19 EKİM 2017 ÇARŞAMBA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Şişecam sektöründeki grev
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 22 Şubat 2004 Pazar 

Biz Türkler yüz sene evveline kadar her şeyi kendi çekicimizle, kendi örsümüz üzerinde vücuda getirir, kendi çarşımızda kendi elimiz ile satardık.. İşte bunun için büyük bir millettik.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1923)

Türk insanının ehil ellerinde oldukça iyi bir yere gelen ve 126 ülkeye ihracat yaparak yüzümüzü güldüren cam sektöründeki anlaşmazlıklar bir türlü bitmiyor. İşçiler greve gidiyor, Bakanlar Kurulu erteliyor. Danıştay yürütmeyi durduruyor. İşçiler tekrar greve gidiyor. Bakanlar kurulu tekrar grevi iki aylığına erteliyor.

Bu süreç sektörde önemli sorunların olduğunu gösteriyor. Ve mutlaka bir ortak yolun bulunarak milli servetimizin heba olmaktan kurtarılması ve günlük hayatımızda çok önemli yer tutan cam ve cam elyafı ürünlerinin üretiminin aksaksız sürdürülmesi gerekiyor.

Olayların gelişmeleri kısaca şöyle; Bakanlar Kurulu, Şişe-Cam`a bağlı 13 cam fabrikasında 9 Aralık 2003 günü başlaması öngörülen grevi, ‘milli güvenlik’ gerekçesiyle 8 Aralık 2003`te 60 gün süreyle ertelemişti. Danıştay 10. Dairesi, 12 Ocak 2004`te söz konusu Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurmuştu. Bu karardan sonra tekrar grev başlamıştı. Bakanlar Kurulu, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları Anonim Şirketi`ne bağlı işyerlerinde Kristal-İş Sendikası tarafından uygulanan grevi yeniden 60 gün süreyle erteledi.

Gerek Trakya-Cam ve gerekse Çayırova Cam tesislerini gezmek suretiyle cam üretiminin ne denli zor, emek ve beceri isteyen bir işkolu ve oldukça da pahalı yatırıma ihtiyaç gösterdiğine şahit oldum...

Bu sektör günlük hayatımızın hemen her yerinde yaygın olarak kullanılan mamülller üretiyor. Fabrika yetkilileri sektörde geldikleri yeri tarif ederken dünyada en iyi ve sıfır hata ile cam ve cam türevi üreten birkaç ülkeden biri olduğumuzu gururla anlatıyorlar. Bunun son derece yetenekli işçiler sayesinde elde edildiğini söylediklerini hatırlıyorum.

Cam hamurunun hazırlanmasında önemli yer tutan yüksek hararetli fırının yakılması ve istenilen evsafta camı üretebilecek seviyeye gelmesi hem zaman alıyor ve büyük masrafı gerektiriyor. Bu maksatla yirmi dört saat ayni ısıda çalışması esas tutuluyor. Çünkü herhangi bir sebeple söndürüldüğü takdirde ayni seviyeye gelmesi çok uzun bir zamanı gerektirdiğini biliyorum.

Şimdi merak ediyorum. Bir grev, bir işbaşı, tekrar grev, tekrar işbaşı. Acaba bu fırınlar ne oldu. Sustu mu? Susturuldu ise zararın çok büyük olacağı kesin. Her halükarda bu grevin ceremesinin, yani bedelinin halkımıza ödetileceği de kesin. Çünkü medeniyetin gelinen seviyesinde insanların camsız yaşamaları çok zor.

Konunun tamamen dışında olan biri olarak benim bile dikkatimi çeken bu grevler hakkında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı’nın yorumları da çok ilginç.

TİM tarafından düzenlenen basın toplantısında 13 Cam fabrikasında iki kez tehir edilen Şişe -Cam Grevi için Başkan Satıcı; “ Biz 27 Kasımdaki bombalama olaylarının ardından olumsuzlukları nasıl atlatabiliriz diye düşünürken, sendika grev kararını ayni gün noterde onaylatarak yürürlüğe koydu. Yapılacak grev milli bir felaket olacaktır.”dedi. Ayni konuda bu grevden en çok etkilenen Otomotiv Sanayicileri Derneği Başkanı İhsan İlkbahar verdiği demeçte; “Bu grevden en fazla otomotiv sektörü etkilenmiştir.Talepleri yavaş yavaş elimizden kaçırıyoruz. Talepler Belçika ve Doğu Avrupa ülkelerine kayıyor.”dedi.

Şişe cam Fabrikaları Cam ve Ev Eşyası Grup Başkanı Gülsüm Azeri; sektörün bugünkü maliyetle ayakta duramayacağını söylemesi ile tehlikeli gidiş ortaya konuldu. Greve gidiş ana sebebinin istenen yüksek aylıklar olduğu da çeşitli kaynaklarca açıklandı.

Aslında grevin gerçek sebebi de anlaşılabilmiş değil. Anadolu Cam’dan yapılan açıklamada; Cam İşverenleri Sendikası ile Kristal İş Sendikası arasında yürütülen 19’uncu dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığı belirtildi.

Bu arada, Türkiye Cam, Çimento ve Toprak Sanayii İşverenleri Sendikası ‘da cam işyerlerindeki grevi, Kristal İş’in hakkı kötüye kullanması olarak değerlendirdi. Cam İşverenler Sendikası’ndan yapılan yazılı açıklamada, Kristal İş Sendikası’nın, 4892 üyesini bir yana bırakarak, Eskişehir’de. Cam İşverenleri Sendikası, Kristal İş Sendikası’nın ücret artışları için yasa dışı eylem yaptığı gerekçesiyle işten çıkarılan 67 kişinin durumunu grev sebebi haline getirdiği savunuldu. Sosyal ödemelere ilişkin olarak da “ölçüsüz ve uzlaşılması mümkün olmayan” taleplerde bulunduğunu iddia etti.

Açıklamada, 1 Ocak 2003’te 1 milyar 336 milyon lira olan ortalama aylık gelirin yüzde 54 oranında artırılarak 1 Ocak 2004’te 2 milyar 56 milyon lira gibi yüksek bir seviyeye çıkartılmasının talep edildiği de kaydedildi. Bunlar tarafların dışarıdan duyulan söylemleri.

126 ülkeye ihracat yaparak sanayiimizi ayakta tutan en eski kuruluşlarımızdan biri olan Şişe-Cam sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğine inanıyorum. Hükümet ülkemiz için gerçekten hayati önemi haiz olan bu tesislerde grevi erteleyerek şimdilik maddi zararı önlemiş görünse de işin perde arkasında dönen işlerin bu erteleme ile son bulmayacağı açıkça görülüyor. Şişe cam işçilerinin büyük çoğunluğu vasıflı işçilerdir. Bu mesleğin zorluklarını çekerek ve yıllarını kızgın ateş karşısında geçirerek işlerinde uzman olmuşlardır. Yerlerinin hemen doldurulması kolay değildir. Haklı isteklerinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

İçten ve dıştan kuşatılmış, IMF ve Dünya Bankasın mengenesi arasına sıkışmış Ak Parti hükümetinin yeni sorunlarla baş etmesi çok zordur. Bu ülkenin en iyi çalışan kuruluşlarından biri olan Şişe Camın basit gerekçelerle atıl kalmasını bu ülke ekonomisinin kaldırması mümkün değildir. Geçtiğimiz bu zor günlerde gerek işçi ve gerekse işveren kesiminin orta yolda buluşması gerekmektedir. Grev yasaklamak veya ertelemek çare değildir. Çare her halükarda üretimin devamının sağlanmasıdır.

Konuyu karşılıklı zıtlaşmaları tırmandırmadan ve gecikmeden çözülmesinin ülke yararına olacağını değerlendiriyorum. Tarafları orta yolda buluşmaya davet ediyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
22 Şubat 2004 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale