31 Mart 2017 Cuma

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Ben bu konu ile ilgili olarak diyorum ki… (4)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 17 Şubat 2004 Salı 

İnsanlar gariptir. Bazen en akıllılarının bile, hakikatlerin açıklığı karşısında görüşleri temelsiz ve çürük olur.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1938)

ZÜMRÜT APARTIMANI FACİASI;
Konya’da bayramın ikinci günü çöken ve enkazından 92 cesedin çıkarıldığı Zümrüt Apartmanı’nda daha önce de çatlaklar oluştuğu belirtildi. Binada kapıcılık yapan Yaşar Kıreli, apartmanda oturan bazı daire sahiplerinin, evlerinin duvarlarında oluşan çatlakları tablo ve perdelerle kapattığını öne sürdü.

“Bir musibet, bin nasihatten iyidir” gibi atasözünü üreten bir milletiz. Yüzlerce deprem, on binlerce ölü, yüz binlerce yaralı ve yıkılmış bina gördük. Demek ki biz bunlardan ders almıyoruz. Bana göre bunun tek sebebi vardır. Oda denetimsizlik ve yetkili personelin görevlerini yapmamalarıdır. Kanunları uygulama mevkiinde olup ta bu görevlerini yerine getirmeyenler bu katliamın sorumlusudur. Milletimizin karakteri bellidir. Zoru görmeden iş yapmıyoruz. O halde zoru göstereceğiz. Önceden zorlayalım ki sonradan ağlamayalım. Bu kötü alışkanlığımız yurtdışında da peşimizi bırakmadı. Nitekim Moskova'daki Transvaal yüzme havuzu ve su parkında cam tavanın çökmesi sonucunda 26 kişinin öldüğü tesisin bir Türk inşaat şirketi tarafından yapıldığını öğrendik. İnşallah bu kötü şöhretimizle daha fazla telefat vermeyiz.
* * *

1 MAYISTA ÇÖZÜM OLMAZSA NE OLUR;
Kıbrıs’ta Türk Milletinin önüne öcü gibi dayatılan 1 Mayıstan sonra olacaklar gerçekten bir kabus mu? Kıbrıs Türkleri için AB’ne girilmezse dünyanın sonu mu geliyor? 1974 Barış harekatı ile Türk Toplumu ile beraber Rum Toplumu da adada gerçek huzura, yani sürekli çözüme kavuşmuştur. Küresel mimarlar otuz yıldır Türk Askeri tarafından gerçekleştirilen bu barış ortamını iki topluma da çok görmekte ve onları unutulduğu sanılan kanlı katliam günlerine döndürmek istemektedir. 40 yıldır görüşülen ve fakat bir karış yol alınamayan sözde çözüm çalışmalarının 1 Mayısa kadar fiilen bitirilmesi zaten mümkün değildir. 1 mayıs ve daha çok mayıslar gelip geçecektir. Türk tarafı kendi devletinde barış içinde yaşamaya devam edecektir. Rum tarafının AB üyeliğine alınması tarihi bir başka mayısa ertelenecektir. AB’nin sırf Yunanistan’ı tatmin için oluşturmaya çalıştığı temel ilkelerinden taviz vermeyeceğini sanıyorum. Türkiye dik durur ve sömürge gibi değilde, bağımsız bir devlet gibi davranırsa, dört yüz milyona yaklaşan AB ittifakının sekiz yüz bin Rum için düzenini bozmayacağını hep birlikte göreceğiz.
* * *

RUSYA İLE SOĞUK SAVAŞ;
Rusya'nın en önemli iç sorunu olan Çeçenistan'ın Ankara - Moskova ilişkilerinde yol açtığı kriz, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün 23 Şubat'taki Moskova ziyareti sırasında masaya yatırılacakmış.

İkisi de Küreselleşme mimarlarının saldırı hedefleri arasında ön sırada bulunan Türkiye ve Rusya’nın ilişkilerinin sağlıklı gelişmesi gerekiyor. İki ülkenin bölge ve dünya sorunları ile ilgili pek çok alanda işbirliği içine girmeleri zorunludur. Bu ilişkileri zora sokacak tutum ve davranışlardan tarafların kaçınması gerekmektedir. Çeçen Sorunu’nun çözümünde Türkiye taraf değil, arabulucu olarak görev üstlenmelidir. Bu ziyaret bu bakımdan bir fırsat kabul edilmelidir.
* * *

TÜPRAŞ’ın SATIŞI RESMİ GAZETEDE YAYINLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRDİ;
Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş'de (TÜPRAŞ) yüzde 65.76 hissesinin Efremov Kautschuk GMBH'ye satışına ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Türk milleti olarak dev yatırımlarla elde edilen tesislerinin çıkartılarak yabancılara satışının hiçbir mantıki ve milli bir açıklaması yoktur. Milletin malını, millete rağmen yok fiyatına yabancılara verip milli sanayiimizi ölüme terk edenlere bu milletin mutlaka cevap vereceği unutulmamalıdır. O tesislerde kul hakkı vardır. Türk kulları demokratik sistemde haklarını geri almasını çok iyi bildiklerini 3 Kasım seçimlerinde gösterdiler. Milletim üzülmesin. Bu Tüpraş’ı siz kendiniz yaptınız. Bir yerlerden o tesisler size miras kalmadı. İyi yöneticiler elinde daha iyisini yapacağınıza ve Tüpraş ve benzerlerini mutlaka geri alacağınıza inanıyorum.
* * *

İSTANBUL'DA TATİLE DEVAM;
İstanbul Valisi Muammer Güler'in başkanlığında toplanan ‘İl Kriz Kurulu’,16 Şubat’ta İstanbul'da kar yağışı beklenmemesine rağmen, ara sokaklar ve kaldırımlardaki karın temizlenememesi nedeniyle, okulların tatil edilmesine karar verdi.

1969-1972 ve 1989-1991 yıllarında 5 yıl Ağrı’nın Patnos ilçesinde görev yaptım. Yılın yedi ayında toprağı görmeden karın ve buzun üzerinde ve sürekli sıfırın altında yaşama devam ettik. Bir gün dahi okulların kapatıldığına şahit olmadım. En geri kalmış bölgemizde dahi hayatın devamını etkilemeyen kar, nedense ülkemin gözbebeği, dünyanın incisi 3300 yıldır insanların yaşadığı İstanbul’da hayatı durdurabiliyor. Çarenin okul ve tesis kapatmak olmadığı günlere İstanbul’u taşıyacak yöneticilere ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Bakalım bu gerçek yönetime soyunan birileri tarafından ne zaman anlaşılacak.
* * *

GENERALLERE HAKARET EDEN KÖŞE YAZARI RTÜK ÜYESİ İMİŞ;
Gazete haberlerine göre; Vakit Gazetesi'nde 25 Ağustos 2003'te yayınladığı makalesinde, ‘‘Onbaşı bile olamayacaklar general oluyor’’ dediği için 312 generalin dava ettiği Asım Yenihaber'in, aslında RTÜK üyesi D. Mehmet doğan olduğu ileri sürüldü.

Ateş olmayan yerden duman çıkmayacağı malum. “Şayiası vukuundan beterdir” şeklindeki atasözümüze çok uyan bir durumla karşı karşıya bulunuyoruz. Bu iktidar zamanında balık kokunca kullanılan tuzun koktuğuna dair o kadar çok misal yaşıyoruz ki. Gönlümüz inanmak istemese de, aklımıza giren şeytan “Ya doğruysa”diye bizi dürtüyor. Gerçekten, Ya doğruysa. Bu millet bir daha kime inanacak.
* * *

UZAN OPERASYONUNUN SEÇİM ÖNCESİNE RASTLAMASI TESADÜF;
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Uzan Grubu'nun 219 şirketinin yönetimine el konulması işleminin son yasa çerçevesinde tamamen hukuki olduğunu ve tesadüfen seçim öncesine rastladı. Bu planlı bir şey değil” dedi.

Bunun pek de inandırıcı olmadığını Sayın Coşkun’un bildiğini sanıyorum. Uzun süredir siyaset yapan bu bakanımızın kendi gibi siyaset yapan bir diğer kişinin sahibi olduğu tesisteki odasına şahsi eşyalarını toplamak için dahi sokulmayışının hukuki bir davranış olup olmadığını da fark ettiğini sanıyorum. Sandıkların hep mağdurdan yana cevap verdiğini siyasi tarihimizden biliyoruz. Bakalım bu defa tarih tekerrür edecek mi?


Dr. Tahir Tamer Kumkale
17 Şubat 2004 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale