20 EYLÜL 2017 ÇARŞAMBA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Denktaş milletin sesini aldı. Önündeki engeller kalkacaktır
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 7 Mart 2004 Pazar 

Milleti aldatmayacağız! Millete daima ve daima hakikati söyleyeceğiz. Belki hata ederiz, yanlış şeyleri hakikat zannederiz, fakat millet onu düzeltsin. Kendimizi kimsenin üstünde görmeğe de hakkımız yoktur Efendiler.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk – 1923)

1 Mayısa kadar çözüm diyerek dört koldan şer güçlerin saldırısına uğrayan ülkemin değişmeyen gündemi olan Kıbrıs konusunda yazmaya ve halkımızı bilgilendirme görevini yapmaya inatla devam edeceğim. Çünkü Kıbrıs konusu sadece KKTC Türklerinin değil, Türkiye’nin ve Türk dünyasının ana gündem maddesi olacak kadar hayatidir. Burada kopacak tespihin tanelerini birleştirmek kolay olmayacaktır. Ben günümüzde Kıbrıs’la ilgili gelişmeleri Türk tarihi içinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriyorum.

Burada vereceğimiz tavizlerin sonucu kaybedeceklerimizin daha çok uzun yıllar telafisi mümkün olmayabilir. Bu bakımdan bütün Türk aydınlarının bugünlerdeki temel görevi yöneticilerinin hata yapmasını önlemek olmalıdır.
 
New York görüşmelerinin KKTC için büyük bir talihsizlik olduğunu, burada önümüze getirilen takvimin Annan Planının kayıtsız şartsız kabul etmek demek olduğunu başlangıcından beri ısrarla vurguladım. Buradan çıkış için geçerli tek yolun, KKTC Türk Toplumu’nun önüne getirilecek Referandum sandığından Annan Planına dayalı bir çözüme HAYIR demek olduğu açıkça görülüyordu.

Nitekim görüşmelerden bir sonuç çıkmayacağını bilen ABD ve AB cephesinin gerek Türk ve gerekse Rum seçmeninin oyunu satın alabilmek için sadece kesenin ağzını açacağı, bin bir türlü hileye ve baskıya başvuracağını beklemek gerekiyordu. Beklenen olmaya başladı. Çünkü son bir haftadır gerek adaya ve gerekse anavatan ülkelerine yapılan ziyaretler halkın kazanılması çalışmalarına çoktan başlanıldığını göstermektedir.
 
Bu realiteler devam ederken, ilerlemiş yaşına ve ciddi sağlık sorunlarına rağmen ayrıca her yönden sürdürülen engelleme çabaları varken, halkı bilgilendirme çabalarına devam eden Cumhurbaşkanı DENKTAŞ gerek KKTC’ ve gerekse Anavatan Türkiye’de geniş halk kitlelerine sesini duyurmayı başardı.
 
Ankara Ticaret Odasının düzenlediği konferansta konuşmak için 4 Mart günü Ankara’ya gelen Denktaş; Esenboğa’da muhteşem bir halk kitlesi tarafından karşılandı.

Denktaş'ı havaalanında CHP Gen.Bşk.Yrd. Onur Öymen ile Haluk Koç, DSP Gen.Bşk. Yrd. Zeki Sezer, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, SP Gen. Bşk.Yrd. Recai Kutan, Şevket Kazan ve Oya Akgönenç, MHP'den Osman Durmuş, İP, DYP ve GP'nin üst düzey temsilcileri. Yıllardır yan yana gelemeyen partiler “Denktaş Koalisyonu” şeklinde ilk defa bir araya geldiler. Denilebilir ki 3 Kasım'dan sonra AK Partiye karşı ilk defa bu çapta geniş katılımlı bir birliktelik meydana geldi. Belki de buna “güçlü muhalefet” demek doğru olacaktır. Denktaş'a toplantı salonuna kadar eşlik eden yaklaşık 5 bin araçlık konvoyda, CHP, DSP, SP, İP, DYP, BBP, MHP ve GP taraftarlarıyla pek çok sivil toplum kuruluşu vardı. Sloganlarda dikkati çekici idi ve bir yerlere gönderme yapıyorlardı.. "Denktaş burada, hainler nerede?", "Denktaş Dayan, Türkiye Uyan" "Bozkurt - Başbuğ Denktaş" sloganları en çok görünenlerdi.

Denktaş’ın verdiği konferansta 9 uncu Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL ile Bülent ECEVİT’ inde katılıp kendisine destek verdiklerini belirtmeleri Denktaş’ın bundan sonraki tutumunda elini güçlendirdi.

Kıbrıs sorununun Türkiye ve Türklük için namus ve şeref davası olduğunu bir kere daha vurgulayan Denktaş; “Açız dedik, doyurdunuz. Bütçe dedik verdiniz. Kan dedik verdiniz. Devlet dedik tanıdınız. Bizimle bu devleti yaşatmak için etinizden tırnağınızdan kesip bize verdiniz. Kıbrıs ayakta dursun diye, Yunan olmasın diye şimdi ses istemeye geldik” dedi. Cumhurbaşkanı’nın bu sözleri salondan büyük tezahürat aldı.

Denktaş; duyurmak istediği sesin duyulduğundan ve millete ulaştığından emin olarak sözlerini “Dünyanın bunu görmesini, bunun ne anlama geldiğini görmesini istedim” şeklinde sürdürdü...
 
Rauf Denktaş, kendilerine dayatılmak istenen Annan Planının Kıbrıs Türklerinin imhası anlamına geldiği görüşünde ısrar ettiğini bir daha belirtti. "Bu görüşülemez bir plandı. Biz direndik. Ama bizi içimizden vurdular. Halkım ikiye bölündü. Türkiye de bunun üzerine 'plan görüşülebilir' demek zorunda kaldı" dedi. Bütün iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen Rum kesimin 1 Mayısta AB’ne otomatikman gireceğinin bilinci ve rahatlığı içinde hiçbir konuda uzlaşmaya yanaşmadığını, geçen on görüşme de şu ana kadar mesafe alınmadığını kaydetti.

Denktaş; "Uzlaşma sağlanamazsa Türkiye ve Yunanistan'ın devreye girmesinden sonra Annan'ın boşluklarını dolduracağı plan referanduma gidecek. Görüşmenin çıkış yolu referandumdur. Olmazsa olmazlarımızı temin edemiyorsak, yapacağımız şey; bir noktada 'Bu görüşmeler burada tıkanmıştır, bunları temin edemiyoruz, ey halkım, ey gencim, ey anavatanımın insanı, durum böyledir' diyerek, sizlere duyurmak, orada geri çekilip planın kabul edilmemesi için mücadele etmektir. Çekileceğiz ve halkımıza 'Kabul etmeyin' diyeceğiz. AB Türkiye'yle ilgili kararını yıl sonunda verecek. Bize de o zamana kadar süre verilsin, yanlış yapmayalım. Kimse bizi topla tüfekle AB'ye sokamaz. Plan kabul edilirse Kıbrıs 10 yılda tamamen Yunanlaşır, Rumlaşır. Kıbrıs, 13. ada olarak Yunanistan'a bağlanırsa Türkiye'nin denize açık yolları tıkanır." Dedi.

Sözlerinin özeti olarak Denktaş; “Eğer istediklerimizi alamıyorsak, yapacağımız şey geri çekilip Annan Planı'nın kabul edilmemesi için mücadele etmektir" dedi. Ve bununla “Eğer uzlaşma sağlanamasa da Annan'ın boşlukları doldurmasını kabul eden AKP hükümetinin taahhüdüne katılmayacağını" alenen ilan etmiş oldu.
 
Gelinen yerdeki durumu; Kıbrıs görüşmelerinde Türk ve Rum kesimi arasında değil ama şimdiye kadar üzerinde bin bir oyun oynanan KKTC Türk Toplumu ile birlikte Anavatan Türkiye halkının Milli dava uğruna giderek birbirlerine daha çok kenetlenerek dış güçlere karşı sıkılmış bir yumruk olmaya başladıklarını görüyor ve bunu önemli bir başarı olarak değerlendiriyorum.

BASTIR DENKTAŞ... Tarihi bir görevi başarıyla tamamlıyorsun. Arkandaki halk desteği önünde hiçbir engel duramayacaktır...

Türkler yine tarih yazacaklar.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
7 Mart 2004 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale