21 HAZİRAN 2017 Çarşamba

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Ben bu konu ile ilgili olarak diyorum ki… (3)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 12 Şubat 2004 Perşembe 

İnsanlar gariptir. Bazen en akıllılarının bile, hakikatlerin açıklığı karşısında görüşleri temelsiz ve çürük olur.
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1938)

KURBAN KESİM TARTIŞMALARI:
Diyanet İşleri Başkanının gazetecilerin bir sorusuna verdiği cevap manasız ve yersiz bir tartışmayı başlattı. Kurban kesmek Kuran’da pek çok yerde yer almasına rağmen neden Sünnettir veya vaciptir?

Bilen-bilmeyen, din adamı-bilim adamı televizyonlara hücum ettiler. Milletin kafasını karma karış ettiler. Ve doğal olarak yanlış yaptılar. Kurban Türklerin Müslüman olmadan önce de uyguladıkları bir dini vecibe. Gelenek ve göreneklerimizde binlerce yıldan beri kutsal sayılan bu uygulama İslamiyet ile bambaşka bir çehreye bürünmüş ve günümüze kadar toplumumuzda yaygın olarak uygulanmıştır. Bu açıklamalar ile kafaları karıştırmaya, “sokakları kan gölüne çeviriyorsunuz, vahşet yapıyorsunuz”gibi boş laflarla insanlarımızın dini duygularını ve inançlarını rencide etmeye ve toplum dengelerini sarsmaya kimsenin hakkı yoktur. Her dini konuda olduğu gibi bu konuda da yetkili ve son noktayı koyacak makam Diyanet İşleridir. Bu fikir karmaşasını düzeltmesini bekliyoruz.

TRT, EUROVISION ŞARKI YARIŞMASI, ATHENA ve FOR REAL:
Bu sene Mayıs ayında Türkiye’de yapılacak Eurovision Şarkı yarışmasında Türkiye’yi Athena Grubu şarkıları "For Real" ile temsil edecek.

TRT Anayasal bir Kurumdur. Türk Kültürünü, Türk Dilini, Türk Tarihini ve Atatürkçü Düşünceyi muhafaza etmek ve yaymak gibi yasal bir sorumluluğu vardır. Müzik de çok önemli bir yaygın olarak kullanılan bir kültür öğesidir. Milli olarak yapılır, fakat uluslararası değerlendirilir. Beğenen alır ve kullanır. Türkiye ilk defa 2003 yılında yarışmaya kendi dili ile değil, İngilizce olarak katılmıştır. Ayrıca geçen yıl, her biri birbirinden değerli sanatçılar arasındaki yarışma ile seçilen bestenin Türkiye’yi temsil etmesi usulü kaldırılmıştır. Hangi kriterlere göre seçildiği bilinmeyen bir şekilde Sertap Erener’e bu yılda Athena Grubuna şarkı ısmarlanmıştır.
Her yönü ile yanlış bir uygulamadır. Eurovizyon’da milletler milli değerleriyle birbirleri ile yarışmakta ve ülkelerini temsil etmektedir. Bizim çok zengin müzik kaynağımız vardır. Ben Athena Grubunun gerek sahnedeki tutum ve davranışları, gerek kılık ve kıyafeti ve gerekse kullandıkları İngilizce şarkı dili ile beni temsil etmediğini düşünüyorum. Milliyetçi ve Atatürkçü olduğunu belirten yeni müdürden bu vasıflarına uygun tepki umduk. Fakat bunun aksini gördük. Milletin çoğunluğunun da benim gibi düşündüğünü de tahmin edebiliyorum.

SADDAM İÇİN MAHKEME KURULUYOR:
Irak'taki ABD sivil yöneticisi Paul Bremer, Saddam Hüseyin'in Irak'ta özel bir mahkeme tarafından yargılanacağını söyledi.
 
Saddam Hüseyin ne kadar yanlış yaparsa yapsın 30 yıl Irak’ı yönetmiş bir Arap’tır. Düşmanları kadar sevenleri de vardır. Saddam’ın Irak’ta demokratik yoldan gelmiş bir iktidara bağlı bağımsız yargıçların görev yaptığı özel bir mahkemede yargılanması çok doğaldır. Ancak şu anda Irak ABD işgal kuvvetlerinin yönetimi altındadır. Irak’ta halen Irak kanunları değil işgal yönetiminin kanunları vardır. Bu yönetim devam ettiği sürece Saddam’ın yargılanması doğru değildir. Bu uygulamanın ülkeyi yeni kaos ve karmaşa ortamına sürüklemekten başka bir işe yaramayacağını değerlendiriyorum.

OTOYOL GİŞELERİNDE BAYRAM KUYRUĞU:
Kurban Bayramı dolayısıyla köprülerde ve otoyol gişelerinde yoğunluk yaşandı. Bayram dönüşü vatandaşlarımız uzun kuyruklarda perişan oldular.

Türkiye’de ilk defa bayram olmuyor. Her tatilde otoyollar ve gişeler sürücüler için işkence haline geliyor. Giden zamana mı, bozulan sinirlere mi , yoksa boşa harcanan akaryakıta mı yanarsın? Aslında bunun çaresi çok kolay. Bilgisayar ortamındayız. Tutarsın istatistiğini. Hangi gün hangi gişeden kaç araç geçmiş, bir araç kaç dakikada geçiyor? Yaparsın hesabını. O günlerde ve saatlerde geçici memur alırsın. Veya, portatif gişeler kurarsın. Ya da başka bir şey yaparsın. Ama sonunda gişelerde bekleyerek boşa harcanan benzin tutarının on binde biri kadar masrafla bu günleri rahatça atlatırsın. Ama olmaz . Neden olmaz? Çünkü bizim sistemimizde bürokratlar hizmet değil, halka eziyet üretirler. Vururlar abalıya.“Çıkmasaydı yola. Bana mı sordu. Çeksin cezasını” zihniyetinden bakalım ne zaman kurtulacağız.

CE BELGELERİNDE TÜRKİYENİN BUGÜNE KADAR Kİ KAYBI 1 MİLYAR EURO:
ATO Başkanı Sinan Aygün, AB’nin Türkiye'de CE belgesi vermeye yetkili onaylı kurum başvurularını aylarca oyaladıktan sonra geri çevirdiğini belirterek, Türkiye'de 2 bin Euro'ya alınacak CE belgesi için yurtdışındaki onay kuruluşlarına 15 bin Euro ödendiğini, CE belgesinden Türkiye'nin bugüne kadar ki kaybının 1 milyar Euro'yu bulduğunu bildirdi.

Sinan Aygün tek kişilik bir ordu. Türk Milli menfaatlerine aykırı gördüğü hususlarda Türkiye ve Türklük düşmanları ile amansız bir savaş veriyor. Her sokakta bir kaç tanesine rastlanan fakat hiçbir yararlı aktivite üretmeyen Sivil Toplum Kuruluşları için Sinan Aygün ve ATO ekibi çok güzel bir örnek. Bütün kuruluşlar ATO gibi çalışsa idi ülkenin durumu bugünkünden çok daha başka olurdu.

ECZACILIK ÖĞRENCİSİ 1 YIL FAZLA OKUYACAK:
Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) eczacılık fakültelerindeki eğitim-öğretim süresini 4 yıldan 5 yıla çıkardı. . YÖK Genel Kurulu'nun onaylamasının ardından, karar 2004-2005 akademik yılından itibaren uygulanacak.

Günümüzde diş fırçasından, tarağa ve oyuncak bebeğe kadar her şeyi satan Eczanelerde hangi eczacı ilaç yapıyor ve yaptığı ilacı satıyor. Ve hangi eczanede eczacı işinin başında bulunuyor. 2004 Türkiye’sinde Eczaneleri eczacılar değil, duvarları süsleyen Eczacı Diplomaları işletiyor. Hükümetimiz herhalde gençler arasındaki yaygın diplomalı işsizlik sorununa çare bulmak istiyor. Bunun için bir yıl daha çocuklara ana ve babasının bakmasını öngörüyor. Onları bir yıl daha ailelerine bağımlı kılıyor. Eczanelerin sorunları eczacıların az okudukları için almadıkları bilgi noksanlığından kaynaklanmıyor. Bu uygulamanın bana göre mantıki bir açıklaması yok.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
12 Şubat 2004 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale