29 Nisan 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Karadeniz'de çok uluslu güce doğru
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 12 Mayıs 2000 Cuma 

Türkiye'nin ev sahipliğinde 19-20 Nisan 2000 tarihlerinde İstanbul Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesinde "KARADENİZ DENİZ KUVVETLERİ" toplantısı yapıldı.
 
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ev sahipliği yaptığı toplantıya; Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Gürcistan, Rusya Federasyonu, Arnavutluk, Azerbaycan, Yunanistan, İtalya ve Türkiye Deniz Kuvvetleri Komutanları ile Nato Güney Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanı ve Nato Güney Avrupa Deniz Kuvvetleri Komutanları iştirak ettiler.
 
Toplantının kapanış oturumuna denizci üniforması ile katılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun toplantının amaçlarını vurgulayan dikkat çekici konuşması özetle şu şekilde idi.

"Karadeniz'de kapsamlı işbirliğini gerçekleştirmek için; deniz trafiğinin kontrolu, seyrüsefer güvenliği, çevre kirliliğinin kontrolu, arama-kurtarma faaliyetleri, balıkçılığın kontrol ve korunması gibi alanlarda müşterek harekat edilmesi gerekmektedir. ÇOK ULUSLU BALKAN BARIŞ GÜCÜ ve KARADENİZ DENİZ İŞBİRLİĞİ GÖREV GRUBUgibi bölgesel girişimlerin AGİT, NATO, BAB (Batı Avrupa Birliği), ve Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların barış çabalarını güçlendireceğine, bölgede barış ve istikrarın arttırılması için elverişli bir ortam yaratacağına, dünyanın istikrarsız bölgeleri için de güzel bir örnek teşkil edeceğine yürekten inanıyorum."

Türkiye; Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde başlatılan ve ülkeler arasında her alanda yakın işbirliğini öngören çalışmalara son yıllarda büyük önem vermekte ve çaba sarfetmektedir. Her fırsatta bunun öncülüğünü yapmaktadır. Karadenizde; toplantıya katılan ülkelerin Deniz Kuvvetlerinin kuvvet vereceği çok uluslu bir Karadeniz Deniz Gücü'nün ,bölge barışına büyük katkılar sağlaması yanında ülkelerin Karadenizden eşit şartlarda ekonomik yarar sağlaması açısındanda önem arzetmektedir.

Atatürk zamanında gerçekleştirilen BALKAN ANTANTI ve SADABAD PAKTI gibi bölgesel savunma ve işbirliği kuruluşlarının; ülkelerin birbirlerini yakından tanımaları, düşmanca değil dosthane ilişkilerin kurularak geliştirilmesi açısından barışa ve dostluğa önemli katkıları olmuştur. Ülkelerin birbirleri ile savaşmak için değil, barış ve dostluk için biraraya gelmeleri , her alanda güç ve fikir birliği yapmaları ile tarafların savunma harcamalarında önemli ölçüde meydana gelebilecek tasarruflar ile ekonomik alandaki zafiyetleri giderici büyük kazançlar elde edilebilecektir.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Konferansı çerçevesinde başlatılan çalışmalar her geçen gün gelişerek devam etmektedir. Ulusların milli menfaatleri değişiktir. Bunlar genellikle birbirleriyle çatışırlar ve mutlaka birbirlerinden bir şeyler isterler. Bu bakımdan yukarıda bahsettiğimiz uluslararası organizasyonların kurulup işletilmesi çok kolay olmaz. Zaman alır. Karşılıklı özveri ve uzlaşma ister.

Türkiye; bölgesel güç olarak mevcut potansiyelinden azami derecede yararlanarak bu girişimlere öncülük etmeye başlamıştır. Bu önemli bir gelişmedir. Devletimiz hiçbir tereddüde meydan bırakmadan bu girişimleri tekrarlamalıdır. Bu yakınlaşmanın ve işbirliğinin toplantıya katılan diğer ülkelerden çok üç tarafı denizlerle çevrili kilit bir konumda bulunan ülkemiz için hayati önem arzettiği unutulmamalıdır.

Girişimleri başlatan ve bu yararlı toplantıyı gerçekleştirenleri kutluyorum. Yakın bir gelecekte merkezi İstanbul'da olan "ÇOK ULUSLU KARADENİZ MÜŞTEREK DENİZ GÜCÜ" nün oluşmasının çok uzak olmadığınıda görebiliyorum. Bu girişimlerin kapalı bir iç deniz olan Karadeniz ile sınırlı kalmayıp benzeri organizasyonların EGE'de ve DOĞU AKDENİZ'dede oluşturulmasını temenni ediyorum.

Bu önemli girişimi iki satırlık sayfa arası haberle geçiştiren ve pek çoğunda hiç yer verilmeyen basınımızı da kınıyorum. Galatasaray maçına verdikleri değerin yüzde biri kadar değer verilmeyen bu gibi önemli organizasyonların halka duyurulmasında ve halk desteğinin bu girişimlerin arkasına alınmasında medya kuruluşlarımıza büyük görev düştüğünü hatırlatmak istiyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
12 Mayıs 2000 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale