02 Haziran 2020 PERŞEMBE

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR VE SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






ŞAHLANIŞ HAREKETİ PARTİLEŞİYOR
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Yeni Türkiye'nin takip edeceği siyaset, belirsiz ve keyfi olamaz. Bizim siyasetimiz, mutlaka milletin kabiliyet ve ihtiyacıyla mütenasip olacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1923)

 22 Haziran 2020 Pazartesi 

TÜRK SİYASET SAHNESİ ISINIYOR.

ŞAHLANIŞ HAREKETİ PARTİLEŞİYOR

ŞAHLANIŞ GÜNEŞİ TÜRKİYEYİ KAPLAYACAK HALE DÖNÜŞÜYOR.

Sahlanış Hareketi Başkanı Mehmet Mahmut Yıldız Bey 30 yıldır başarıyla sürdürdükleri siyasi faaliyetlerinin devamı için son noktayı koydu ve hareketin hızla partileşme sürecine girdiğini bildirdi. Yetişmiş, ve deneyimli Şahlanış Kadrolarının Korona virüs sonrası tabana vuran Türkiyeyi şahlandırmak üzere yönetime talip olduğunu vurguladı.

Şahlanış Hareketi yönetimini yirmi yıldır tanıyan ve tüm çalışmalarını titizlikle takip eden biri olarak bu kararı gönülden alkışlıyorum. Kalpleri vatan sevgisi ile dolu ve Atatürkçü Düşüncenin ısrarlı takipçisi olan Şahlanış kadrolarının ülke yönetimini liyakatle icra edeceklerine inanıyorum. TC. Devleti ve Türk Milleti için hayırlı olmasını diliyorum.

1990 yılından beri kurucu liderleri Murat Altun Bey başkanlığında siyasi dernek olarak ülke yönetimine talip olmanın hazırlıklarını yapan Şahlanış Hareketi Şahlanış Hareketi; önce sosyal medyada yani siber alemde sesini duyururken yaptıkları toplantılar, ziyaretler ve önemli konularda getirdikleri çözüm önerileri ile Türk kamuoyunun gündeminden hiç düşmediler. Tanıtım ataklarıyla fikir ve düşüncelerini yaymaya çalışırken, siyasi parti olarak seçimlerde iddialı olabilmek için teşkilatlanma gayretlerine de tüm Anadolu sathında devam ettiler.

Benim yazılarımı Bildiri-Yorum sayfalarından takip edenler “Siyaset ve Siyasi Ahlak” ile ilgili düşünceleri sıkça tekrarladığımı bilirler. Siyasetin geldiği düzeysizlik dolayısıyla ülkemizin içine düştüğü çıkmazlardan nasıl kurtulabileceğimiz konusunda fikirlerim son derece açık ve berraktır. Siyaset faaliyetinin, kariyerinde en üst düzeye erişmiş bilgili, tecrübeli, cesur, vatansever ve aydın insanların işi olduğunu her zaman ve her platformda bıkmadan dile getirdim. Bugün iyi ve milli düşünen lider karakterli beyinlerimizi siyaset sahnesinden uzak tutmak için müthiş bir çaba harcandığı da bir gerçektir. Ülkeyi idare etme sanatı olan siyaseti yapabilecek mesleğinde sanatkar olma noktasına erişmiş kişilerin ısrarla siyasetin dışına kaçırıldığını her zaman vurguladım.

İşte şimdi Türk siyasi yaşamının gerçek bir siyasi liderle buluşma zamanı gelmiştir. Ve bu lider Şahlanış Hareketi kurucu lideri ve Genel Başkanı Sayın Murat Altun Beydir. Bildiğim yönleriyle bu yeni lideri kamuoyuna tanıtmayı kaçınılmaz bir görev olarak görüyorum.

Evet. Kim bu Murat Altun?;

Sayın Altun’u 20 yıl önce Güven Hareketinin Sepetçiler Kasrında yaptığı siyasi paneller esnasında tanımış ve kendisini bu ülkede siyasete gönül vermiş nadir bulunan iyi insanlardan biri olarak değerlendirmiş ve bu fikrimi kendisi ile paylaşmıştım. Sayın Altun’un genç yaşına rağmen Türkiye’in temel sorunlarına bakışı ve çözüm yolları ile ilgili görüşlerinin düşünce yapımla tamamen uyuştuğunu görmüş ve bundan mutluluk duymuştum.

Geçen süre zarfında Murat Altun; vizyon sahibi, uzağı görebilen, ülke meselelerine tarihi perspektif içinde çare üretebilen, mazisi tertemiz, kendinden emin, kararlı, en önemlisi kendine güvenen ve devlet adamlığı vasıflarına sahip bir siyasetçi olduğunu ispat etmiştir. Kurucu ekibinden hiç fire vermeden ayni ciddiyet ve kararlılıkla ekibini bir yumruk halinde günümüze kadar taşımayı başarmıştır..

Lider bilgi derinliği olan kişidir. Bu derin bilgi ile sadece bugünü değil, yarınları da görerek tedbir alır. Bu bilgi derinliği öncelikle ülkesinin milli kültür değerlerine sahip olması ve kendi tarihi ile ilgili gerçeklere vakıf olması ile mümkündür. Ben Murat Altun’da bu bilgi derinliğinin olduğuna çok kez şahit oldum.

Liderin bir diğer önemli vasfı da kendine güvendir. Kendine güven; bilgi ve beceri yanında önemli bir karakter şekillenmesidir. Kendi öz güvenine sahip olmayanların ülke için önemli kararları alması mümkün değildir. Murat Altun’da bu özgüven de fazlasıyla mevcuttur. Bu güven duygusunu çevresine yayma özelliği ise O’nun liderlik vasıflarını güçlendirmektedir.

Olaylar karşısında sakin davranabilme vasfı bir lider için çok önemlidir. Çünkü sakinlik liderde, olayların vahametti karşısında herkesin kaçıştığı bir ortamda lazım olan bir karakterdir. Sakinlik, bilginin ve kendine güvenin bir tezahürüdür. Sinirlenmeden, paniğe kapılmadan ve sesini yükseltmeden sağduyu ile hareket edebilme yeteneğini de Murat Altun’da gördüm. Ve ben Türkiye'nin bugün içine düştüğü siyasi kaos ortamında böyle insanlara şiddetle ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum..

Burada Şahlanış hareketi kadrolarından da bahsetmek istiyorum. Doğal olarak çevremde olup yakından tanımak fırsatını bulduğum kişilerden söz ediyorum. Onlar paralı zengin insanlar değildir. Mevki ve makam sahibi olarak kamuoyunun gündeminde yer almamışlardır. Kendilerini öne çıkarmaktan hoşlanmayan bir avuç vatansever, sade ve tertemiz kalmayı başarmış, yılların verdiği sevgi bağı ile Atatürkçü Düşünde doğrultusunda birbirine kenetlenmiş vatan evlatlarıdır. Sayıları milyonlarla ifade edilemez. Kalabalık değildir. Ama her biri birer ordu gibi fikren ve manen kendilerini teçhiz etmiş mümtaz kişilerdir. Her biri siyaset dünyasının Mehmetçiğidir. Özetle bu kadrolar yerli ve millidir. Gücünü Türk Kültürü ve Atatürkçü Düşünceden almaktadır. Desteği küresel mihraklardan ve onların yerli işbirlikçilerinden değil bizzat Türk milletinin özünden almaktadır.

Bilindiği gibi bir ülkenin milli güç unsurlarının en önemlisi olan Siyaset; Devlet işlerini düzenleme ve yönetme sanatıdır. Bunun açık anlamı şudur; siyaseti herkes yapamaz ve herkes canı istediği için siyasetçi olamaz. Siyaset yapabilmek için ancak kendi kariyerinde bir sanatkar seviyesine erişmek, yani yaptığı işi en üst düzeyde yapma zorunluluğu vardır. Bu düşünceden hareket edersek, dünyadaki en zor ve en kompleks faaliyet olduğu bilinen devlet yönetimi işlerinin, sıradan ve niteliksiz kişiler vasıtası ile yerine getirilemeyeceği gerçeğine ulaşırız.

Doğal olarak Türkiye gibi bir stratejik bir coğrafyada yer alan ve küresel mimarların sürekli çalışma alanı olan bir ülkeyi sıradan kişilerin yönetmesi asla mümkün değildir. Bilgisiz, kültürsüz, yeteneksiz, devlet ve millet geleneğini anlamamış, milli hasletlerimiz ve milli gücümüzü yeterince tanıma bilincine erişememiş bir takım insanların mevcut seçim kanunlarına dayanarak yüce meclisimize girmeleri ile günümüzdeki olumsuz "siyasi ahlak ve imaj" hep birlikte yaratılmıştır.

Siyasetçiler; ülkemizin milli gücünü teşkil eden Ekonomik, Askeri, Demografik, Coğrafi, Bilimsel ve Teknolojik, ve Psiko-Sosyal Güç unsurlarını kullanır, bunları seçilen milli hedefler doğrultunda yönetir ve yönlendirir. Bütün milli güç unsurlarının birbirleri ile uyum içinde çalışmalarını sağlar. Bu unsurların bir bütün halinde milli hedeflerimiz doğrultusunda geliştirilmesi için gerekli tedbirleri alır.

İşte bu kadar ağır bir yükü üstlenecek olan siyasetçilerimizin çok özel kişiler olması kaçınılmazdır. Oysa Türk halkı bugün siyaset (politika) kavramını; yolsuzluk, hırsızlık, soygunculuk, güvenilmez ve inanılmazlık kelimeleri ile eş anlamlı olarak algılanmaktadır. Ayrıca halkımız; yalan, yanlış, eksik ve doğruluğundan şüphe duyduğu konuşmaları da "siyaset yapma" şeklinde ifade etmektedir. Bu duruma gelinmesinde Atatürk’ten sonra gelen her seviyedeki siyasetçinin katkısı vardır.

Sonuç olarak;

2020 Türkiye'sinin öncelikli sorunu iyi yönetilmemektir. İyi yönetilmek için ülkemizin yenilikçi gerçek liderlere ve bu lider yönetiminde uyumla görev yapacak ülke gerçeklerini iyi bilen Atatürkçü kadrolara ihtiyacı vardır.

Türk siyasetini yakından takip eden bir kişi olarak ben diyorum ki, 30 yıl önce Şahlanış Hareketini kurup günümüz siyasi yaşantısına dağılmadan taşıyan Sayın Murat Altun Türkiye'nin geleceğinin inşa edilmesinde yer alması gereken doğru bir siyasetçidir. Partileşme süreci ve zamanlaması da günümüz şartlarına uygundur.

Ben, milletine hizmet sevdalısı olarak yönetime talip olan Şahlanış Hareketi kurucu lideri Sayın Murat Altun'a, Şahlanış Hareketi Genel Başkanı Sayın Mehmet Mahmut Yıldız ve arkadaşlarına özveri ile çıktıkları yolda başarılar diliyorum.

Atatürkçü Düşüncenin ışığından başka hiçbir İzm’le alakası bulunmayan, Türk milletinin öz evlatlarından başka hiç bir yerden destek beklemeyen Şahlanış Hareketinin işinin çok zor ve yolunun da çok uzun olduğunu görüyorum.

Yakın gelecekte Şahlanış Partisinin ismini daha sık duyacağımıza ve çevresindeki bir avuç inançlı insanın çığ gibi büyüyerek ülkeyi kapsayacağına inanıyorum.

Ülkemiz için hayırlı olsun.. Allah yollarını açık etsin..

+


Dr. Tahir Tamer Kumkale
22 Haziran 2020 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale