19 MAYIS 1919 PAZAR

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM......

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






SİZ KUMKALE'CE BİLİYOR MUSUNUZ?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Ben ordunun kayıtsız şartsız, bütün esrarı ile Alman heyet-i askeriyesine tevdi ve teslim edilmesinden çok müteessir idim. Daha karar verilmezden evvel tesadüfen bu vakaya muttali olduğum vakit, sesimin erişebileceği makamata kadar itirazatta bulunmağı vazife addetmiş idim. Hiç kimse itirazlarıma cevap vermedi. Cevap vermeye lüzum görmedi. Mustafa Kemal (1916)

 30 Aralık 2018 Pazar 

KUMKALE; Çanakkale Boğazının Anadolu yakasında yer alan bir köydür. Ama çok özel bir köydür..

Çünkü bu köyün sakinleri inanılmaz bir işi başardılar.. Tarihi kültür yapılarını taçlandırarak internette “KUMKALE DİLİ VE EDEBİYATI” adı altında bir site açtılar.. Başlangıçta Ocak 2013’te açılan bu çok iddialı sitenin içinin nasıl doldurulacağı konusunda çok ciddi şüphelerim vardı. Böyle küçük bir beldenin dili, edebiyatı, şiiri, folklörü, müziği olabilir miydi? (https://www.facebook.com/KumkaleDiliVeEdebiyati)

Aradan geçen beş yıl içinde endişelerimin yersiz olduğunu gördüm. Site inatla hayatiyetine devam etti. Ve her geçen gün içi doldurularak çok ciddi bir Kumkale kültürünün yaşadığı ortaya çıkarıldı.

Çanakkale Savaşında dedem Piyade Yüzbaşı Tahir Beyin 25-26 Nisan 1915 KUMKALE ÇIKARMASI esnasında birliği ile görev aldığı Kumkale Nahiyesi; o tarihlerde Çanakkale Boğazı Anadolu yakasını kontrol eden ilk büyük askeri yapı olan Kumkale Kalesi’nin çevresine dağılan evleri ve iş yerleri ile zamanına göre çok gelişmiş 300 yıllık bir kültür geçmişi olan bir yerleşim merkezi idi.

Ekonomisini büyük ölçüde kalenin bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzerine kuran Kumkale halkı; bir yandan denizcilik yapıp ve deniz ürünlerinden geçinirken, Kumkale’den Geyikli’ya kadar denize paralel uzanan Batak Ovasında dünyaca ünlü pirinçleri üretiyordu. Kumkale Muharebeleri esnasında en son savunmanın verildiği eski Kumkale Mezarlığı 22 Mart 2012’de devlet töreni ile yeniden tanzim edilerek ziyaretçilerin hizmetine açıldığında tarihi mezar taşlarının incelenmesi ile hazırlanan katalog çok eski ve derin bir kültürün varlığını vurguluyordu.

1900’lerin Kumkale’si, kendi küçük ama etkisi büyük bir Anadolu kentidir. Halkı refaha erişmiştir ve çevresine göre zengindir. Kendine has kültürü, müziği, şarkıları, edebiyatı, folklorü ve özel mutfağı vardır. İşte bu kültür yuvası gelişmiş Osmanlı kasabası 25-26 Nisan 1915’te sadece iki gün süren bir düşman saldırısı sırasında donanma topçusu atışları sonucunda tamamen yakılıp yıkılarak tarihten silinmiştir.

25 Nisan 1915 sabahı çok yoğun deniz topçusu desteği ile tamamen yakılıp yıkılan ve Fransız müstemleke birlikleri tarafından işgal edilen Kumkale kasabası sokaklarında göğüs göğüse yapılan çarpışmaların sonucunda 26 Nisan 1915 akşamı düşman denize dökülmüş ve Kumkale kurtarılmıştır.

Kasaba düşmandan temizlenmiştir fakat tarihi kalenin dışında oturulabilecek tek bina dahi kalmamıştır. Kumkale Kasabası bir daha eski günlerine dönememiştir. İki günlük bir savaşla tüm altyapısı ve kültür değerleriyle ortadan kaldırılan bir kasaba olarak tarihteki yerini almıştır.

Bugün Deniz Kuvvetlerine ait askeri birliğin konuşlandığı Kumkale Kalesi dışında tarihi kasabadan yıkılan evlerin temel taşları kalmıştır. Onlarda insan boyunu aşan yabani otlardan ve dikenlerden görünmez haldedir. Bugünkü Kumkale yerleşim merkezi köy olarak denizden 5 km içeride Kumkaleli Çavuş Mehmet Tetik ve ailesi tarafından 1928’de yani 13 yıl sonra kurulmuştur.

Sivrisinekle mücadele çalışması sonucu kurutulan Batak Ovasının dünyaca meşhur pirinçlerinin yetiştirildiği tarlalarda Kumkale sakinleri bugün Türkiye’nin en meşhur domateslerini yetiştirmektedir.

Ve Kumkale kültürü, bir avuç Kumkale’li tarafından internette açılan “Kumkale Dili ve Edebiyatı” sitesinde yaşatılmaktadır.

Gönlüm derin bir kültürün yaşam bulduğu KUMKALE kasabasının 1915’teki kalenin çevresinde yeniden kurulmasını arzuluyor. Çevresinde TRUVA dahil pek çok antik uygarlığın bulunduğu bölgenin Osmanlı dönemi tarihi yapıları ile birlikte değerlendirildiğinde çok zengin turizm potansiyeli taşıdığı görülecektir..

Kanaatimce bu konunun Kumkale’li birkaç aydının inisiyatifinden alınarak devletçe ve özellikle 18 Mart Üniversitesince sahiplenilerek bilimsel çalışmalarla takviyesi gerekmektedir.

Fahri bir Kumkale’li olarak ilgilileri göreve davet ediyorum. 100 yılı aşkın süredir yaşatılmaya çalışılan KUMKALE kültürünün resmen sahiplenilmesine sonsuza kadar yaşatılacak ciddi bir sürece gireceğine inanmak istiyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
30 Aralık 2018 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale