31 Mart 2017 Cuma

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Iraklı Türklere kimler sahip çıkıyor?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 11 Ocak 2004 Pazar 

"Komşuları ve bütün devletlerle iyi geçinmek Türkiye siyasetinin esasıdır."
(Gazi M. Kemâl Atatürk -1930)

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak komşumuz Irak’a karşı yapılan ABD saldırısını önleyemedik. Bu bölgenin en önemli oyun kurucu güçlerinden biri olmamıza rağmen, sınırlarımız ötesinde bizi doğrudan ilgilendiren ve etkileyen gelişmeleri de sadece seyretmekle yetiniyoruz.

Birinci Körfez Harekatını müteakip Saddam’a karşı Çekiç Güç korumasına alınan Kuzey Irak’ ta gözümüzün önünde, bilgimiz dahilinde ve bize rağmen bir Kürt devleti kurulmasını önleyemedik. Bu bölgenin dağlık doğu kesimlerinde üslenen PKK örgütüne karşı 1992 yılından beri Çekiç Güç himayesi altında yaptığımız operasyonlarda terör odaklarını tam olarak etkisiz hale getiremediğimiz gibi, kontrol altına dahi alamadık.

Güvenliğimiz açısından hayati önem taşıyan Kuzey Irak’taki askeri birliklerimizi takviye edemedik. Bölgenin Mart 2003 ‘ten itibaren tamamen ABD denetimindeki iki Kürt aşiretinin eline geçmesine yardımcı olduk.

Misak-ı Milli sınırları içinde olmasına rağmen İngiltere ve ABD’nin siyasi oyunları ile elimizden çıkan Kuzey Irak’ta yaşayan Irak Türklerine ise hiç sahip çıkamadık. Soydaşlarımızın kültürlerini muhafaza ederek ve kendi topraklarında egemen olarak yaşamalarını temin edecek girişimleri de yerine getiremedik.

Kuzey Irak ile ilgili en yetkili ağızlardan ifade ettiğimiz “Olmazsa olmaz diyerek, savaş sebebi saydığımız Kırmızı Hatların”tamamı elden çıkarken biz yine bakakaldık. En güzide askerlerimizin kafasına çuval geçirilirken de sesimizi çıkartamadık. Bölgedeki ABD ve İsrail menfaatlerine uygun yapılanmalara da dur diyemedik.“Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız” gibi klişeleşmiş bir sözün arkasına sığınarak politika yaptığımızı sandık.

Oysa bugün Kuzey Irak’ta bize rağmen çok önemli gelişmeler oluyor. Biz yine seyrediyoruz. Bugün Irak’ta sayıları toplam nüfusun % 15 inden fazlasını teşkil etmelerine rağmen sahipsiz kaldıklarından her dönemde baskı altında tutularak asimle edilmeye çalışılan Osmanlı’nın MUSUL vilayetinde konuşlanan Irak Türkleri, şimdi de Kürt aşiretlerinin baskısı karşısında kendi başlarının çaresine bakmaya başladılar.

Sadece Türk oldukları için maruz kaldıkları büyük baskı ve şiddet karşısında yılmadan mücadele eden Türk Toplumu aslında Irak’ın en tahsilli, en kültürlü ve aydın kesimini teşkil ediyor. Irak’ın demografik yapısı içinde bütün yönetimlerin üzerinde titremesi gereken en mütecanis bir grup olmalarına rağmen Türk olmaları, Türk sınırına yakın konuşlanmaları ve zengin petrol yataklarına sahip olmaları bu toplum üzerindeki baskıların temel sebebini teşkil ediyor. Bir bakıma, Türkiye Türkleri ile ortak dile ve kültüre sahip olmaları yüzünden bu bölgede Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen dış mihrakların potansiyel hedefi haline geliyorlar. İşte sırf bu yüzden Türkiye’nin bu kardeşlerine sahip çıkması gerekirken, bugüne kadar Irak Türkleri için olumlu bir adım attığımız görülmedi.

Şimdi ise, ABD Irak Yönetiminin bölgedeki Kürt aşiretlerinin Federal Devlet kurma yolundaki çalışmalarına ve bu yoldaki söylemlerine iyi bakmadığına şahit oluyoruz. ABD yanında bu bölgede yaşayan Türkler ve Sünni Araplar birbirine yakınlaşmaya ve Kürtlere karşı koordineli hareket etmeye başladılar . Bir bakıma, Barzani ve Talabani'nin etnik esaslı federasyon girişimlerinden sonra Kerkük'te yaşanan olaylar, Irak Türkleri ile Sünni Arapları birbirine yaklaştırdı. Kürt federasyonuna Kerkük'ün de dahil edilmesine karşı Türkler ve Araplar, "Kerkük Irak kentidir" diyerek ortak bir duruş ortaya koydular.

Türkiye’den istedikleri desteği göremeyen Irak Türkleri; Irak’ta ABD işgaline destek vermeyen ve ABD ile sıkı ilişkiler içine girdikleri için Arap Dünyasınca da istenilmeyen Kürtlere karşı bütün Araplardan destek bekliyorlar. Bu amaçla geçen yılın son günlerinde Kahire' de temaslarda bulunan Irak Türkmen Cephesi yöneticileri önemli gelişmeler kaydettiler.

Türkmen Cephesi lideri Dr. F. Abdullah Abdurrahman’ın başkanlığındaki Türkmen Heyeti Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Mahir ve Dışişleri yetkilileriyle bir dizi görüşme ve toplantılar yaptılar. Görüşmelerle ilgili olarak çok önemli destekler aldığını açıklayan Türkmen Heyeti alınan sonuçtan memnun olduklarını belirterek özetle şunları söylediler;

“Irak'ın toprak bütünlüğü korunacaktır. Bir grubun diğerini hakimiyet altına almasına, ona baskı yapmasına izin verilemez. Kerkük bir Irak kentidir. Bir grubun yönetimine kesinlikle terk edilemez. Mısır, Iraklı grupların hepsine kapısı açık bir ülkedir. Türkmenler de Kahire'de Barzani ve Talabani gibi büro açabilir. Mısır, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması ve Irak halkını oluşturan grupların haklarının alınması için elinden geleni yapacaktır."

Bilindiği gibi, ABD'nin yaptığı anlaşmalarla Ürdün ve Mısır, Irak'ın yeni ordusu ve polisinin oluşturulmasında eğitim desteği vereceklerdi. Ürdün, yeni Irak ordusu için Araplar ve Kürtleri eğitmeye başlamıştı. İşte bu dengesizliği önlemek amacıyla Irak Türkmen Cephesi, Mısır'dan, Türkmenlere de askeri eğitim verilmesini talep etmiştir. Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Mahir, bu talebi olumlu karşılamış ve Türkmenlere de kontenjan oranında eğitim vereceklerini bildirmiştir. Türkmen Cephesi, şimdi, Mısır'dan askeri eğitim almak için harekete geçtiğini bildirmiştir.

Türkiye bölgedeki en güçlü orduya sahip. NATO teçhizatlı. NATO Eğitim ve Öğretim standardına ulaşmış. Pek çok ülkesinin askerlerine gerek kendi askeri okulları ile eğitim merkezlerinde ve gerekse heyetler göndererek istenilen dış ülkede çok üst düzey askeri eğitim veriyor.

İşte bu Türkiye burada görev almıyor ve Türkçe konuşan Irak Türklerine eğitim vermiyor da, Arapça konuşan ve ikinci nesil silahlara sahip Ürdün ve Mısır askeri eğitim Irak Türklerine eğitim veriyor? Bunun nedenlerini anlayabilmem mümkün değil. Bunun cevabını Türkmen Cephesi sözcüsü Ahmet Muratlı’dan öğreniyoruz.;

"Şu anda Türkiye devre dışıdır. ABD'nin Ürdün ve Mısır'la eğitim anlaşması va. Ama Türkiye'yle yok. Bu nedenle Türkiye'den eğitim almamız söz konusu değil. Bunu bildiğimiz için Mısır ve Ürdün'ün vereceği askeri eğitimden yararlanmak ve yeni Irak ordusu içinde biz de yer almak istiyoruz. Iraklı olarak bu bizim hakkımız."

İşte benim için bunun anlaşılması çok daha zor. 50 yıldır ABD ile her alanda eğitim antlaşması olan birkaç ülkeden biriyiz. Ama verilen yanıt bu.

Yine bizim dışımızda bir şeyler yapılıyor. Gene devre dışı kalıyoruz. Nerede Dışişlerimiz? Nerede Genelkurmayımız? Nerede Milli İstihbarat teşkilatlarımız? Misak-ı Milli’yi bize hedef gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu manzara karşısında ne derdi...

İşte bunu düşünmek dahi istemiyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
11 Ocak 2004 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale