26 TEMMUZ 2017 Çarşamba

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






28 Mart 2004 yerel seçim sonuçlarını nasıl okumalıyız?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 30 Mart 2004 Salı 

Geleceğin yüksek ufuklarından doğmaya başlayan güneş, asırlardan beri ıstırap çeken milletlerin talihidir. Bu talihin artık bir daha siyah bulutlara bürünmemesi, milletlerin ve onların önderlerinin dikkat ve fedakarlığına bağlıdır.
(Gazi Mustafa Kemal Atatürk - 1928)

Türk Milleti geleneksel demokrasi kültürüne yaraşır biçimde huzur ve güvenli bir seçim ortamını daha bitirdi. Kendilerini beş yıl süre ile yönetecek yerel yöneticilerini seçti. Seçim sonuçları milletimize hayırlı ve uğurlu olsun. Büyük maratonu başarıyla geçip yarışı kazanan adylarımmızı kutluyorum. Milletimiz ve ülkemize hayırlı hizmetler üretmelerini diliyorum.

Yerel seçim sonuçları hakkında kesin sonuçlar elde edilmeden değerlendirme yapmak çok zor. Ancak medya organlarının kendi imkanlarıyla elde etikleri kesin olmayan sonuçlara göre sadece bir ilk izlenim değerlendirmesi yapmak mümkün. Bu seçimlerde beş ayrı seçim bir arada yapıldığından ve belediye hizmetlerinde partilerden çok kişilerin isimleri ön plana çıktığından değerlendirmeler ancak genel görünüm üzerinden yapılabiliyor.

Kesin olmayan sonuçlara göre bu seçimlerin görünen tek galibi vardır. O’da 367 milletvekili ile iktidar olmanın avantajını çok iyi kullandığı açıkça belli olan Ak Partidir. Ak Partinin seçimlerde bizzat Başbakan Erdoğan’ı ön plana çıkartması ve seçim afişlerinde “İktidar adayına oy verin ki hizmetten daha fazla yararlanın” sloganını kullanması bu sonuçta etkili olmuştur.

Vatandaşlarımız 17 aylık deneme süresini yeterli görmemiştir ve Ak Partiye bir beş yıl daha hizmet edebilme imkanı tanımıştır. Seçilecek kişilere değil de doğrudan partilere oy verildiği İl Genel Meclisi seçim sonuçlarını 3 Kasım sonuçları ile mukayese edersek Ak Partinin oylarının %34 ‘ten % 42’lere ulaştığını görüyoruz. Seçmen genelinde % 8 olarak görülen yükseliş Ak Parti oyları olarak dikkate alındığında % 25'lik bir başarıyı göstermektedir. Bu ise iktidarda yıpranan bir parti için büyük bir başarı olarak değerlendirilebilir.

28 Mart sonuçları halkımızın 3 Kasım 2002 milletvekili seçimlerindeki tercihinin değişmediğini ortaya çıkardı. Demek ki iktidar olma süreci AKP'de bir yıpranmaya yol açmamıştır. Yani halkımızın bu partiden beklentileri devam etmektedir.

Bu seçimlerin en büyük mağlubu meclisin ana muhalefeti olan CHP'dir. CHP geçen 17 ayda muhalefet yapamadığı gibi AKP'nin iktidarına alternatif olamayacağını da göstermiştir. Aslında bu demokrasimiz için çok sağlıksız bir gelişmedir. İktidar her sistemde vardır. Demokrasilerde önemli olan iktidarı hizmete zorlayacak ve onun alternatifi olduğunu her fırsatta ortaya koyacak güçlü muhalefet partilerinin mevcudiyetidir. Bu gelinen durum Türk demokrasisinin ayıbıdır. Ve bunun sorumlusu da CHP'dir. Çok kıymetli kadroları meclise taşımasına rağmen iç çekişmelerden kurtulamayan ve tecrübesiz iktidar karşısında hiç bir varlık gösteremeyen CHP hem kendi kaybetmiş ve hem de Türk Solu için iktidar umutlarını tamamen ortadan kaldırmıştır. Bu sonuç bir dahaki seçimlerde CHP'nin de aynen Ecevit'in DSP'si gibi tarihe karışacağının işaretini vermektedir.

Meclisteki gücünü, yerel yönetimlerin takriben dörtte üçünü alarak belediyelere taşıyan AK Partinin önümüzdeki süreç içinde tek sorunu vardır. O'da bulunduğu yeri ve durumu hazmedememesidir. Çünkü muhalefetsizlik ve alternatifsizlik yöneticileri atalete zorlar, kendini beğenme ve haddinden fazla güven duygusu, "ben bilirim ve ben doğru yaparım" duygusunun hakim olduğu ortamlarda yapılacak büyük yanlışlar sosyal dokuyu onarılamayacak derecede zedeler. İşte bu bakımdan AKP'nin kendisini zorlayacak bir siyasi oluşuma mutlaka ihtiyacı vardır.

Seçim sonuçlarına bakıldığında DYP ve MHP arttırdığı oyları ile bir dahaki seçimlerde iktidarın alternatifi olmaya adaydır. Genç Parti , ANAP ve DSP tamamen tarih olmuşlardır. ANAP'ın DYP ve DSP'nin CHP ile birleşmesi kesin zorunluluk halini almıştır. Genç Parti, Uzanlar davası ile yaşadığı yıpranmanın sonuçlarını görmüştür. Halkımızın tekrar bu partiye şans tanımayacağı da belli olmuştur.

Sonuç olarak seçimler büyük bir huzur ortamı içinde tamamlanmıştır. Halkımız demokratik olgunluğunu bir kere daha göstermiştir. Beklentilerini açıkça ortaya koymuştur. İktidar anketlerin ortaya koyduğu uçuk-kaçık rakamlara ulaşamasa dahi bu seçimden tek galip olarak çıkmıştır. Şimdi halkın verdiği bu desteği iyi değerlendirip hizmet üretmek için kolları sıvama zamanı gelmiştir.

"Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var" şeklinde halk arasında yaygın bir sözümüz vardır. AK Parti yöneticilerine ben de bu tavsiyeyi yapıyorum. Bir önerim daha olacak; Muhalefet olmaması onları sevindirmesin. Aslında muhalefet önemli bir kontrol ve denetim sistemidir. Denetimsizlik yöneticileri devamlı yanlışa sürükler. İşte bu eksiği ortadan kaldırmak için, parti içinde kendilerine dur diyebilecek ve çizdikleri yoldan sapmalarda yönetimi uyarabilecek bir yapılanma içine girmelerinde yarar olduğunu değerlendiriyorum. Seçim sonuçları tam olarak ortaya çıktığında gözlemlerimizi aktarmaya devam edeceğiz.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
30 Mart 2004 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale