25 Mart 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






İşkenceci ABD ordusunu aklamak TRT'ye mi düştü?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 8 Mayıs 2004 Cumartesi 

Ordunun vazifesi, vatanı çiğnemek isteyen düşmana karşı ayağa kalkmaktır. Bu kalkış, elbette yerinde durmak için değil, düşmana atılmak için olursa kalkılmış olduğuna değer.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1914)

ABD’lerinin bir yıl önce hak-hukuk dinlemeden okyanus ötesinden gelip Irak’ı işgâline ses çıkartmayan batılı dostlarımız sadece birkaç işkence resmini görünce birdenbire barış ve insanlık havarisi kesildi. Bu resimler ortaya çıktığından beri medyamızın baş köşelerinde dolar karşılığı ötmeğe şartlandırılmış ABD bülbülleri ise sus pus oldular. Ekranları çabuk boşalttılar.

Bu efendiler herhalde Irak halkı üzerine atılan binlerce ton bombanın yakıp yıktığı yerlerden çıkan alevleri havai fişek gösterisi sanıyorlardı. Adamlar onbinlerce mil öteden geldiler. Yaktılar, yıktılar, öldürdüler, parçaladılar, iyi veya kötü kurulu düzeni paramparça ettiler. Bunun adını “Saddam’ın ezdiği Irak’halkına demokrasi getiriyoruz” koydular. Barış dediler. Bizim bunları kabullenmemizi emrettiler.

1991 Irak Birinci Körfez Harekatı, 2002 Afganistan işgali ve nihayet 2003 İkinci Irak işgali ile birlikte İslam Dünyası Haçlı vahşetini bir kere daha yaşamaya başladı.
Petrol kaynaklarını ve enerji nakil yollarını kontrol etmek pahasına dünyanın en eski medeniyetlerinin kurulduğu Mezopotamya’yı cehenneme çeviren ABD askerlerinin ve yandaşlarının gerçek yüzü elbette bu elden ele dolaşan birkaç resim değil. Bu görünen rezaletin sadece çok küçük bir yüzü. Ya görülmeyenler, ya duyulmayanlar, bunlar hakkında hiçbir fikrimiz yok. Ama düşünen beyinler Irak’ta ve Afganistan’da olanları algılayıp değerlendirebiliyor.
Yazının başlığını neden böyle seçtim?

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu benim ve sizlerin vergileri ile kurulmuş bir devlet kurumu. T.C. Devletinin milli kültürünün yaşatılması, insanlarımızın kendisini ilgilendiren konularda birinci elden doğru ve gerçek haberlerle bilgilendirilmesi, Türk Dilinin ve Atatürkçü Düşüncenin yaygınlaştırılması amacı ile kurulmuş anayasal dev bir kurum.

Ülkemizin bugün içinde bulunduğu tam teslimiyet ortamını TRT yayınlarıbütün açıklığı ile gösteriyor. Böyle muhteşem ve dev bir kuruluşun bilinçsiz ve şartlı beyinler tarafından getirildiği durum düşünen beyinleri çıldırtmaya yetiyor.

Bugün bütün dünya Amerikan askerlerinin Irakta yaptığı vahşeti lanetlerken, bizzat ABD yetkilileri kendi askerlerini kınarken, bizim milli sesimiz ve milli duruşumuz Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ekranlarından 5 Mayıs 2004gecesi Amerikan Ordusunun gücünü gösteren, Amerikan askerlerinin ne kadar insancıl olduğunu vurgulayan, yani Amerikan ordusunun doğrudan reklamını yapan “ER RYAN’I KURTARMAK” filmi oynatılıyordu.

Bana göre bu düpedüz milletle alay etmektir. Millete hakaret etmektir. Devlet eliyle milletin beynini ABD yönünde şartlandırmaktır. Buna TRT dahil hiçbir makamın hakkı ve yetkisi yoktur. Olmamalıdır. Filme söylenecek söz yoktur. Gerçek bir sinema şaheseridir. Belki de bugüne kadar çevrilmiş en gerçekçi savaş filmidir. Ama bu filmi Türk halkına göstermenin yeri ve zamanı değildir. İşkenceci vahşi salgırganları aklamak Türkiye’nin ve devletin televizyonunun işi değildir. Bu düpedüz bir rezalettir. Milli, manevi, moral ve dini değerlerimize saldırıdır.
Bu konu; “Efendim önceden planlandı. Kasıtlı değildi. Tesadüf böyle bir zamana rastgeldi” gibi sudan gerekçelerle bu yanlış geçiştirilemez. RTÜK işte şimdi gerçek bir değerlendirme yapacağı olayı bulmuştur. Bakalım aylarca televizyon karartmayı beceren sayın RTÜK üyeleri bu rezalet karşısında ne yapacaklar. Milletçe göreceğiz. Eğer bir şey yapmazlar ve bu kadar gafilce davranışı görmezden gelirlerse, ben ve benim gibi duyarlı milletim konuyu gündemde tutmaya devam edecektir. Buna kimsenin şüphesi olmasın.

Tayini birkaç kere engellenen ve hakkında pek çok menfi fikirler öne sürülen TRT Genel Müdürü Sayın Şenol DEMİRÖZ bakalım bu konuyu nasıl açıklayacak. Basından edinilen bilgilere göre halkımızın aklından geçenleri okumaya çalışalım; “Hani bu yeni TRT Genel Müdürüne şeriatçı diyorlardı... Ve hatta Afganistan'lı Şii Lider Gulbeddin Hikmetyar’ın dizi dibinde çekilmiş fotoğrafları dahi vardı. Dindar bir kişinin dindaşlarına yapılanları görerek kınaması gerekirken bunları yapanları yüceltmek onamı düştü. Bu durumun mutlaka bir gerekçesi olmalıdır.”

Bilindiği üzere TRT her devirde muhalefet in itirazlarına rağmen iktidarın borazanlığını yapmaktan geri kalmamıştır. Bu tutum adeta halkımız tarafından kanıksanmıştır.Şimdi de, “AK Partininve dolayısıyla da, AK Partinin en büyük destekçisi BUSH yönetiminin borazanlığını, yaltaklığını yapmayı bir görev mi biliyorlar ?” dememiz mi gerekiyor... Bunların düşüncesi bile insanı iğrendiriyor. Daha Amerikan - İngiliz askerlerinin Irak'lı müslümanlara yaptığı işkencenin izleri belleklerde tazeliğini korurken, tüm dünyada bu konuyla ilgili protesto gösterileri yapılırken,Başkan Bush dahi Amerikanın imajını düzeltebilmek için bir Arab Televizyonuna günah çıkarırken, TRT' ye mi kaldı, Amerikan conilerinin itibarını temizlemek.

TRT’nin dengesiz ve gayri milli davranışlarına birilerinin dur demesi gerekiyor. Evet, nerdesiniz Sayın RTÜK üyeleri. Bakalım bu durumu sizler milletimize nasıl izah edeceksiniz?

Ben başta TRT yönetimini ve bu yönetime meydanı boş bırakan siz RTÜK teşkilatını milletime şikayet ediyorum. Ben binlerce yıllık kültür değerlerini bozamayacağınızı buradan halkıma açıklıyorum.
Bugün belki çok beğendiğiniz ve alkışladığınız ABD’nin bir gün bu toprakları gerçek sahiplerine bırakarak Okyanus ötesindeki topraklarına kaçacağını bilmenizi istiyorum. Bununçok uzak olmadığını da görebiliyorum. Sizleri göreve davet ediyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
8 Mayıs 2004 Cumartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale