanan hükümet 1 Ocak 2005'ten itibaren paramızdan altı sıfır atmaya karar verdi. Bir yıl öncesinden konuyu kamuoyuna duyurdu. Artık çocukluk ve gençliğimizde yaşadığımız enflasyonsuz KURUŞ ve LİRA'lı günlere dönüyoruz. Bu kararın ekonomiye fazla bir girdisi olmayabilir. Fakat yetmiş milyon insanımızın üzerinde kambur gibi duran ve moralini "Türk parasının dünyanın en değersiz parası olması" durumu ortadan kalkacak.

Şimdi psikolojimiz düzelecek. Daha dik duracağız ve kendimizi daha güvenli hissedeceğiz. Önümüzü daha iyi göreceğiz ve tasarruflarımızı nereye yatıracağımıza daha kesin karar vereceğiz. Hükümet bu konudaki yasal düzenlemeleri bitirdi ve sıra 1 Ocak' tan itibaren cebimizde göreceğimiz Yeni Lira'ların basılmasına geldi.

Türkiye köklü bir devlet geleneği olan ve bunu Osmanlıdan devraldığı bir kaç asırlık devlet kurumlarının varlığı ile kanıtlayan bir ülke. Bu kurumlarımızın bir tanesi'de devletin parasını ve kıymetli kağıtlarını basan DARPHANE'dir...

Ben tarihi Darphane'yi 1 Ocaktan itibaren tedavüle girecek paralarımızı basacak kuruluş olarak görüyordum. Fakat 19 Haziran 2004 tarihli haber bültenlerinde yer alan Darphane ile ilgili bilgilerden, para basan bu kuruluşumuzun da artık para basma işini ihale ile yabancılara verdiğini öğrenince şok oldum. Bu durumu tarihi kuruluşumuz için çok dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Haber özetle şöyle diyor;

"Darphane'nin 28 Mayıs 2004 tarihinde yaptığı ve 11 Haziran tarihinde iptal ettiği ihalede 1 Yeni Kuruş'u üretmeye talip olan Koreş, Altek ve Kayalar adlı üç firmanın ton başına verdiği 3 bin 795 dolar fiyat üzerinden yapılan hesaplamaya göre, 2.5 gram ağırlığındaki 1 Yeni Kuruş'un devlete maliyeti ise 16 bin lira olacak. 1 Yeni Kuruş altı sıfır atılmasıyla şu anki 10 bin liranın karşılığı olacak.

İptal edilen bu ihale sonucuna göre Alman firması Eurocoin'in üreteceği 1 Yeni Türk Lirası'nın maliyeti ise 86 bin lirayı buluyor. 1 Yeni Lira, 8.5 gram ağırlığında, çevresi pirinç ve içi metalik olacak. Koreli firma Pungsan'ın üreteceği ve 1 Yeni Lira gibi çift renkli olacak. 50 Yeni Kuruş'un ton fiyatı ise 6 bin 150 dolar olarak belirlendi. Yedi gram ağırlığındaki 50 Yeni Kuruş'un çapı 2.3 cm olacak. 50 Yeni Kuruş'un devlete maliyeti ise 65 bin lira olarak hesaplanıyor. 28 Mayıs tarihinde yapılan ihalede metal paraların basılacağı toplam 7 milyon 880 bin ton pul alımı için anlaşma yapıldı. Bu ihalenin toplam 5 milyon 964 bin tonluk bölümü Alman Eurocoin ile Koreli Pungsan Firmaları tarafından alındı.

Bunun üzerine yerli firmalar hükümet nezdinde de girişimlerde bulundular. Ardından Darphane Genel Müdürü Tuğrul Ünal, 10 günlük rapor alarak görevini bıraktı. Ünal'ın görevden alınabileceği de belirtiliyor. Yerli firmalar hükümet nezdinde yaptıkları girişimlerde Ünal'ın ihale ile ilgili bilgileri sakladığını iddia ederken, yabancı firmaların yeni para basımı ile ilgili çok daha fazla bilgiye sahip olduklarını söylediler."

İşte 1467 yılından beri paramızı basan bu müstesna kuruluşumuzun geldiği nokta. Hemen internetten Darphane hakkkında bilgi taradım. Kuruluşun resmi sitesi (www.darphane.gov.tr) başta olmak üzere sitelere girerek ne olduğunu öğrenmeye çalıştım. Fakat doyurucu bir açıklamaya rastlamadım.

Bilindiği gibi Darphane; 234 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre Hazine Müsteşarlığına bağlı olarak faaliyet gösteren ülkemizin ve dünyanın en eski ve köklü kurumlarından biridir. Temel olarak, tedavülde bulunan ve hatıra paraların, cumhuriyet altınlarının basımı, kıymetli madenlerin analizi ve ticaretinin düzenlenmesi ve her türlü resmi damga ve mührün, madalya ve nişanın üretimi; pasaport, nufüs cüzdanı, damga ve harç pulları başta olmak üzere devletin tüm kıymetli kağıt ve güvenlikli kağıdının imalatı bu kurumun görevidir.

Ortadoğu ve Anadolu'ya yerleşen Türklerin 9'uncu yüzyıldan itibaren kurdukları irili, ufaklı devlet ve beyliklerin muhtelif kasabalarında madeni para basılmış ve para basılan bu mahallelere "Darphane" ismi verilmiştir. İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından Beyazıt Camii civarında tesis ettirilen Darphane, günümüz Türk Darphanesinin kuruluşuna başlangıç sayılmıştır. Fatih'in burada kendi adına bastırdığı ilk Türk altınının basım tarihi olan 1467 yılı da Türk Darphanesinin ilk kuruluş tarihi olarak kabul edilmiştir. Bu ilk kuruluş genişletilerek 1967'den beri İstanbul-Balmumcu'daki yerinde hizmete devam etmektedir.

Tarihçilere göre Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk üç devlet iktisadi kuruluşu olarak; savaş toplarını döken Tophane, savaş gemilerini yapan Tersane, Hazine için gerekli paraları basan Darphane gösterilirdi. Bugün paramız pula döndürülüp önüne bir yığın sıfır alınca, Darphane'nin de değeri kalmamış gibi görülüyor. Fakat resmi sitesinde verdiği bilgilerle Darphane'nin halen Topkapı Sarayı içinde bulunan ve tamamen yenileştirilen Damga Matbaası ile "Türkiye'nin ve yakın komşularının en gelişmiş matbaası olma niteliğine sahip olduğu" vurgulanıyor. Demek ki bir yerlerde yanlış var.

Bir tarafta 50 yıl önce kuruluşuna can verip kan döktüğümüz KORE'nin PUNGSAN Firması, diğer tarafta 537 yaşındaki DARPHANE. Yorumu okuyucularıma bırakıyorum...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
23 Haziran 2004 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale