25 Mart 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Ertuğrul Özkök ve Hürriyet Gazetesi ne yapmak istiyor?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 27 Kasım 2003 Perşembe 

"Basın, suiistimallere mani olur ve hükümet vasıtalarını vazifelerini doğru yapmaya mecbur eder."
(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1930)

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök Bey’in Şeker Bayramının birinci günü Gürcistan ile ilgili olarak yazdığı yazıdaki sözleri ile ne yapmak istediğini anlamak mümkün değil. Kime ne mesaj veriliyor ? Bizim kültür birikimimiz ve algılama seviyemiz bunu tespit etmeye yetmiyor. Ama bu mesajın birilerine gönderildiği de kaçınılmaz bir gerçek.

Ülkedeki en fazla tiraja sahip olan bir gazetenin Genel Yayın Yönetmeni sıradan insan değildir. Hele bu yönetmen günlük yazılar yazıyorsa? Ki yazıyor. Bu yazılar o ülke için çok önemli mesajları içermelidir. Esas olan budur. Bu kişi yazacağı her kelimeyi dikkatle düşünmeli ve her gelişmenin gideceği yerleri iyi tartmalı ve ondan sonra yazmalıdır. Genel Yayın Yönetmeninin sıradan ve tecrübesiz bir köşe yazarı gibi “Efendim, ben onu demek istemedim. Yanlış anlaşıldı .Özür dilerim” şeklinde ifade edilebilecek bir lüksü hiç yoktur. Olmamalıdır.

Ne diyor Ertuğrul Özkök 25 Kasım tarihli yazısında;

“GÜRCİSTAN'da Şevardnadze döneminin kapanması, Türkiye açısından ne anlama geliyor? Ben bazı ipuçları vereyim, kararı siz verin. Şevardnadze, geçen yıl ABD ziyareti sırasında ilginç bir konuşma yaptı.

Aynı günlerde ben de ABD'deydim.
Bu konuşmanın bir cümlesi çok ilginçti.
Ben bu cümleyi New York Times Gazetesi'nde satır aralarında okudum.
Ancak dönüşümde Hürriyet dahil gazetelere baktığımda bu cümleye hiç rastlamadım.
Bu cümle aynen şöyleydi:
"Gürcistan Rusya'nın güney ucu değil, Türkiye'nin kuzey ucudur."

Şevardnadze, daha sonra Gürcistan'da da aynı cümleyi tekrarladı.
Bu cümle, Gürcü liderin Türkiye'ye bakış açısını gösteren en önemli işaretti.
Sovyet sisteminde en önemli tarihi rollerden birini oynamış olan Şevardnadze'nin, bu sözleri tesadüfen söylemiş olması ihtimali hiç yoktur.
Çünkü Aliyev gibi o da, siyaset sanatının hem Rusya'ya hem de Kafkasya'ya ait bütün hassasiyetlerini çok iyi bilir.

Şevardnadze, Türkiye'ye gerçekten sıcak bakıyordu. O kadar ki, bundan 3-4 yıl önce İstanbul'da Beykoz Konakları'nda bir ev alacağı söylentileri bile yayılmıştı. Şevardnadze'nin bu sözlerini işittiğim günlerin birinde uçakla Ankara'dan İstanbul'a geliyordum. Yanıma bir işadamı düştü. Gürcistan'da inşaat işleri yapıyormuş. Gürcistan ekonomisinin içinde bulunduğu durumu çok iyi bildiğim için, "Paranızı alabiliyor musunuz?" diye sordum.

Beni çok şaşırtan bir cevap verdi.
"Bizim Gürcistan hükümeti ile bir ilişkimiz yok. Paramızı Türk Genelkurmayı'ndan alıyoruz."
Bütün bunları alt alta yazdığınız zaman Türkiye ile Gürcistan arasındaki ilişkilerin çok iyi bir fotoğrafı ortaya çıkıyor."

Burada Sayın Özkök iki cümlenin altını çiziyor ve kararı okuyucuların vermesini istiyor. Birinci cümle; Şevardnadze’ye atfedilen "Gürcistan Rusya'nın güney ucu değil, Türkiye'nin kuzey ucudur” diğeri ise Gürcistan’da inşaat yapan Türk işadamına atfen söylenen ‘‘Bizim Gürcistan hükümeti ile bir ilişkimiz yok. Paramızı Türk Genelkurmayı' ndan alıyoruz” cümlesidir.

Her iki cümlede haddini aşıyor. Ve nereye çekileceği belli olmayan kritik ifadeleri içeriyor. Bir ülkenin devlet başkanı kendi ülkesinin bir yerlere bağlı olmadığını göstermek için söylediği anlaşılan bir sözde kendini bir başka ülkeye bağlı gösterebilir mi ? “Biz Rusya’ya değil ama Türkiye’ye bağlıyız” sözleri ile Türkiye’ye ve dünyaya ne gibi mesaj verilmek istenebilir? Bunu anlamak mümkün değildir. Böyle bir cümle sarf edilse dahi, büyük bir terör saldırısını yeni atlatan bir ülkede, bir bayram sabahı kendi kendini deviren bir komşu ülke liderinin arkasından böyle şeyler söylemeye gerek var mı? Bana göre yok. Ama Sayın Özkök’ün bu kritik sözlerinin arkasında ne gibi bilgilerin yattığını milletin merak etmesi ve sorması gerekir diye değerlendiriyorum.

İkinci cümle ise birincisinden daha korkunç. Nereye çekerseniz çekin. Ne zamandan beri Türk işadamlarının yurtdışında yaptıkları inşaatların parasını Genelkurmay Başkanlığı ödemektedir. Böyle bir şey olabilir mi? Genelkurmay Başkanlığı bir inşaat firması mıdır ki Gürcistan’da yapılan bir inşaatın ödemelerini yapmaktadır. Bu sözün, yedi uyum paketi çıkartarak ne kadar demokratik bir ülke olduğunu Avrupa’ya anlatmak için bin bir çeşit atraksiyonların sergilendiği ülkemizde ne kadar gerçekçiliği olabilir.

Yok. Eğer gerçekten, Gürcistan’daki inşaatların parasını yapan müteahhitler Türk Genelkurmayından alıyorlarsa, bunun da mantıki bir açıklamasının mutlaka olması gerekir.

Yarım ve karmaşık ifadelerle milletin kafasını karıştırmaya ve bu sıkıntılı günlerimizde ortalığı bulandırmaya kimsenin hakkı yoktur. Siz her ne kadar çok büyük bir gazetenin Genel Yayın Yönetmeni dahi olsanız, sizin de hakkınız yoktur Sayın Ertuğrul ÖZKÖK...

Lafı gevelemeyin. Çıkarın dilinizin altındaki baklayı. Millet öğrensin ne demek istediğinizi...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
27 Kasım 2003 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale