13 Ağustos 2018 Pazartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor, sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






19 MAYIS 1919 RUHU MUTLAKA YAŞATILMALIDIR..
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Bende bu imanı yaratan kuvvet, yalnız aziz memleket ve millet hakkındaki sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.(Gazi Mustafa Kemâl Atatürk – 1935)

 19 Mayıs 2018 Cumartesi 

Her Türk vatandaşının mutlaka okuması gereken Atatürk’ün NUTUK isimli ölmez eseri ;“1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir”sözleri ile başlar. NUTUK ‘ta Türk milleti ile birlikte ülkeyi işgal eden emperyalist güçlere karşı verilen milli mücadele anlatılır ve eser Ata’nın cumhuriyeti emanet ettiği gençlere verdiği emirlerin sıralandığı “Gençliğe Hitabe “ile tamamlanır.

Bugün 19 Mayıs 2018’dir.

Topraklarımızda işgal ordusu olarak yabancı asker postalları yoktur. TBMM açıktır. Bazı aksaklıklar olsa da milletimiz kendi hür iradesi ile yöneticilerini seçmektedir. Türk insanı modern çağın her türlü teknolojik imkanını yaygın olarak kullanmaktadır.. Henüz TBMM duvarlarına 23 Nisan 1920’de takılan “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” yerinden indirilmemiştir.

Buna rağmen Türk insanı mutsuz, huzursuz ve güvensiz olup geleceğinden emin değildir ve aynen 1919 işgalindeki gibi kendisini baskı altında hissetmektedir. İnsanlarımız yabancı asker postalının değil, ama küresel güçlerin ekonomik, siyasi, kültürel, bilimsel, hukuki, sosyal ve psikolojik olarak her alandaki baskısını birebir hissetmektedir.

Bu işgal daha çok zihinlerde kendini göstermektedir. İnsanlarımızın milli kimliklerinden sür'atle uzaklaşarak sadece günlük basit ekonomik kazanımları peşinde koşan şuursuz ve kimliksiz kalabalıklar haline dönüştüğü görülmektedir..

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da topraklarımızdaki askeri işgali defetmek için Samsun’dan kurtuluş mücadelesini fiilen başlatmıştı. O günlerin şartlarına göre silahlı işgale ancak silahla karşı konulabilirdi. İşte bu yüzden düşmanı ordu gücüyle yenmenin plan ve proğramları yapılmış, milli ordu kurulmuş ve karşı taarruza geçilerek başarıya ulaşılmıştır. Verilen muhteşem bir milli mücadele sonucunda Osmanlının küllerinden Türkiye Cumhuriyeti çıkarılmıştır.

Ogün yapılacaklar belli idi. Düşmanın hedef alınacak fiziki varlığı mevcuttu. Oysa bugünkü yaygın zihinsel işgalin nasıl önlenebileceğine dair bilinen kesin bir çözüm şekli bulunmamaktadır. Kim nereden ve nasıl başlayacak belli değildir. Ayrıca 95 yıllık cumhuriyetin sağladığı demokratik kazanımların birer birer kaybolması halkımızı büyük karamsarlığa sürüklemektedir.

Peki bu durumdan çıkış yolu yok mudur? Çözüm varsa nedir ve kimler bunu başaracaktır.?

Evet bu durumdan çıkmamızın kesin bir çözümü vardır ve bu çözümü ülke gençliği üretecektir. Atatürk’ün NUTUK isimli eseri, Türk milletine ve özellikle de Türk gençliğine her türlü olumsuzluk karşısında neleri, nasıl yapabileceklerine dair örnekler ile doludur. Nitekim, sadece yarım sayfalık “Gençliğe Hitabe” dahi her türlü tehlikeye karşı mücadele yolu ve şeklini açıkça tarif etmektedir.

Atatürk'ü yücelten önemli bir yönü de Türk gençliğine verdiği değerdir. Gençlik kavramı onda en yüce değer yargısına ulaşmıştır.

O, gençlik kavramını, ülkenin geleceğini emanet edeceği nesiller için kullanmış ve milleti gerileten bağnaz zihniyete karşı dayanacağı kaynağı gençlikte ve onların dinamik fikirlerinde bulmuştur. Atatürk; çağdaş ve modern ilmin hakim olduğu zihniyetle yetişecek genç kuşakların, gelecekte eserlerini ve inkilâplarını daha da geliştireceğine, onu tehlikelerden koruyarak yücelteceğine inanmıştır. Tarihte hiç bir lider O’nun kadar gençliğine güvenmemiş ve bütünleşmemiştir.

34 yaşında Çanakkale’yi yaratan, 39’unda İstiklal Harbini kazanan ordunun başkomutanı olan, 42 yaşında Cumhuriyeti kurup ilk cumhurbaşkanı olan ve 50 yaşında inkilâplarının büyük kısmını tamamlayan Atatürk; taşıdığı düşünce yeniliği, ruhundaki enerji tazeliği ile yaşamının her çağında gençti. Genç yaşadı ve genç olarak aramızdan ayrıldı. O’na göre genç olmak “İlkeler ve inkilâplara inanç ve bağlılık” ile eş anlamlıydı. O diyor ki; “Benim anladığım gençlik; inkilâbın fikirlerini ve ideolojisini benimseyip gelecek kuşaklara götürecek kimselerdir. Bana göre, 20 yaşında bir yobaz ihtiyar, 70 yaşında biride idealist ise zinde bir gençtir.”

“Ey yükselen yeni nesil!... Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk. O'nu yücelterek yaşatacak olan sizsiniz." Diyen Atatürk'ün Türk milletine armağan ettiği en büyük eseri Türkiye Cumhuriyetidir. Atamız bu eserinin muhafaza ve müdafaasını Türk gençliğine emanet etmiştir.

Bugün Türk çocuklarına Atatürk’ün armağanı olan NUTUK, her satırı ile güncelliğini korumaktadır. “Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi” ise Türk gençliğine çok anlamlı, kapsamlı ve oldukça zor görevleri yüklemektedir. Gençliğe verilen görevler ve çok ağırdır. Burada istenilenlerin gerçekleştirilmesi planlı, proğramlı ve sürekli bir çalışmayı gerektirmektedir. Verilen görevler ancak şuurlu ve inançlı kitlelerin yapacakları zorlu bir mücadele ile başarılabilir.

Atatürk'ün özlediği gençlik; parçalanmış, bölünmüş, ayrı ayrı idealler peşinde koşarak birbiriyle kıyasıya çatışan, ve nihayet yabancı ideolojilerin esiri olan bir gençlik değildir. O'nun idealindeki gençlik; Türk Milletinin müşterek eğilimlerini temsil etmelidir. Hiç bir yabancı ideolojiye alet olmamalıdır. Fikir ve inanç birliği içinde bulunmalıdır.

Bunun için Atatürk'ün yönetici ve eğiticilere verdiği şu talimatın gereği mutlaka yerine getirilmelidir;"Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel, Türkiye'nin istiklâline, kendi benliğine ve milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gereği öğretilmelidir. Fertleri bu mücadele gerekleri ve vasıtalarıyla donanmayan milletler için yaşama hakkı yoktur."

Sonuç olarak; 19 Mayıs 2018’de Türk milleti Atatürk'ün gösterdiği hedeflere doğru bir hayli yol almıştır. Fakat henüz Atatürk'ün idealinde yaşattığı Türkiye'ye ulaştığımız da söylenemez.

Bu ideale ulaşmak için; Türkiye Cumhuriyetini iç ve dış tehlikelere karşı koruma şuuruna erişmiş; fikren, ilmen, fennen ve bedenen kuvvetli; yüksek karakterli, bilimden güç alan ve bilimi amaç edinen; sağlıklı düşünme yeteneğine sahip olan; çalışkan ve kendine güveni olan bir gençlik yetiştirmek, devletin ve bizim nesillerimizin en önemli görevidir.

Türk Milletinin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun...

Dr.Tahir Tamer Kumkale



Dr. Tahir Tamer Kumkale
19 Mayıs 2018 Cumartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale