24 Nisan 2018 Salı

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi insanları saygıyla selamlıyor, sevgi ile kucaklıyorum

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






TÜRKLERİN ERGENEKON BAYRAMI NEVRUZ KUTLU OLSUN
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Her milletin kendine mahsus gelenekleri, kendine mahsus adetleri, kendine göre milli hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyeti içinde kalabilir. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1923)

 21 Mart 2018 Çarşamba 

Toplumlar; aralarında bulunan duygu, düşünce ve davranış biçimi, ırk, din, dil ve menfaat gibi hususlarda benzerlik ve beraberlik bulunan insanların bir araya gelmeleri ile oluşurlar ve sosyal bir varlık gösterirler.. Bir toplum binlerce yıldan günümüze taşıdığı gelenek ve göreneklerinden Anayasa düzeyine kadar uzanan hukuk kurallarına birlikte uyar ve onlara göre organize olursa millet olma aşamasına erişir. Ancak bu aşamadan sonra devletin varlığından söz edilebilir.

Milletlerin milli karakterleri, yani onların ayrı bir millet olduğunu belirleyen değişmez vasıfları en az bin yılda oluşur ve millileşir. Her millet ayrı birikimlere sahip olduğundan milletlerin oluşturduğu devletlerde milletleriyle ayni bilgi birikimine sahip olurlar.

Diğer toplumlarla ve değişik kültürlerle bir arada yaşamak zorunda kalındığında bazı milli değerler kayıplara uğrayabilir. Burada maddi değerlerin yitirilmesi veya değişik şekiller alması pek önemli değildir. Fakat önemli olan milletlerin sahip oldukları manevi değerleri yitirmemeleridir. Çünkü manevi değerler korunabildiği takdirde kaybedilen maddi değerlerin zaman içinde geri kazanılması mümkün olmaktadır.

Kültür unsurları arasında en az değişeni örf ve adetlerdir. Türk milli kültürünü yozlaştırmak ve yok etmek, binlerce yıldır değişmeden günümüze taşıdığımız milli kültür değerlerimiz üzerinde şüphe yaratmak, milli tarih konularında uydurma yayınlar ile halkın kafasını karıştırmak Türklük düşmanlarının çok yaygın olarak kullandığı yöntemlerdir.

Kırk yıla yakın bir süredir ülkemizi yangın yerine çeviren bölücü unsur yanlıları batı kamuoyunun Türk kültür konuları üzerindeki bilgi noksanlığından yararlanarak Türk Ergenekon Bayramı olarak tanımlayabileceğimiz 21 Mart NEVRUZ BAYRAMI'nı istismar etmeye çalışmaktadır. Bayramların insanlar arasında saygı-sevgi ve dayanışmayı sağlayan özelliğine rağmen beyinleri satın alınmış bölücü çevrelerce NEVRUZ BAYRAMI kanlı gösterilerle kutlanmaya çalışılmaktadır.

Oysa küresel mihraklarca Kürt toplumuna mal edilmeye çalışılan NEVRUZ BAYRAMI; binlerce yıldır Türk dünyasında bütün Türk Toplulukları tarafından uygulanan bir büyük kültür gösterisidir.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında resmi bayram niteliğinde olup, çok görkemli törenlerle kutlanan NEVRUZ, miladi takvimin kabulünü müteakip resmi bayram olmaktan çıkartılmıştır.

21 Martta kutladığımız NEVRUZ kelimesi halk arasında, YILBAŞI=YENİGÜN= GÜNDÖNÜMÜ anlamında kullanılmaktadır. NEVRUZ; gece ile gündüzün eşit olduğu ve ayni zamanda baharın başladığı gündür. NEVRUZ; Türklerin yaşadığı büün yörelerde "Ergenekon Bayramı", " Bozkurt Bayramı", "Tabiat Bayramı", "İlkbahar ve Köylü Bayramı" olarak kutlanmaktadır.

NEVRUZ; soğuk ve karamsar günlerden ılık, güneşli ve bereketli günlere, yani bahara geçişi müjdeleyen, demirden dağı eriterek Ergenekon'dan hürriyete ve güzel günlere çıkışın simgelendiği Türk milli bayramıdır. Eğer biz devlet olarak NEVRUZ gibi milli kültür değerlerimize sahip çıkmadığımız ve bu değerlerin bütün milletçe kullanılmasına imkân vermediğimiz sürece çeşitli çıkar çevreleri ve bu çevrelere kendini yakın gören siyasi gruplar bu değerlere sahip çıkmaktadır.

Bilelim ki, küreselleşen dünyada ise milli değerlere yer yoktur. Küresel mimarlar kitle iletişim araçlarındaki hâkimiyetlerinden yararlanarak milli kültür değerlerini önce yozlaştırmak, sonra bozmak ve bu şekilde milleti bu bozuk değerlerden soğutarak kimliklerinden uzaklaştırmak yolunda ciddi çalışmalar yapmaktadırlar. Bu oyunları iyi bilmeli ve değerlerimize dört elle sarılmalıyız.

NEVRUZ, bütün yok etme çabalarına rağmen binlerce yıl öteden günümüze taşınmış ve yaşatılmaktadır. Nerede bir Türk varsa her 21 Mart geldiğinde orada NEVRUZ vardır. Bugün vardır. Yarın da olacaktır.

Milletimin Ergenekon Bayramı'nı - Gündönümü'nü - Yenigün'lerini candan kutluyorum. Bir dahaki YENİGÜN' lerde daha çok kenetlenmiş ve birlik içinde kutlamalarını diliyorum.



Dr. Tahir Tamer Kumkale
21 Mart 2018 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale