29 Nisan 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Askere saldırının son durağı Ordu Yardımlaşma Kurumu oldu. Bu kuruluşumuzu korumak zorundayız
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 3 Mayıs 2004 Pazartesi 

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar, elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1924)

Bölgesindeki potansiyel gücü ile küresel mimarların göz diktiği Türkiye üzerindeki başlıca hedeflerden biri de Türk Ordusu'dur. Dünyayı yeniden yapılandırma yolunda büyük çabalar sarfeden küresel güçlerin yapılandırma mühendisleri Türkiye'yi saf dışı kılabilmenin tek yolunun Türk birlik ve beraberliği ve ülke bütünlüğününü sağlayan Türk Ordusunu ortadan kaldırmak olduğunu çok iyi biliyorlar. Çünkü Türkler hiç bir millete nasip olmayan Ordu-Millet vasfına sahipler. Bu değişmez karakter binlerce yıl öteden günümüze kadar değişmeden taşınmış. Türk askeri bugünde toplumun bütün unsurlarının el üstünde tuttuğu ve güvendiği tek kurum niteliğinde .

İşte ülkemizin zayıf ve güçsüz bulunmasında çıkarı olan dış güçler her fırsatta Türk Ordusu ile milletin arasına girerek askerini halktan koparmak için çeşitli senaryolar yazıyorlar ve uyguluyorlar.

Son yıllarda AB sevdamız artmıştır. Buna paralel olarak AB ülkelerinin bu kutsal ve güçlü kuruluşumuza yönelik saldırıları bitmek bilmemektedir. AB Uyum Yasaları, İkiz Yasalar, Anayasa değişiklikleri adı altında, sırf AB istedi diye Türk Ordusu zayıflatılmaya çalışılmakta buna Türk hükümetleri demokratikleşme adı altında bilerek veya mecbur kalarak yardımcı olmaktadırlar.

Son günlerde askere saldırıların şekli ve hedef kitlesi değiştirilmiştir. Bu defa Silahlı Kuvvetler doğrudan değil, ama Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının üye olduğu Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) merkezli bize saldırı kampanyası yürütülmektedir...

www.anayurtgazetesi.com adresli bir sitede Cem Yaren isimli bir kişi tarafından OYAK hakkında kafaları karıştıracak yalan yanlış bilgilerle Türk Ordusunu yıpratma kampanyası başlatılmıştır. Bu siteden alınan yazılar İnternet mail gruplarında dolaştırılarak Ordunun artık askerlik değil, tüccarlık yaptığı vurgulanmaktadır. OYAK kuruluşları ile ilgili bilgiler tarihi perspektif içinde ele alınarak bilimsel bir hava verilmektedir. Bu şekilde saf ve temiz vatandaşlarımızı kandırarak Türk Ordusuna şüphe ile bakmaları sağlamak istedikleri görülmektedir.

Şurası bilinmelidir ki OYAK askeri bir kuruluş değildir. Bütün unsurları ile tipik bir sosyal yardımlaşma kuruluşudur. Fakat emsalleri arasında çok göze batan başarılı bir kuruluştur. Üyelerinden topladığı paraları çarçur etmemiş, har-vurup harman savurmamıştır. Hem ülke ekonomisine katma değer sağlayıp üretim yapmış ve hem de önemli ölçüde istihdam yaratarak üyelerine yeterli maddi katkılarda bulunmuştur.

İnternetteki yazı dizisini gören okurlarım konu hakkında benden bilgi talep ettiği için daha önce BİLDİRİ-YORUM sütunlarında yer verdiğim Ordu Yardımlaşma Kurumunu yeniden tanıtmayı uygun buldum.

Türk Kamuoyu'nun yakından tanıdığı kısaca OYAK adı ile bilinen Ordu Yardımlaşma Kurumu her alanda can çekişen Türk ekonomisi için adeta bir cankurtaran simidi gibi örnek alınacak bir kuruluş olmuştur. Bugün OYAK 43 yaşındadır ve bu yaşına hep büyüyerek ve güçlenerek ulaşmıştır. Başarısız hiç bir yılı geçmemiştir. Bütün ekonomik krizlerden yara almadan çıkan nadir kuruluşlarımızdan biridir.

Peki bütün sektörler ve en güçlü dediğimiz firmalar dahi yaşadığımız ekonomik krizlerden yara alırken OYAK daima başarıyor ve krizlerden güçlenerek çıkıyor .?

Askerler ekonomiyi çok iyi bildikleri için mi? Bunun cevabı tabi ki hayırdır. Çünkü ekonomi'nin kuralları basittir ve genellikle kolay kolay değişmez. Ekonominin kurallarını Askerler başka, siviller başka uygulamaz. Yani takımlar ayni sahada ve ayni seyirci önünde oynamaktadır.Takımların tabi olduğu kurallar da aynidir. Farklı olan yönetim anlayışıdır. İyi yönetilen takımlar daima başarırlar.

1961 yılında Ordu mensuplarına maddi yönden katkıda bulunmak ve gelirlerine destek olmak amacıyla kurulan OYAK; adındanda anlaşılacağı gibi kâr gayesi gütmeyen, kazancını tamamen yardıma endeksli olarak arttıran bir kuruluştur.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde mevcut ve muvazzaf (hizmette bulunan) Subay, Astsubay ve Sivil Memurların zorunlu üye olarak kabul edildiği Kurum; her ay üyelerinin maaşlarının % 10'nu otomatik olarak üye aidatı olarak alır. Bu aidatlar üyenin mesleğe girdiği tarihte başlar ve emekli olduğu gün sona erer. Yani her ay OYAK kasalarına önemli miktarda nakit para otomatik olarak girmektedir. Bu çok önemli bir kaynaktır. Başarının sırrı bu değişmeyen ve maaşların artması ile matematiksel olarak artan bir sermaye varlığında yatmaktadır.

Başlangıçta sadece bu sermayeye dayanılarak üyelere yapılan yardım ve destek faaliyetleri, sayıları giderek artan ciddi yatırımlarla çapını ve yardım sahalarını arttırmıştır. İnşaattan-Otomative,Taşımacılıktan-Bankacılığa, Çimento Sanayiinden-Hipermarket İşletmeciliğine kadar her alanda faaliyet gösteren OYAK İştiraklerinin yıllık kârları giderek artmıştır. Sonunda üye kesintilerinden gelen aylık nakit sermaye miktarı OYAK mal varlığı ve sermayesinin yanında çok küçük miktarda kalmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin tabii üye olduğu OYAK’ı yakından tanıyarak sürekli başarısının sırrının ne olduğunu irdeleyelim.

Şahsen 1989-1992 yılları arasında OYAK’ın en yetkili Yönetim organı olan TEMSİLCİLER KURULU ve GENEL KURUL'da üç yıl süre ile görev yaptığımdan bunun sebebini çok iyi değerlendirme imkanına sahibim.

- OYAK; 1 Mart 1961 tarihinde 205 sayılı Yasayla kurulmuştur. Amacı; üyelerinin karşılaşabilecekleri sosyal ve fiziksel risklere karşı ek bir sosyal güvenlik oluşturmaktır. Özel hukuk hükümlerine bağlı bir sosyal güvenlik kuruluşudur. Anayasamızın öngördüğü sosyal güvenlik sistemi içinde, üyelerine ana sosyal güvenlik kurumlarından (Emekli Sandığı, SSK) ayrı güvenceler sağlamaktadır.

- Yasayla öngörülen hizmetleri; Daimi üyelerine yapılan emeklilik, ölüm ve maluliyet yardımları; Geçici üyelerine yapılan ölüm ve maluliyet yardımları; Daimi üyelerinin çeşitli ihtiyaçlarını gidermek amacıyla sunulan sosyal hizmetlerden oluşmaktadır.

- OYAK'ın gelir kaynaklarını;

• Muvazzaf subay ve astsubaylar ile sivil memurların maaş ve ücretleri tutarından her ay kesilecek %10'lar,
• Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun ve OYAK'ın sermayesinin %50'sinden fazlasına sahip olduğu veya iştirak edeceği şirketlerde çalışan ve OYAK'ta daimi üye olmayı kabul eden bütün maaşlı ve ücretli sivil memur ve müstahdemlerin maaşları tutarından kesilecek %10'lar,
• Geçici üyeler olan yedek subayların her ay maaşları tutarı üzerinden kesilecek %5'ler,
• Bağışlar,
• Konut Ön Biriktirim Fonu'ndan yararlananların maaşlarından kesilen %10 ek aidatlar,
• OYAK mevcutlarının işletilmesinden elde edilecek gelirler oluşturmaktadır.

- OYAK'ın başarısındaki sır bütün üyelerinin kurumun gerçek sahipleri olmalarında yatar. Mesleğe intisâbı müteakip doğal olarak kuruma üye olan ordu mensupları 1996 yılında kabul edilen EMEKLİLİK SİSTEMİ uygulaması ile ölünceye kadar kurum üyeliklerine devam edebilmekte, kurumun sağladığı yıllık kârdan kurumdaki hissesi kadar nema almakta ve kurumun pek çok hizmetinden doğrudan yararlanmaktadır. Bu uygulama kuruma sahiplenmenin ve o'nu devamlı denetim ve gözetim altında tutmanın önemli bir göstergesidir.

- Kurumu iştiraklerdeki ve Genel Müdürlükteki profesyonel idareciler dışında tamamen üyeler yönetir. Kurum ile ilgili yapılacak bütün faaliyetlere üyeler karar verir. Üyeler, bu haklarını kendi aralarından seçilen ve genellikle her rütbe ve sınıftan temsilcinin oluşturduğu 75 kişilik TEMSİLCİLER KURULU vasıtasıyla kullanır.

- Üç yılda bir toplanan TEMSİLCİLER KURULU geçen üç yılda verilen talimatlara göre kurumu denetler ve ibra eder. Gelecek üç yıl için yapılmasını istediği faaliyetleri Temsilciler Kurulu Kararları olarak GENEL KURUL'a iletir.

- Kurumun fiili yönetimi GENEL KURUL üyeleri vasıtasıyla yapılır. Genel Kurul 40 üyeden oluşur. Bu üyelerden 20 tanesi Kadro Personelidir. Bunlar seçilmezler ve atandıkları görev itibarı ile otomatikman Genel Kurul üyesi olurlar. Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ile Genelkurmay ve MSB.lığı bünyesindeki atanmış bazı kadro personelinden oluşur.

- Kurumun yönetimindeki esas ve en etkili unsur Temsilciler Kurulu arasından Genel Kurul Üyesi olarak seçilen 20 asker üyedir. Bu 20 üye,Temsilciler Kurulu kararları ışığında alacağı kararlar, direktifler ve temenniler ile kurumu fiilen yönetir. Bu üyeler atanan üyelerle birlikte yılda bir kez Olağan olarak Genel Merkez'de toplanarak bir yıl önce verdiği talimatlar doğrultusunda 8 kişilik Yönetim Kurulu'nun bir yıllık icraatını bütün yönleri ile denetler. Buna göre yönetimi ibra eder,veya başarısız görürse Yönetim Kurulu'nu görevden alır. Gelecek bir yıl için Yönetim Kurulu'nun yapacağı faaliyetleri belirler ve bu konuda direktifler verir.Yönetim Kurulu hiç bir şekilde verilen kararlar dışına çıkamaz ve keyfi kararlar alamaz,harcamalar yapamaz. Yaparsa Genel Kurul'ca derhal gereken müdahaleyi göreceğini bilir.

- Kurumun gerçek sahipleri olan Genel Kurul Üyeleri çok geniş bir satha yayılmış üye tabanının fikir ve düşüncelerini devamlı takip ederek onların isteklerini Yönetime bildirmek durumundadır. Yani en uç noktadaki bir üyenin isteklerini, ihtiyaç ve beklentilerini bilmek ve takip etmekle sorumludur

- OYAK'ın müesseseleri tamamen sivildir. Ekonominin kanunlarına göre çalışırlar. Fakat kurumun sahiplerinin kimliklerin de doğuştan varolan disiplin ve ciddi çalışma anlayışı kurumun bütün iştiraklerine hissedilir şekilde yayılmıştır. Esasen alınan kararlar doğrultusunda iştiraklerin Yönetim ve Denetim Kurullarında belli bir yüzde dahilinde kurumun eski sahipleri olan emekli askeri personel istihdam edilmektedir. Bu uygulama sistemdeki disiplinin devamlılığı sağlamaktadır.

Disiplinli, devamlı kontrol ve denetim altında tutulan ve bizzat sahiplerinin yönettiği bir sistemin başarısız olması ise maddeten mümkün değildir. Başarının sırrı işte buradadır. Ülke ekonomisinin belkemiği durumundaki büyük şirketlerimizin başarısındaki sürekliliğin disiplinli ve kurallara uygun çalışmayla mümkün olabileceğini OYAK ispat etmiştir. Bütün ekonomik kuruluşlarımızın OYAK'tan alacağı çok şeyler olduğunu biliyorum ve tavsiye ediyorum...

Bu örnek teşkilata saldırarak Türk Silahlı Kuvvetlerini küçük düşürmeye çalışanlar ancak kendileri küçülür ve zavallılaşırlar. Bu mümtaz kuruluşu yermek değil, övmek ve örnek alarak sayılarını çoğaltmak lazımdır.

Ülkenin bir değil, OYAK gibi çalışan daha yüzlerce kuruluşa ihtiyacı vardır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
3 Mayıs 2004 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale