254 TEMMUZ 2017 Salı

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






1000 köye 1000 tarımcı projesini destekliyorum
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 30 Eylül 2003 Salı 

Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi,hakiki üretici olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve layık olan köylüdür. – Gazi Mustafa Kemâl Atatürk –(1922)

Geçtiğimiz haftanın halkımız adına en sevindirici haberi Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen “1000 Köye 1000 Tarımcı” projesinin başlatılması idi.

Türkiye’nin ve Türk halkının önünü açacak bu çeşit projelere çok ihtiyacı var. Bu bakımdan başarılı olup olamayacağına bakmadan, yani konunun içeriğine girmeden önce bu projeye katkısı olanları tebrik etmek istiyorum. Kağıt üzerinde kalmamasını diliyorum.

Projenin isminin “1000 Köye 1000 Tarımcı” değil, “40000 Köye 40000 Tarımcı”olarak değiştirilmesini teklif ediyorum. Hedefi ne kadar büyük seçersek yaratacağı dinamizm ile kazançları da o kadar büyük olur. Bu bakımdan projeyi kavram olarak doğru, fakat kapsam olarak eksik buluyorum.

Projenin önemli bir işlevi var. Devlete yük getirmiyor. Devlete sadece organizatörlük ve destek sağlama görevi düşüyor. Proje, bir kısmı tanıtım toplantısına da katılan yüzlerce gönüllü kişi ve kuruluşça destekleniyor. En büyük desteği de 250 köyün masraflarını üstlenen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) sağlıyor. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı 'nca gerçekleştirilen projenin DSİ Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen tanıtım töreninde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’n sözlerine kulak verelim.

“Bu proje Türkiye’nin büyük kalkınma hareketinin çok önemli gördükleri bir adımı, bir kıvılcımı' olacaktır. Türkiye'yi dünyanın parmakla gösterilecek ülkelerinden biri yapmak üzere projeler hazırladık. Tarım sektörünün önünde yeni ufuklar açılacaktır. İlk etapta bin köyde uygulamaya konulacak bu pilot çalışma, hedeflerin yakalanmasıyla birlikte genişletilecektir.” Başbakan Erdoğan bu projenin; “Türk tarımının bütün taraflarını ortak bir payda etrafında toplamak ve üretimin önünü tıkayan problemlerin elbirliğiyle aşılması esasından hareketle hazırlandığını” anlattı. “Bu projeyle, iş bulmakta zorlanan ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler iş imkanına kavuşacaklar. Bu kişilerden, çözdükleri her düğümün; köylümüzün, çiftçimizin, hayvancımızın bir derdine deva olacağını bilmelerini, bu idealizmi içlerinde taşıyarak Anadolu yollarına düşmelerini isteyeceğiz'' dedi.

Proje küçük ve pilot bir uygulama dahi olsa, bu hükümetin bundan sonra neler yapabileceğinin göstergesi olması bakımından ben projeyi önemli bir girişim olarak değerlendiriyorum. Aslında her karışından bereket fışkıran Anadolu topraklarında çalışkan Türk insanı devlet tarafından desteklendiğini ve elinden tutulduğunum gördüğü andan itibaren mucizeler yaratmaya hazırdır. Son 20 yılda devletten destek değil, AB ve dış kaynaklı IMF dayatmaları ile daima köstek gören çiftçi ve köylümüz bu ve benzeri projelerle içinde düşürüldüğü yıkımdan kısa sürede kurtarılabilir .

Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının başlattığı bu gibi yatırım ve üretime yönelik istihdam arttırıcı, gelir getirici faydalı çalışmaların yapılabilmesi için bütün yatırımcı Bakanlıkların bir atılım hamlesine girmeleri ve birbirleri ile yarışması gerekmektedir. İnsanlarımızın bu hizmet yarışına şiddetle ihtiyaçları vardır.

Hizmet yarışının başlama noktası olan TARIM ve KÖYLÜ doğru seçimdir. IMF ve Dünya Bankası dayatmaları ve Gümrük Birliği mevzuatının saldırıları ile tamamen yok olma noktasına gelen Tarım ve Hayvancılığımız Atatürk’ün “Milletin Efendisi”olarak nitelendirdiği köylü ve çiftçimizi sıfıra indirgemiştir. Önce kendini, sonra yurdumuz insanlarını sonra bölgesini ve dünyayı doyuran köylümüzün kendisi aç kalmıştır. Binlerce yıllık tarihi süreç içinde belki de ilk defa Türk Köylüsü; eti, sütü, yumurtayı, tavuğu ve ekmeği süper marketlerden satın alır hale gelmiştir. Mudurnu piliçleri kümeslerinde ölürken ve Fast Food’larımızı “Kentucky Fried Chicken”adındaki Amerikan kızarmış tavukları kaplamıştır.

Yılların yanlış politikaları ile sanayileşme adına dünyanın en verimli ve sulak Anadolu topraklarında ziraat ve hayvancılık öldürülmüş, yerini sözde sanayi mamullerinin üretildiği fabrikalar ile çarpık beton yığınları almıştır.

Sanayileşme mutlaka iyidir. Fakat buradaki denge insanların günde üç öğün yemek zorunda olduğu zirai üretim mamullerinin aleyhine olmamalıdır. İnsan telefonsuz, arabasız ve bilgisayarsız yaşayabilir. Binlerce yıl yaşadı. Ama insanoğlu her gün yemek yemez ise yaşayamaz. “Yemek Yemek” demek ise tarım ve hayvancılık demektir.

Bu dediklerim de her ülkede bulunmaz. Çünkü bunun için yeterli toprağa, suya ve uygun iklime ihtiyaç vardır. Bunların hepsi bizde vardır. O halde bizim temel politikalarımız tarım ve hayvancılığı öldürmek değil, bilakis bu alandaki üretimi arttıran sanayi ve teknolojiden yararlanmak olmalıdır.

Proje hakkında detaylı bilgi veren Tarım ve Köy İşleri Bakanı Sami Güçlü de, “Bu proje, genç, dinamik, istekli ve idealist mühendislerimizin, çiftçilerimizle buluşturulması anlayışı ile hazırlandı...Bu proje, istihdam amaçlı değildir ama çok sayıda işsiz ziraat mühendisi ve veteriner hekimin bulunduğu ülkemizde çalışmak isteyen, iş bekleyen insanımıza bir hizmet imkanı da doğurmuş olacaktır.” dedi.

Bakan Güçlü'nün verdiği bilgilere göre; “Projede görev alacak tarım danışmanları, çalışacakları yörenin insanı olacak. Bunlar devlet memuru statüsünde olmayacak, 24 saat çalışacak, köylü ile beraber yaşayacak. İl özel idareleri bu kişilerden hizmet satın alacak. Danışmanlar için en önemli performans ölçütü ‘çiftçi memnuniyeti’ olacak. Proje 3 yıl sürecek. Kısa zamanda ülke geneline yaygınlaştırılacak. Proje kapsamında çalışacak bin kadar ziraat mühendisi ve veteriner hekimin hizmet bedeli, yapılacak görüşmeler sonucunda oluşacak fiyata göre belirlenecek. Danışmanlar, Bağ-Kur mükellefi olacak. Proje gideri yaklaşık 50 trilyon lira olacak.”

Bunlar çok güzel şeyler, elimizdeki değerleri harekete geçirir ve kıymetini de bilirsek çocuklarımızın geleceği için umutlanabiliriz.

Sonuç olarak; AK Parti Yönetimi, “1000 Köye 1000 Tarımcı”projesi ile son yıllarda görmeye alışık olmadığımız bir atılım yapmıştır. Bu proje ile elde dilecek kazançtan çok, örnek olabilecek bir üretim hamlesinin başlatılmış olması sevindiricidir.

Başında da söylediğimiz gibi bu proje Türkiye’nin vizyonu için çok kısa görüşlü ve sığ bir projedir. Aslının “40000 Köye 40000 Tarımcı” olması gerekirdi. Buna da şükür diyorum. Ve Başbakanın söylemlerinin takipçisi olacağımı bildiriyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
30 Eylül 2003 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale