28 Mayıs 2017 Pazar

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






28 Mart'da oylarını arttıran MHP'ye sahip çıkılmalıdır. Ancak...
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 31 Mart 2004 Çarşamba 

Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda milletlerarası temas ve münasebetlerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir ahenkte yürümekle beraber, Türk içtimai heyetinin hususi seciyelerini ve başlı başına müstakil hüviyetini mahfuz tutmaktır.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1930)

28 Mart seçimlerinin en sevindirici taraflarından biri de artık bittiği sanılan MHP'nin oylarının artmasıdır. Vefâkar ve fedâkar ülkücü nesil bütün olumsuzluklara rağmen partilerine sahip çıkmışlar, ülkenin geleceğinin ve gelişme umudunun halâ kendilerinde olduğunu göstermişlerdir.

Türklük düşmanlarının bütün mevzileri ele geçirmiş olmasına rağmen, yönlendirilmiş medyanın satın alınmış kalemşör ve laf ebelerinin bütün yanlış bilgi bombardımanı devam ederken, mücadele gücünü ve ülkeyi sahiplenme azim ve iradesini hiç kaybetmiyorlar. Çünkü özleri sağlam. Çünkü mayaları ve kökleri sağlam... Ne kadar küskün, kırgın, kızgın olsalar da, milletimin önemli bir bölümü üzerinde oynanan küresel oyunların farkında. İşte bunun için kurtuluş için tek adres olarak gördüğü, artık öldü denilen, dağılmış, parçalanmış MHP'yi sahiplenmekte kararlı olduğunu gösterdi.

Son yıllarda çok iyi yetişmiş MHP kadrolarının değişik partilerde darmadağın olmuş halde bulunmalarına yakınen şahit oldum. Sivil Toplum kuruluşlarının yönetiminde hep bu kadrolar var. Ama bu gerçekten bilgili, Türk kültürü ile mücehhez, Türk tarihi ve toplum yapısına bağlılığını koruyan asil Türk milliyetçileri çok basit menfaat oyunları karşılığında küserek partilerinden kopartılmışlar... Her biri bulunduğu mevkilerde önemli görevleri ifa etmesine ve başarılı olmasına rağmen fikir ve güç birliği içinde olmadıklarından ülke çapında etkili olamıyorlar.

Sanki bir şer kuvvet Alparslan Türkeş'in ölümünden sonra partinin içine girdi ve birbirinden değerli yetişmiş beyinleri bir yerlerden emir almış gibi çil yavrusu benzeri darmadağın etti. Bunun meydana gelmesinde Sayın Devlet Bahçeli ve yakın çalışma arkadaşlarının da büyük gühahları olduğunu değerlendiriyorum.

Bugün ülkemiz küreselleşme adı altında saldıran küresel mimarların çok rahat bir çalışma ortamı haline geldi. İnsanlarımız açlık ve sefalete sürüklenip, vatan toprakları birilerine peşkeş çekilmeye çalışılırken, AB ve ABD komiserleri ülkemizin her karış toprağında sömürge memuru gibi dolaşırken ülkemin dinamik güçleri ve gerçek sahipleri sus-pus içinde olayları seyretmekle yetiniyor. Kıbrıs gidiyor. Misak-ı Milli toprakları Musul ve Kerkük'te soydaşlarımız katlediliyor. Balkanlardaki son Türk eserleri ibadethanelerimiz yakılıyor. İstanbulda Ekümenik Rum Patrikhane Devleti oluşturma çalışmaları hızlanıyor. Ege Adaları ve Ege kıyılarımız elimizden alınmaya çalışılıyor. Ülke içinde Hristiyanlık propagandası almış başını gidiyor, Kürt Devleti kurularak Diyarbakır başkent yapılmaya çalışılıyor. Topyekün Türklüğün dağılma ve dağıtılma süreci başlatılıyor. Binlerce yıldan günümüze taşıdığımız Türk Kültür değerleri planlı çalışmalarla ortadan kaldırılıyor. Anayasanın temelinde yer alan Atatürkçülük ve Türk Milliyetçiliğinin içi Uyum Yasaları adı altında boşaltılıyor. Ve nihayet ülkemiz milli değerlerinden bihaber Televole zihniyetli, boş kafalı, milli ülkü ve değerlerinden habersiz sadece tüketmeyi düşününen bomboş insanların kalabalıklar halinde yaşadığı topraklar haline getirilmeye çalışılıyor.

Evet, bizi yoketmeyi akıllarına koyarak şimdi de Büyük Ortadoğu Projesi ile son kozlarını oynamaya soyunan küresel mimarlar hedeflerini iyi seçmişler ve stratejilerini doğru belirlemişlerdir. Planlarında Anadolu�nun küçük beyliklere bölünerek küresel güçlerin kolaylıkla yutabileceği lokmalar haline getirilmesi vardır.

Bunlara karşı durması geregen milli güçler ise darmadağın haldedir. Bunların mutlaka bir araya gelip güç birliği yapmaları ve siyasi iktidarı ele geçirmesi gerekmektedir. Bu birlik ve beraberliği sağlamaya ne yazık ki Sayın Bahçeli'nin gücü yetmemiştir. Aksine onun başkanlığı döneminde milliyetçi kadrolar darmadağın edilmiştir.

Sayın Muhsin Yazıcıoğlu başkanlığındaki milliyetçi kadroların ise bu büyük gücü dağıtmaktan başka bir iş yapmadığı da ortaya çıkmıştır. İşte şimdi birleşme ve toparlanma zamanıdır. Milliyetçi kadroların her türlü küskünlük ve dargınlığı unutarak elele güç birliği yapma zamanıdır. Ülkenin bu birlikteliğe acil ihtiyacı vardır.

AK Parti iktidarı AB sevdası ile içine girdiği teslimiyetçi tutumları ve sıkı sıkıya bağlı oldukları IMF politikalarıya ülkeyi her geçen gün altından kalkamayacağı büyük sorunlara sürüklemektedir. Fiziki gücümüzü oluşturan,milli gururumuz ve Ordu-Millet kavramının yılmaz savunucusu kahraman ordumuz AB 'ye Uyum Paketi senaryoları ile güçsüzleştirilip kafasına çuval geçirtilecek bir hale düşürülmüştür. Bu durumda ülkemin milli meselelere vakıf ,Türk Kültürü ile mücehhez vatansever kadrolarının güç birliğine ihtiyacı vardır. Millet bu ihtiyacını MHP'den esirgemediği oylarla bir kere daha ortaya koymuştur. Milletin sözü dinlenmelidir.

Halkın verdiği 129 milletvekili ile %80 seviyesindeki sağ oyların en büyük temsilcisi olarak 1999 seçimlerini kazanan yetenekli MHP kadrolarını, %20 sol oyun temsilcisi Ecevite teslim eden, ve sonra yanlış bir kararla ülkeyi AKP� iktidarına hediye eden Sayın Devlet Bahçeli�nin bizzat kendisinin bu birlikteliğin oluşmasına engel olduğunu değerlendiriyorum.

Şimdi ben buradan bütün milliyetçileri yeniden göreve, yani emperyalizm elinde esir olan ülkemi bu esaretten kurtarmaya davet ediyorum. Adres olarak MHP teşkilatlarını gösteriyorum.

Geçen seçimlerde aldığı yenilgi sonunda ayrılacağını ilan edipte halâ ayni makamda oturan Sayın Bahçeli'ye şimdi tarihi bir görev düşmektedir. Buradan kendisini göreve davet ediyorum.

Sayın Bahçeli; Tarihi bir vebâl altındasınız. Lütfen önce MHP ve BBP kadrolarını ayni çatı altında toplayacak girişimi yapınız. Sonra bu oluşumu yönetecek yetenekli kadroları göreve davet ediniz. Sonra yapacağınız olağanüstü kongre ile görevinizi bu tarihi misyonu başaracak yeni kadrolara teslim ediniz. İşte o zaman Türk tarihine gerçekten altın harflerle geçersiniz. Ülkenin içine düşürüldüğü kimlik buhranından çekip çıkartacak ve küreselleşme planlarını durduracak yetenekli kadrolar sizin çağrınızı beklemektedir. Benbu birliktelik için kendi payıma düşen her türlü görevi yapmaya hazır olduğumu bildiriyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
31 Mart 2004 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale